Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 01, 2008, 07:00:00 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: En Sık Rastlanan Allerjenler  (Okunma Sayısı 88 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 23, 2007, 03:43:09 ÖS »

Çevremizde bulunan ve vücudumuzda allerjik yanıt oluşturan maddelere “allerjen” denir.

Bağışıklık sistemimiz eğer allerjik eğilimli ise allerjen, ulaştığı organda allerjik belirtiler oluşturur. Allerjenler nefes yoluyla alınırlarsa vücudumuzun dış ortama açılan yerlerine; örneğin burun, göz, kulak ve bronşlara ulaşırlar.

Bunun dışında allerjenler vücuda ağızdan, enjeksiyon yani iğne batırılması veya cilt ile temas şeklinde alınabilmekte ve allerjik tepkilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedirler.

Çevremizde sıklıkla allerjik hastalığa neden allerjenler “aeroallerjen” yani “hava allerjenleri”dir. Bunlar “ev içi” ve “ev dışı” allerjenler olarak temelde ikiye ayrılır:

-Ev içi allerjenlere en iyi örnek “ev tozu akarları” yani maytlar ve nemli ortamlarda üremiş olan “küf mantarları”dır.
-Ev dışı allerjenlere en iyi örnek ise “polenler”dir.

En sık rastlanan allerjenler
Allerjenler 6 ana grupta toplanabilirler:

Hava allerjenleri (Aeroallerjenler)
-Ev tozu akarları
-Polenler
-Küf mantarları
Hayvan allerjenleri
Böcek allerjenleri
Besin allerjenleri
İlaç allerjenleri
Mesleki allerjenler
Ev tozu akarları tıbbi adıyla “mite-mayt” olarak adlandırılmaktadır. En sık rastlanan tipi de “dermatofagoid” olarak anılmaktadır ki, “deri yiyen” anlamına gelmektedir. Bu parazit niteliğindeki böcekçikler normalde halı, kilim, yorgan, yastık, tüylü eşyalar ve oyuncaklarda yaşarlar. Yaşamaları için gerekli besini insan deri ve tüy döküntülerinden karşılarlar. Su ihtiyaçlarını ise havadaki nemden elde ederler. Bu nedenle insanın olduğu yerde, nemli ortamda ve tüylü zeminde yaşayıp ürerler. 30–40 mikron (1 mikron, milimetrenin binde biridir) çapında bir büyüklüğe sahiptirler.

Ev tozu akarının dışkısı allerjiye neden olmaktadır. Halı, kilim, perde gibi yerlere bıraktıkları dışkılar; üzerinde yürüme, silkme, çırpma, dokunma ve benzeri hareketlerle havaya karışırlar ve solunum yollarına ulaşarak allerjik yanıta neden olurlar.

Akar allerjeni ile karşılaşma yeri sıklıkla yatak odasıdır. Odada bulunan şilte, yorgan, yastık, halı, kilim ve perde başlıca “ev akarı” kaynaklarıdır. Akarlar, nemin %50 ‘den az olduğu ve 60 Cº ısının varlığında yok olurlar.

Ev tozu akarları “yıl boyu allerji”ye neden olurlar ve tabii ki ev içinde ve kapalı ortamda geçirilen zamanın arttığı kış aylarında allerjik nezle ve astım gibi hastalıkların nüks etmesine neden olurlar.

Polenler; ot, ağaç ve çiçeklerin üremelerinde görevlidirler. Polenler, bitkilerin erkek üreme hücreleridir ve rüzgar ya da böcek ve sinekler aracılığı ile bitkilerin dişi organına ulaşırlar. Bu nedenle polenlere ait klinik bulgular bu bitki ve ağaçların döllenme / üreme mevsimi olan ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında olur. Allerjik hastalıklardan sorumlu olanlar rüzgar yolu ile dağılan polenlerdir. Bunlar sadece bitkinin/ağacın bulunduğu yere değil, kilometrelerce uzağa bile rüzgarla yayılabilirler. Böceklerle aktarılan polenler ise daha ağırdırlar ve havada asılı bulunmadıkları için allerjiye sık neden olmazlar.

Örneğin; çayır, çimen ve ağaç polenleri rüzgarla taşınan ve havada dolaşan polenler olduğu için allerjik nezleye (saman nezlesi) neden oldukları halde, ev içi ve dışında bulunan süs bitki ve çiçeklerinin polenleri daha ağır bir yapıya sahip olup böceklerle taşınırlar ve allerjiye pek neden olmazlar.

Ot, ağaç ve diğer polenli bitkilerin dağılımı ve çiçek açma zamanları, yetiştikleri toprak ve mevsimsel özelliklere göre değişir. Her iklimde aynı bitki yetişmez. Bu nedenle allerjik olan polen tipi, o yöredeki bitki örtüsü (flora) ile ilgilidir.

Örneğin sıklıkla Amerika’da olan Amerikan nezle otuna bizim ülkemizde allerjik etken olarak rastlanmaz. Ancak, özellikle Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yetişen zeytin, sık karşılaşılan bir saman nezlesi etkeni iken Afrika ve benzeri ülkelerde bir allerji etkeni olarak saptanamaz. Ayrıca bahar mevsiminin başlangıç zamanı, ısı, yağmur, rüzgar gibi nedenler de havada bulunacak olan polenin çıkma zamanını ve yoğunluğunu etkileyecektir. Bu da allerjik bulguların çıkma zamanı ve şiddetinin değişmesine neden olacaktır.

Polenler büyük partikül yapısına sahip oldukları için sıklıkla nefes alırken burun kılları tarafından tutulurlar ve hassas kişilerde allerjik nezleye neden olurlar. Partikül çapı daha küçük olanlar ya da ağızdan soluma ile bronşlara ulaşanlar ise daha az oranda, allerjik astıma yol açarlar.

Küf mantarları, ev içi ve ev dışı allerjen olma özelliğine sahiptirler. Bunlar sıklıkla nemli ev içinde duvarların, doğal gıdaların, yemeklerin, ev dışında ise bitki ve hayvanların üzerinde yaşayan mikroorganizmalardır. Yenilen mantarlarla herhangi bir ilgileri yoktur.

Küf mantarları nemli, organik besin artığı bulunan ortamlarda ürerler. Buradan da havaya bol miktarda üremelerini devam ettiren mantar sporlarını bırakırlar. Bunlar polenlerden çok daha küçük yapıdadırlar. Havaya kolayca karışır ve taşınırlar.

Üredikleri yerde sarı, yeşil renk oluştururlar (Örn. Limon küfü). Üremeleri ve etrafa spor yayabilmeleri hava sıcaklığı, nem ve diğer iklim/ev koşulları ile ilgilidir. Çok küçük yapıya sahip oldukları için hem allerjik nezle hem de allerjik astıma neden olurlar.

Hayvan allerjenleri de sıkça rastlanan çevresel allerjenlerdir. Bunlar arasında en sık görüleni kedi ve köpek allerjisidir. Kedinin deri döküntüsü, tüyü, salyası, idrarı ve dışkısı allerjik olabilir. Bunlar allerjik nezle, egzema ve bazen de astıma yol açabilirler. Bulgular sıklıkla kedi ile ev içinde yakın temas ile ortaya çıkmakla birlikte, dış ortamda da görülebilmektedir. Kedi evden uzaklaştırılsa bile allerjenleri 6 ay ve daha uzun süre aynı ortamda kalabilir. Köpek de aynı şekilde allerjik belirtilere neden olabilir. Ayrıca kümes hayvanı, kuşlar, koyun, at ve birçok hayvana karşı, hatta laboratuarda deney yapmada kullanılan hayvanlara karşı da laboratuar çalışanlarında allerji saptanabilmektedir.

Böcek allerjenleri içinde en sık rastlananı arı allerjisidir. Arının zehirinde bulunan protein yapısındaki bazı maddelere karşı allerji gelişir. Bunun gelişmesi için kişinin daha önce bu zehir ile karşılaşılıp duyarlı hale gelmesi ve sonra tekrar karşılaşması gerekir. Arı allerjisinin en korkulan yönü anafilaksi denilen ölümcül bir allerjik şoka neden olabilmesidir. Tüm arı tiplerine karşı allerji gelişebilir. Ayrıca sivrisinek ve diğer iğneli tüm böceklerin çıkarttığı zehir ve salyalara karşı da allerji gelişebilmektedir. Gelişen allerjik reaksiyon sadece deride geniş bir kızarıklıktan, ölüme kadar varabilen geniş bir yelpazede olabilmektedir.

Allerjen özelliğe sahip bir diğer böcek türü de hamam böceğidir. Hamam böceğinin dışkısı allerjik özellik taşır.

İlaç allerjenleri içinde en çok bilinen penisilindir. Ancak bilinmelidir ki tüm ilaçlar en az penisilin kadar allerjiye neden olabilmektedirler. Kullanılan antibiyotikler, ağrı kesiciler, insülin, hormon preparatları bunların başında gelmektedir. İlaç allerjenleri içinde en korkulan durum nadir de olsa anafilaksiye neden olabilmeleridir. Özellikle iğne yolu ile alınan ilaçların (örn. Penisilin) kişide allerji yapıp yapmadığının test edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Besin allerjenleri içinde en sık rastlananı çocuklar için inek sütüdür. Bunun nedeni de inek sütünde anne sütünde bulunmayan bir proteinin bulunmasıdır. Ayrıca yumurta, deniz ürünleri, fındık-fıstık, tahıllar, et, muz, kivi diğer besin allerjisi nedenleridir.

Bazen besinlerin üzerlerinde bulunan çevresel allerjenler, yanlışlıkla o besinin allerjik olarak algılanmasına neden olabilir. Örneğin, domates üzerindeki polen o domates yenilince allerjik bulgulara neden olabilir.
Besin allerjisi genelde karın ağrısı, ishal, kusma ve ağızda şişme ile belirti vermektedir.

Bazen sadece gelişme geriliği, kilo alamama, allerjik astım, egzersiz şoku, saman nezlesi ya da özellikle çocuklarda allerjik egzema da besin allerjisi kökenli olabilmektedir.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Salk ve Tp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!