Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Kasım 20, 2008, 08:34:13 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yıllara Meydan Okuyun  (Okunma Sayısı 61 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Kasım 09, 2007, 12:22:09 ÖÖ »


Bıçak altına yatmadan yüzlerinden ve vücutlarından yılların izlerini silmek isteyenler için bugün etkili çözümler var: Botox, kolajen ve büyüme hormonu ile size özel gençlik iksirleri yaratabilirsiniz!
İnsanlığın dünya kurulalı beri tek büyük düşü vardır: Ebediyen genç kalmak ve ölümsüzlüğü yakalamak! Tıptaki bütün gelişmelerin özü, insan ömrünü uzatmak, hata sınırsızlaştırmak ve de yılların izlerini yok etmek üzerine programlanıyor.
Son yıllarda önce Amerika sonra Avrupa olmak üzere batıdan bize doğru gelen bir rüzgar var: Yüze enjekte edilen dolgu maddeleri ve orta yaş grubundaki insanlara yeni zindelik ve gençlik kazandıran Anti-Aging metodu.

DOĞRU SEÇİM YAPMAK
Dolgu maddeleri arasında insan biyokimyasına uygun olanlar var, sığırlardan elde edilen kolajen türevleri var. Aralarında son yıllarda kendinden en çok bahsettiren ise, Botox. Botox aslında bir zehir; yüz kaslarını hareket ettiren sinirleri felç ettiği için kasların çekilmesiyle deri yukarı kalkması sistemine dayalı. Estetik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Durak, ‘Bunların enjeksiyonlarını yapan çeşitli kişiler var’ diyor ve sıkıntılarını dile getiriyor: ‘Tabii hastanın da işine geliyor. Hasta bizden ne istiyor? ‘Sabahları markete gider gibi bir yere gideyim, bir takım işlemler yaptırayım ve akşam değişmiş olarak eve geleyim!’ Yani hem kolay hem ucuz hem zahmetsiz bir işlem! Tabii burada bilinçsizce yapılan girişimler sonucu hastalarda sorunlarla karşılaşıyoruz. ‘
Prof. Durak çözümü hastanın bulması gerektiğine dikkat çekiyor: ‘Plastik Cerrahi Derneği’ne bunları ilettiğimiz zaman şu deniyor: ‘Hastalar doğru hekimi bulsunlar!’ Bu durumda kamu oyunun aydınlatılması şart. Özellikle İstanbul’da hatalı yöntemler pazarlamak isteyen insanların sayısında çoğalma var. Bu her branşta karşımıza çıkıyor. Tababetin iki felsefesi vardır: Birincisi ağrıyı dindirmek, ikincisi ne şekilde olursa olsun, insanları mutlu etmek. Yani bu iki felsefeye aykırı değil bu işlemler!’

BOTOX NASIL ETKİ EDER?
Botox mucizevi bir ilaçmış gibi lanse edilmiş olsa da aslında botolismus toksini adlı bir zehirden başka bir şey değil. Her yüzde mimik hareketleri yapan kasların sinirleri vardır. Yani bu sinirler kasları hareket ettirir. Yüzümüze rüzgar geldiği zaman yüz felci oluşur, dolayısıyla yüzümüzün o bölgesi hiç hareket etmez. Bu kaslar hareket etmeyince kişi ne gözünü kapatabilir, ne ıslık çalabilir. Örneğin kaşları hareket ettiren, sinirlerin yayıldığı bölgelere Botox (ürünün piyasa ismidir bu) enjekte edildiği zaman, kaşı hareket ettiren sinirin felç olmasına yol açar. Prof. Nazım Durak, Botox’un etki mekanizmasını şöyle açıklıyor: ‘Kas hareket etmeyince, yukarı doğru çeker ve öylece kalır. Çekince deriyi de beraberinde gerer, dolayısıyla orası kalkık durur. Yani hareket etmeyince de kırışmaz. Felsefesi budur.’
Peki bir süre sonra bu zehrin etkisi geçince ne oluyor? Prof. Durak yanıtlıyor: ‘Bir kaşınız biraz daha aşağı iniyor, öteki yukarı doğru kalkıyor. Demek ki bu işlemi sürekli yapmak gerekecek. Bu maddenin 2-3 aylık bir ömrü vardır; anlatıldığı gibi 8 ay falan değildir. Süre, organizmanın yıkımına bağlı. Her vücudun bir yıkım gücü var, o zehirden kurtulmanın, kendini yenilemenin gücü.’

DOZ ÇOK ÖNEMLİ
Botox uygulamasında enjekte edilen dozların önemi çok büyük. Mesela bir tarafa az, bir tarafa daha çok Botox enjekte edilmişse, fazla enjekte edilen tarafta etki süresi uzuyor. Bu durumda Botox’u sık sık tekrarlamak gerekiyor. Tıp, kasın her hareketini deri için bir jimnastik olarak kabul ediyor. Prof. Durak, önemli bir hatırlatma yapıyor: ‘Göz çevresine ve dış yanlarına Botox yapılmaz, çünkü sinir yoktur, etkisi de olamaz.’ Sinir olmayan bölgelere Botox vermek, cildin terleme fonksiyonunu da ortadan kaldırıyor. Oysa terleme fonksiyonunu ortadan kaldırmak, o bölgenin oksijen alışverişini de devre dışı bırakıyor. Oksijen alışverişinin bozulması ise, o bölgenin daha hızlı yaşlanmasına sebep oluyor. Deri bu bölgede bir süre sonra parşömen gibi gevşeyip, büzülüyor. Bir noktada geçici bir çözüm gibi görünen bu işlem, daha ileri aşamalarda hastanın karşısına yaşlanmayı hızlandırıcı bir faktör olarak çıkıyor. Prof. Durak, ‘Yöntem insanların hoşuna gidiyor; çünkü kişi bir anda kırışıklıktan kurtulmuş oluyor. Hasta göz altı torbasını düşünmüyor, göz kenarındaki kaz ayaklarını düşünüyor. Bayanların böyle saplantıları var’ diyor.
Anti Aging: Yaşlılığa karşı koymak!
İnsanlığın en büyük sorunu yaşlanmak ve buna bağlı olarak ömrün kısalması. Son günlerin bu bağlamda dünyadaki en güncel konusu ise, Anti - Aging, yani yaşlılığa karşı koymak! Novita Estetik Plastik Cerrahi ve Anti - Aging Merkezi’nde hastalarının estetik kusurlarını giderip, onları Anti - Aging ile yeni bir yaşama hazırlayan Prof. Dr. Nazım Durak, ‘Doğru olanı önce hastaya anlatmak gerekiyor’ diyor ve açıklıyor, ‘Her şeyden yaşlılığın hızını kesmek, Anti Aging bu. Yoksa yaşlılığı tamamen durdurmak değil.’

Growth hormonu
Anti - Aging tedavisinin önemli bir parçası olan ve hücre fonksiyonlarını artıran growth hormonun en önemli yararları şöyle sıralanıyor: Hafızayı güçlendiriyor, vücudun iyileşme kabiliyetini artırıyor, saçları güçlendiriyor ve dökülme durduruyor, uyku sorununu ortadan kaldırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, daha elastiki bir cilt kazandırıyor ve kırışıklıkları yok ediyor.
Prof. Durak, ‘Bu bir kür’ diyor ve açıklıyor: ‘ Altı ay içinde etki kendini açıkça gösteriyor. Hasta, saçının güçlendiğini, tırnaklarının kırılmadığını, enfeksiyonlara karşı daha dirençli olduğunu, yaşam isteğinin arttığını görüyor.’ Düzenli bir takip içinde olan hastaya, ki uzmanlar Anti - Aging için gelen kişilere hasta gözüyle bakmıyor- belirli aralıklarla ölçümler yapılıyor ve hormon düzeyine göre gerekli görülürse growth hormon yeniden enjekte ediliyor.
Prof. Durak, Anti-Aging’i doğru anlamanın önemini vurguluyor: ‘Anti Aging bir paket program. Vitaminin, aspirinin yararları konusunda dinlemekten bıkmış insanlar. İnsanların yaşamlarında bir takım arayışlar içinde olmasını amaçlıyoruz. İnsanımız sağlık açısından yalnız. Bir kardiyoloğu var, bir diyetisyeni var belki ama, girişimler hep varolan bir sağlık sorununu gidermeye yönelik. Biz yaşam kalitesini artırarak, yaşlanmayı ertelemeyi yönelik çalışıyoruz. Felsefemiz bu.’

Çizgilere karşı kolajen
Botox dışında çeşitli dolgu maddeleri bulunuyor. Hastalar hatalı bir seçim yapıp, kendilerine uygun olmayan bir yöntem uygulattıktan ve yanıldıktan sonra anlıyor durumu. Örneğin bazılarının yüzüne silikonlar enjekte ediliyor. Bunların temizlemesinde çok büyük sorunlar yaşanıyor. Çünkü bu maddeler dokuların içine yerleşmiş, lenf dolaşımını bozmuş, his kayıplarına yol açmış oluyor.
Daha önceki yıllarda silikon çok yaygın olarak kullanılıyordu. Dokuların içine nüfus ettiği ve çıkarmak mümkün olmadığı için zamanla yer çekimine bağlı olarak derinin üst tabakalarına kızararak çıktığı ve his kaybına neden olduğu için, kullanılmamaya başlandı. Katı silikon, örneğin memede kullanılıyor ama sıvı olarak dudak içine artık verilmiyor.
Dudakta daha çok kolajen türü maddeler tercih ediliyor. Bunlar iki türlü; bir kısmı sığırların boyun kısmından elde ediliyor. Diğerleri de insan biyokimyasından elde edilen kolajenler oluyor. Bu kolajenler Amerika’da FDA Sağlık Örgütü onayı almamış ürünlerdir. Bu nedenle satılamadıkları için Amerikalı doktorlar kolajeni ülkelerinde hastalarına uygulayamıyorlar. Çünkü satılmıyor. Ama hasta çok isteyince bizden ya da Avrupa ülkelerinden alınıp orada uygulanabiliyor.
Kolajenle yüzdeki çizgiler gideriliyor. Bu maddeler enjekte edildiği yerde 6 ay kadar kalabiliyor. Ayrıca kolajenle dudaklara hat veriliyor, dolgunluk kazandırılıyor. Zararı yok bunun. Ancak dudak yöresi çok hareketli bir bölge, buraya enjekte edilen maddeler uzun süreli kalmıyor. Kişinin kendi vücudundan alınıp doldurulan yağların yüzde 60-70′i emiliyor. Yağ ve deri zerrelerinden oluşan doku kokteylleri yanaklara ve dudakla burun arasındaki oluklara dolduruluyor. Ne var ki kalıcı olmadıkları için, birkaç kez tekrarlanması gerekiyor. Organizmanın yaşlanması, hastanın kilo alıp vermesi, beslenme, faktörü, sigara bu süreyi etkiliyor.
Kolajende yan etki, alerjik reaksiyonlar oluyor. Çok miktarda enjekte edildikleri zaman bazen yağ kistlerinin oluşmasına neden olurlar. Kolajen derinin solunumunu bozabiliyor ama, zaman içinde emildikleri için yan etki güçlü olmuyor. Ama bazıları emilmedikleri için zamanla yabancı cisim reaksiyonlarına yol açabiliyor.

Anti Aging nedir?
Anti-Aging her şeyden önce sağlıklı ve uzun yaşamanın bir anahtarı. Yeni ve sağlıklı bir yaşam biçimi ile hormon takviyesinden meydana geliyor. Prof. Durak Anti-Aging uygulamasını şöyle anlatıyor: ‘Anti-Aging sistemini multidisipliner (çok yönlü ve sistemli) bir yaklaşımla ele alıyoruz. Biz başvuran kişinin bu yaklaşım içinde yaşam kalitesini artırıyoruz. Bize gelen hastayı önce bir dahiliye uzmanı karşılıyor. Onu A’dan - Z’ye check - up’a tabi tutuyor. Bütün hormonlarının düzeyine kadar. Arkasından bu değerlerine bakarak kendisine öncelikle growth hormon olmak üzere, hormon tedavisi uyguluyoruz. Growth hormon, bir büyüme hormonu. Büyüme hormonundan eskiden korkulurdu. Bir takım deneylerde bu hormon bazı hücrelerde bir takım değişimler yapıyordu. Bu görüş bu gün değişti. Dünyanın her yerinde çok sayıda Anti - Aging merkezleri var bugün. Bunlara yoğun bir başvuru söz konusu. Hastanın kandaki düzeylerine ve mevcut eksikliklere göre, growth hormon cilt altına enjekte ediliyor. Bir ay sonra tekrar kan ölçümleri yapılıyor.
Geçmişteki korku, bu hormonun normal hücrelere kanserojen değişiklik yaptığı yönündeydi. Fonksiyonları azalan vücudun kendi ürettiği büyüme hormonu takviyesinin artık gerekli olduğu belirlendi ve bu hormonun dışarıdan verilmesine başlandı. Bu işlem son 5 seneden beri yapılıyor.

‘Botox mucize yaratmaz, geçici bir çözümdür!’
Botox, seansı 400 - 500 dolara yapılan bir yöntem. Prof. Durak’a göre, botox, yüz germe ameliyatlarını destekleyici bir çözüm olarak düşünülebilir. Ama kılıcı çözüm için mutlaka alnın, kaşların gerilmesi gerekiyor. ‘Peki siz nasıl bakıyorsunuz bu yönteme’ diye soruyoruz Prof. Nazım Durak’a. Yanıt çok net ve anlaşılır: ‘Botox maalesef medyada neştersiz güzellik adı altında göklere çıkarıldı. İstemeyerek yapıyoruz açıkçası. Çünkü ’siz de biliyor musunuz’ diye soruyorlar bize… Basit bir iğne sonuçta, bir hekim nasıl bilemez? Önemli olan anatomik yolları, siniri tanımaktır. Botox hiçbir zaman mucizevi bir yöntem değildir, kırışıklıkları tamamen yok etmez, geçici bir çözümdür. Sık sık tekrarlandığı zaman da derinin kalitesini bozar!’

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Hemsireler Sitesi  Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!