|
angel
|
 |
« : Ekim 29, 2007, 07:27:33 ÖS » |
|
Dişeti Hastalığının Belirtileri
Acaba sizde dişeti hastalığı var mı ? Bu soruya cevap verebilmek için aşağıdaki belirtilerin sizde olup olmadığını kontrol etmeniz gerekmektedir.
1)Dişeti normal gül kurusu renginden kırmızıya döner,
2)Fırçalama esnasında dişetleri kanar . Dil ile dişetlerine bastırıldığında dahi kanama olabilir.
3)Ağızda sürekli fena bir koku vardır.
4)Dişetleri yumuşak ,şiş ve hassastır. Şiddetli soğuk algınlığı gibi vücut direncinin azaldığı durumlarda bu şikayetleri artar.
5)Dişler sallanır ve birbirinden ayrılır.
6)Dişetleri dişten ayrılır.
7)Parsiyel protezlerin (yarım damak) ağızda oturmasında bozukluk olur.
8)Dişler bir araya getirildiğinde (ısırıldığında) uyumsuzluk olur.
Yukarıdaki belirtiler sizin şikayetlerinize uyuyorsa dişeti hastalıkları uzmanınıza görünmeniz yerinde olacaktır.
Dişeti Hastalığının Önlenmesi (Koruyucu Tedavi)
Dişeti hastalığı ve diş kayıplarını önlemede hem size hem de doktorunuza görev düşmektedir.Sizin yapmanız gereken her şeyden önce kusursuz bir ağız bakımıdır.
Bunların yanı sıra sene de bir kez diş hekiminize görünmeniz gerekmektedir. Doktorunuz gerekli görürse ağızdaki sert (diş taşı) ve yumuşak (diş plağı) birikintileri temizleyecektir. Bu tedavi şekline “diştaşı temizliği” adı verilmektedir. Diştaşı temizliği senede bir kez, eğer sigara içiyorsanız iki kez yapılmalıdır.
Yukarıda bahsettiğimiz işlemlere gereken önem verildiğinde diş eti iltihabı önlenmiş,çiğneme ve konuşma fonksiyonu için sağlıklı bir ağız ortamı sağlanmış olur.
Dişeti ve Ağız İltihaplarında İlaç Kullanılmalı mıdır ?
İlaçlar ancak diş hekimi tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Birkaç gün devam eden kullanılma süresi sonunda bırakılır. Rasgele kullanılan ilaçlar etkisini kaybettiği gibi karaciğer ve böbrek bozukluklarına yol açmaktadır.
Dişeti Hastalığının Tedavisi
Dişetindeki iltihabın şiddetine göre tedavisi de değişmektedir. Ancak dişeti hastalığı hangi seviyede olursa olsun , tedavinin ilk safhası kusursuz bir ağız bakımıdır. Kusursuz bir ağız bakımı sağlandıktan sonra , dişeti hastalığının tipine göre tedavi şekli saptanır. Eğer iltihap sadece dişetlerinde ise (gingivitis) , büyük bir olasılıkla diştaşı temizliği yeterli olacaktır.
Şayet iltihap dişi çevreleyen ve destekleyen çene kemiğine geçmişse (periodontitis=piyore) cerrahi bir işlemle hem dişetinin hem de kemiğin iltihaplı kısımları uzaklaştırılır, dişlerin kökleri üzerinde ki sert ve yumuşak eklentiler temizlenir. Bu işlemlerinize ait sorularınıza dişeti hastalıkları uzmanı olan doktorunuz cevap verecektir.
Ameliyat sonrası bakım ve kontroller tedavinin en önemli safhasını oluşturmaktadır. Operasyondan sonra ilk sene her üç ayda bir, daha sonra altı ayda bir kontrol yaptırılır. Kontrollerin süresi doktorunuz tarafından gerekli görüldüğünde kısaltılabilir. Bu aşamalarda hekim ile işbirliği çok önemlidir.
Doktorunuzun uygulayacağı tedavi ile hastalık o aşamada kontrol altına alınmış ve durdurulmuş olacaktır. Dişeti hastalığının tekrar başlamaması kesinlikle sizin elinizdedir. Buda ancak kusursuz bir ağız bakımı ile sağlanacaktır.
Dişeti Çekilmesi Nedir ? Niçin Ortaya Çıkar ?
Dişeti iltihaplanınca çene kemiği de zamanla iltihaplanır ve erimeye başlar. Çene kemiğindeki erimeyi, dişetinin takip ettiği durumlarda dişeti çekilmesi ortaya çıkar. Dişeti çekilmesi diş taşlarından, diş kirinden ,protezin devamlı olarak ağızda durması sonucu diş eti zedelenmesinden , diş fırçasının çok hatalı ve uzun süre kullanmaktan, tırnak yeme gibi zararlı alışkanlıklardan ortaya çıkabilir.
DİŞ VE DİŞETİ HASTALIKLARI
İnsanlar arasında en çok yaygın olan hastalıklar, diş çürükleri ile dişeti hastalıklarıdır. Bu hastalıklar yalnız diş kaybına sebep olmakla kalmaz ; aynı zamanda insan vücudunda olan hastalıkları %50 sinde rol oynarlar. Kalp hastalıklarından, böbrek, romatizmal hastalıklara kadar bir çok hastalıkta ; diş çürükleri ve dişeti hastalıkları önemli rol oynar. Gençlerde diş kayıplarının esas nedenini çürükler oluştururken, 40 yaşın üzerinde insanlar dişlerini daha ziyade dişeti hastalıklarından kaybederler.
Dişler Neden Çürür? Dişetleri Neden İltihaplanır ? Diş Plağı veya Diş Kiri Nedir ?
Dişin çürümesinde, dişeti iltihaplanmalarında en önemli rol oynayan neden (diş plağı = diş kiri) dir.
Diş kiri ( diş plağı ) : Dişin üzerine sıkıca yapışmış yumuşak eklentidir. Bu eklenti ağız çalkalama ile veya parmak ile ovmakla çıkmaz, ancak fırça ile çıkar. Tırnağımızı dişlerimiz üzerinde gezdirirsek toplanan krem renkli beyaz eklentiye diş kiri adı verilir. Bu kir mikroplar ve yemek artıklarından ibarettir. Bu mikropların diş kirindeki yoğunluğu ile kalın bağırsağımızın anüs adı verilen son kısmında mukoza üzerinde bulunan mikroorganizma sayısı denktir. Sayıları milyarlara varan bu diş kiri ( diş plağı ) mikropları karbonhidratlara çevirerek dişleri çürütürler.
Diş kiri ( diş plağı ) dişeti hastalığı da yapar. Diş fırçalamasını 4 gün ile 21 gün arasında herkesin dişetlerinde iltihaplanma başlar. Bu iltihap, mikropların yapmış oldukları faaliyetin bir sonucudur.
Şekerli maddelerin diş çürükleri üzerinde ve dişeti iltihapları üzerindeki rolü; Şeker ve şekerli maddeler (kurabiyeler, pasta, çikolata, çeşitli karamela, şeker, baklava, lokum gibi) ağızda asidik reaksiyonlar yapar. Ağzımızın asitlik miktarı artar. Asit miktarı arttıkça minede erime başlar. Bu erime de dişin çürümesini başlatır.
Şekerli Maddeler Dişeti Hastalığı Yapar mı?
1960 yıllarına kadar şekerli yiyeceklerin yalnız diş çürüklerine sebebiyet verdiği belirtilmişti. Ancak daha sonra Alabama Üniversitesinde yapılan çalışmalarda bir günde 12 adet kesme şeker (50 gr.) yiyen bir kişide birinci günde dişetlerinde kırmızılık oluşmakta, ikinci günde de dişetlerinde hafif kanamalar başlamakta, üçüncü gün kırmızılıkta ve kanamada artış olmakta, dördüncü günde de dişlerde sallanma başlamaktadır. Şeker tüketiminin çok olduğu Ramazan ve Kurban Bayramlarında da milyonlarca vatandaşımız bu tip şikayetler ve ağızlarında huzursuzluk hissetmektedirler. Şekerli maddeler bir taraftan diş plağının içine girip dişe daha iyi şekilde yapışmalarını sağlarken, diğer taraftan bağırsaklar yoluyla kana gelmektedirler.Kanda bilindiği gibi mikroplarla mücadele eden akyuvar isimli hücreler vardır.Kanda şeker seviyesi arttıkça akyuvarların mikropları yeme özelliği azalma göstermektedir.Bu akyuvarların mikropları yeme özelliğindeki azalma ,dişetlerinde hemen kendini gösterir ve kanama ,koku,sallantı başlar.
Şekerci veya tatlıcılarda çalışan insanların ağızlarına bakıldığında,hepsinin dişlerinin çok çürük olduğu,dişetlerinin iltihaplı olduğu ve genç yaşta dişlerini kaybederek takma diş kullanmaya başladıkları görünmektedir.
Şekerli gıdalar hakkında akılda tutulması gereken diğer bir konuda ;şişmanlığa ve çok çeşitli kalp ve damak hastalıklarına yol açmaktadır.Gerek ağız ve gerekse vücut sağlığı açısından çocuklarımızın şeker yerine meyve ve kuruyemişleri alıştırmak çok daha faydalıdır. Sağlam bir dişin ,şerbet veya çeşitli gazozların içine atıldığı zaman yavaş yavaş erime gösterdiği de bilinen bir gerçektir.Bu nedenle gazozlar sulandırılarak içilmelidir.
|