Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Eylül 06, 2008, 08:47:06 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: anti-aging beslenme  (Okunma Sayısı 50 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Kasım 09, 2007, 03:52:04 ÖÖ »

YaÅŸlanmak ne yazık ki kaçınılmaz. Ama yaÅŸlanma hızınızı kontrol edebilmek ve bu süreci saÄŸlıklı bir biçimde geçirebilmek için artık birçok yöntem var. DoÄŸru beslenme, cildinizi ve dış görünümünüzü  etkilemenin yanı sıra, kanser ve diyabet gibi yaÅŸ ile baÄŸlantılı hastalıkların oluÅŸmasını da engelleyebiliyor. Hatta yapılan araÅŸtırmalara göre, optimum beslenme ile hayatımıza en az 10 yıl eklemek mümkün.

Bugün birçok gerontolojist (yaşlılık uzmanı) ve bilim adamı, doğru önlemlerle yaşam süresinin 100 yılın üzerine çıkabileceğini belirtiyor. Yaşlanmayı yavaşlatmak ve sağlıklı yaşlanmak için anti-oksidantlar çok önemli. Nebraska Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Profesör Denham Harman’a göre, hücreleri ve DNA’yı tahrip eden serbest radikaller yaşlanmayı %99 oranında hızlandırıyor. Serbest radikallerin vücuda girmesi için sigara içmeniz, mangalda pişmiş bir dilim et yemeniz, güneşte çok fazla kalmanız hatta sadece nefes almanız bile yeterli. Vücudumuza giren besinlerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan serbest radikallerin bazı tehlikeli türleri, kansere dahi yol açabiliyor. Serbest radikallerin zararlı etkileriyle başa çıkabilmek için, vücuttaki bağışıklık sisteminin kuvvetli olması gerekmektedir. Bu durumda anti-oksidantlar yani A vitamini, beta karoten, C vitamini, E vitamini oldukça önem kazanıyor. Peki bu durumda hangi besinleri tercih etmeliyiz?

 
Sağlıklı yaşlanmak için bazı beslenme önerileri:

Şeker: Yüksek karbonhidrat kaynağı olan, tatlılar, pastalar, börek, çörek, konsantre meyve suları, kola ve gazozlar vücuttaki yağ miktarını artırdıkları için, kaçınılması gereken besinlerdir. Şeker ihtiyacı, meyvelerden karşılanmalıdır.

Yağ: Tereyağı, margarin gibi doymuş yağlardan uzak durulmalı, ayçiçek ve mısır yağları vücutta kullanılırken, serbest radikallerin oluşumuna daha çok zemin hazırladıkları için zeytinyağı tercih edilmelidir.

  Sebze ve meyve: Her gün 2-3 porsiyon meyve, 2-3 çeÅŸit sebze tüketmeye dikkat edilmelidir. Kabuklu yenebilen meyve ve sebzelerin kabukları soyulmamalı, yıkanırken ve piÅŸirilirken besin deÄŸerleri kaybolmayacak ÅŸekilde hazırlanmalıdır. Özellikle lutein bakımından zengin olan ıspanak, brokoli, domates, havuç, portakal gibi besinler antioksidan etkisiyle de, yaÅŸlanmayı geciktirir, cildi gençleÅŸtirip, ömrü uzatır.

Yağlı tohumlar: Omega 3 ve omega 6 kaynağı olan ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar her gün az miktarlarda yenmelidir. Çinko, selenyum ve CO enzim-Q 10 yönünden zengin olan bu besinler, sindirim sisteminde, besinlerin emilimini artırırlar, kalp damar sistemini korurlar, enerji verirler ve kansere karşı koruyucudurlar.
 
Protein: Öğünlerde mutlaka proteine yer verilmelidir. Salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinden ve kırmızı etten kaçınılmalı; yağsız beyaz et, balık, süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir. Ayrıca bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagillere de haftada 2 öğün yer verilmelidir. Etler haşlama, fırında veya ızgarada pişirilmeli yağda kızartılmamalıdır.

Kepekli gıdalar: Beyaz ekmek, beyaz pirinç gibi rafine edilmiş karbonhidratlar yerine kepekli veya tam undan yapılan ekmekler, rafine edilmemiş pirinç, kepekli makarna gibi kepekli tahıllar tercih edilmelidir.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!