|
angel
|
 |
« : Kasım 10, 2007, 12:34:13 ÖÖ » |
|
En az 10 yaş genç bir görünümü özel program uygulamaya başladıktan 6- 8 ay sonra elde etmek ve bunu yaşam boyu korumak mümkün
"Anti- aging bir süre yapılıp bırakılacak bir diyet değil, yaşam boyu sürdürülecek bir beslenme modelidir. En az 10 yaş genç bir görünümü programa başladıktan 6- 8 ay sonra elde etmek ve bunu yaşam boyu korumak mümkün" diyor.
- Yaşlanma durdurulabilir mi? Evet. Hatta geriye döndürülebilir. İnsanda ölüm geni yok ve ölmekle ilgili bir genetik programlama da mevcut değil. Yaşlanmamız birinci planda hücre dış zarının ve en önemlisi hücre çekirdeğindeki DNA'nın serbest radikallerle zarar görmesine bağlıdır. Serbest radikalleri metabolizmamız oluşturur ve yaşam biçimimize bağlı olarak oluşumları artar veya azalır. Demek ki serbest radikal oluşumunu beslenmemiz etkileyebilir. Ancak sadece ne yediğimiz değil ne kadar yediğimiz de önemlidir. Ayrıca zararlı dış etkenlerin büyük bölümünden yaşam biçimimizi olumlu yönde değiştirerek kurtulabiliriz. Yaşam biçimimiz ömrümüzü uzatabilir veya kısaltabilir. 80 yerine 100 yaşına kadar yaşamış bir kimsenin son yirmi yılının yaklaşık 15'i sağlıklı yaşam biçimine, sadece 5'i genlerine bağlıdır.
- Yaşlanmamıza en çok serbest radikaller neden oluyor değil mi? Yaşlanma hakkında 300'e yakın teori var. Yaşlanmayı açıklayan teorilerden biri de serbest radikal teorisidir. Serbest radikal teorisine göre oksijen etkisi ile demir paslanır, soyulmuş elma kahverengi olur. Bu serbest radikallerin oluşmasına neden olur ve kimyasal olarak oksidasyon olarak tanımlanır. Diğer etkenlerin yanı sıra sindirim ve solunum gibi metabolizma olayları sırasında insan vücudunda her gün büyük miktarda serbest radikal oluşur. Serbest radikaller elektronu eksik moleküllerdir ve bunu geri kazanmak için başka moleküllere saldırır. Saldırılan moleküller serbest radikal haline gelir, böylece başlayan zincirleme tepkiler hücre ve organlara zarar verir. Yaşlanma çabuklaşır.
- Vücudumuz bu serbest radikallerle yeterince savaşamıyor mu? Vücudumuz aslında özel enzimleriyle, hormonlarla ve besinlerle aldığımız antioksidanlar yoluyla serbest radikallerle savaşır. Normal koşullarda serbest radikallerle rahat baş edebilen vücut koruyucu sistemi serbest radikallerin yanlış beslenme, fazla kalori alımı, sigara, fazla güneş, ultraviyole ışınları, çevre kirliliği, iltihaplar, hastalıklar, kazalar ve operasyonlar ile stres gibi etkenlerin varlığı nedeniyle zayıf kalır.
- Daha uzun ve sağlıklı yaşamayı, genç yaşlanmayı nasıl sağlayabiliriz? Daha uzun yaşama olasılığını çok kolay bir yolla; az kalori almakla artırabiliriz. Az kalori alımının ömrü uzattığı yapılan araştırmalar sorucunda kanıtlanmış bir bilgi. Hayvanların düşük kalori ile beslenme ile ömürleri yüzde 50 uzatılabilmiştir. Her canlı, yaşama belirli bir enerji kredisi ile başlar ve yaşam boyu bu krediden harcama yapar. Yaşam biçimine göre erken ya da geç bu enerji biter ve yaşam da sona erer. Bu teoriye göre uzun ve sağlıklı yaşam bu enerjiyi akıllıca harcamaya bağlıdır. Yaşam enerjisi teorisini en güzel arıların yaşamı açıklar. İşçi arıların 600 kilometre uçuş enerjisi vardır. Bu kilometreyi tamamladıktan sonra ölürler. Ömürleri 3- 6 aydır. Buna karşılık kovanda oturan kraliçe arının ömrü 5 seneden uzundur. Bütün dünyada yaşlılık yaşı tanım olarak 70'lerin üzerine çıkıyor. Bizce en önemlisi yaşama karşı verilen olumlu savaş. Goethe Faust'u yazdığında 83 yaşındaydı. Picasso 91 yaşında ölünceye kadar resim yapmaya devam etti.
- Anti-aging beslenme ne demek? Bir süre yapılıp bırakılan bir diyet gibi düşünülmemeli. Bir yaşam ve beslenme biçimi olarak ömür boyu sürdürülen bir şey. Ancak başlarken fazla kiloların verilmiş olması çok önemli. Zaten birey bu arada sağlıklı beslenmeyi de öğrenmiş oluyor. İlerleyen yaşına rağmen genç ve sağlıklı görünmek isteyenler için fazla kiloların verilmiş olması ve sağlıklı beslenme kurallarını öğrenmiş olmak şartıyla, anti- aging tarzı bir beslenme modeli öneriyoruz.
- Anti- aging beslenme tarzında ağırlıklı olarak ne tür besinler tüketmek gerekiyor? Antioksidan değeri yüksek besinleri tüketmek gerekiyor. Sebze ve meyve grubundan ağırlıklı olarak bazılarını tercih eden birey, yaşlandıran yiyeceklerden de uzak duruyor. Şeker kişiyi kesinlikle erken yaşlandıran en önemli faktör. Bu nedenle anti-aging programlarında şeker kesinlikle kullanılmaz. Bunun dışında kırmızı et, tuz, kimyasal içerikli bütün besinler dışlanır. Kişi seçimlerini doğal ve rafine edilmemiş gıdalardan yapmalıdır. Bunları da eğitim süresince tek tek işliyoruz. Ama temel prensip sağlıklı beslenme tabii ki.
- Bir anti-aging programının sağlıklı bir diyetten tek farkı gençleştiren ve yaşlanmayı durduran besinlere ağırlık vermesi mi? Aynen öyle. Temel aynı, yani sağlıklı beslenme. Üzerine sadece farklı bir bina inşa ediyoruz. Elbette bunu yaparken de yine kişiye özel bir liste gerekiyor. Başlangıçta kişinin vitamin ve mineral ölçümü yapılıyor. Yaş ilerledikçe bazı ihtiyaçlar besinlerle karşılanamaz. Bu durumda bazı besin ve vitamin takviyeleri de öneriyoruz.
- Anti- aging programına başladıktan ne kadar süre sonra kişi ne kadar daha genç görünebilir? 6-8 ay içinde olumlu değişiklikler fark edilmeye başlanır. Tüm yaş grupları için konuşacak olursak en az 10 yaş gençleşme mümkün. Ama ne kadar erken yaşlarda başlarsanız o kadar faydasını görürsünüz. 30'lu veya 40'lı yaşlarda bu programa başlayanlar, daha ileri yaşlarda başlayanlara göre sonuçları daha erken alır. Anti- aging programında cilde de takviye yapıyoruz çünkü kişiyi en çok yüzündeki kırışıklıklar tedirgin ediyor. Cilt bir yandan besinlerle içerden desteklenirken özel anti-aging cilt bakım ürünleriyle dışarıdan da takviye yapıyoruz.
Genç kal hayat enerjini artır
Yetmiş yaşında yalnızca bir çocuksunuz, sekseninde yeniyetmesiniz, eğer doksanınızda atalarınız sizi cennete davet ederse, yüz yaşına basmanızı beklemelerini söyleyin... Ancak bundan sonra kabul etmeyi düşünebilirsiniz.
Kuzey Okinawa'ya özgü tipik bir köy olan Ogimi sahilinde sizi taş bir tabela karşılar. Üzerinde yukarıdaki eski Okinawa atasözü yazılıdır: "Dünyanın en uzun ömürlü insanları bu adalarda yaşar."
Uzun yaşamak tek amaç mı olmalı? Yoksa keyifli güzel kaliteli yaşam hastalıklardan uzak sağlıklı ve tabii ki genç ruhsal ve fiziksel bir bedene sahip olmak mı?
Aslında her ikisi de; uzun yaşamak ve yaşamda olabilğince formda sağlıklı ve verimli bir hayat ile en üst seviyede hayat enerjisine sahip olmak istiyoruz.
Okul, iş hayatı, kariyer, çocukların büyümesi ve evden ayrılmaları derken bir bakıyorsunuz artık eskisi kadar genç görünmüyor ve kendinizi genç hissetmiyorsunuz yorulmuşunuz, oysa tam her şey yeni oturmuştu hayatınızda.
Farkına vardığınızda çoğu zaman çok kilo almış hastalıklar ile uğraşıyor veya bedeniniz eskisi kadar iyi görünmüyor, birden kendinizi yaşlı ve kötü hissediyorsunuz.
Ben eskiden şu beden giyiyordum diyor ve eski fotoğraflarınızı göstermeye başlıyorsanız bilin ki eski fiziksel halinize özlem duyuyor ve kendinizi yaşlı hissediyorsunuz.
Burada olayın pskolojik boyutu önemli; kendisini eskisi kadar güçlü ve iyi hissetmeyen bireyin verimi düşer hayat enerjisi azalır.
Oysa şimdi hayat tecrübeniz, bilginiz, en üst seviyesinde, kendiniz ve toplum için daha yapacak çok şeyiniz var.
İşte bu noktada hayat enerjisi çok önemli. Hayat enerjinizin en üst seviyede olması için, kendinizi iyi yetiştirmelisiniz.Eskisi kadar psikolojik ve fizyolojik olarak güçlü olmalısınız.
Bu noktada önce işe kilo vermek ile başlanmalı en hızlı görsel sonuç tatmin edici oluyor.
Kişilerin çoğu zaman eski kilolara inmesi ile fiziksel görüntünün düzelmesi istediği kıyafeti giyebilme özgürlüğüne tekrar sahip olması, inanılmaz pskolojik olumlu etki yaratıyor.
Bireylerin tekrar gözlerinin içi gülmeye başlıyor ve hayat enerjileri artıyor.
Amaç sadece uzun yaşamak değil burada,hayatı gerçekten büyük bir enerjiyle gülerek karşılamak ve keyifli yaşamak. Bizim ikinci kez bu dünyaya gelme şansımız yok var olan hakkımızı çok iyi kullanmalıyız ve her şeyin fakında olmalıyız.
İşte bu yüzden kendimize çok iyi bakmalı ve bütün bize sunulan olanaklardan yararlanmalıyız artık anti-aging konusunda dünyada tıp ve teknoloji çok ilerledi.
|