Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Ağustos 29, 2008, 09:38:20 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Max Wertheimer (1880-1943)  (Okunma Sayısı 39 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Mart 30, 2008, 01:52:28 ÖÖ »



 

Alman psikolog, Gestalt psikolojisinin kurucusu, psikoloji bilimine çok derin etkisi olmuştur.

 

Max Wertheimer 15 Nisan 1880’de Prag’da doğmuştur. Prag’daki üniversitesinde önce hukuk daha sonra fesefe okumuştur; daha sonra çalışmalarını önce Berlin’de daha sonra 1904’te doktorasını aldığı Würzburg’da devam etmiştir. İlerleyen yıllarda araştırmaları arasına kanıt  psikolojisi üzerine yaptığı araştırmalar da katılmıştır. Bu araştırmaları şüphesiz hukuk ve gerçekçiliğin doğası üzerine olan ilgisinden çıkmıştır; bir başka uzun süreli ilgisi olan müzik üzerine de araştırmalarını sürdürmüştür.

 

1910 yılında Wertheimer bilinen deneylerini görünen hareket üzerine uygulamıştır. Bu hareket belirli şartlarda iki sabit cismin bir dizi halinde farklı yerlerde sunulmasından oluşur.(Hareketli görüntülerde bilinen fenomen) Bu psiklojik düşüncede bir devrim olan Gestalt psikolojisinin temelini belirler.

 

Wertheimer’in araşırdığı fenomen o zamanki hakim olan psikoloji ile açıklanamıyordu. 1910’da psikoloji tamamen analitk idi. Doğa bilimlerinin birebir taklidi idi; bunla beraber her karmaşık fenomeni bütünü oluşturan küçük parçalar haline getirmeye kalkıyordu.

 

Fakat bu analitik prosedürün birçok bilinen psikolojik gerçekle bağdaştırılamayacağı açıktı. Eski psikolojinin savunucularından bazıları bazı kabuller ekleyerek düzenlemeye çalışıyorlardı. Geleneksel yaklaşımın yetersiz olduğunu gören diğer alimler bilimsel yaklaşımla psikolojinin problemlerinin çözüme ulaşacağını reddediyorlardı.

 

Wertheimer’a göre hiçbir eleştiri problemin temeline inemiyordu. Eski psikolojinin zorlukları bazı özel labarotuvar bulgularının yanlışlığına dayanıyordu. Anlamlı, önemli ve hayati olan herşey geleneksel yaklaşımda kayboluyordu. Ona göre sorun bilimsel metodun kendisinden ziyade o metod hakkında yapılan genl kanıdaydı. Buna göre metod atomistik olmalıydı.

 

Ancak bilim bu  anlamda sadece analitik olmamalıydı. Karmaşık bütünlerin görünümü tesadüfen ve keyfi olarak ilgili elemanlara indirgenmeli ki Wertheimer  bu yaklaşıma “aşağıdan”; bazı durumlarda ise “yukarıdan” yaklaşılması gerektiğini söyler. Bu durumlarda; bütündeki olaylar onun bileşenlerinden anlaşılamayacağı gibi; parçaların hareketi bütündeki yerlerine bağlıdır.

 

Bu olaylar psikolojinin anlam ve değer bakımından en önemli kısımlarıdır. Dolayısyla, görünen hareketler sadece onu oluşturan “sabitlerin” bilinmesi ile anlaşılmaz. Ayrıca bir çemberin şekli, bir manzarının huzuru, bir komutun sertliği, bir onucun geridönülmezliği bağımsız bileşenlerden anlaşılması mümkün değildir. Burada bütün özellikler ilkeldir ve parçaların özellikleri bütünlerin dinamiklerinden türemiştir.

 

Wertheimer 1912 yılında Frankfurt’ta okutman oldu. Daha sonra Berlin’e gitti ve 1929’da Frankfurt’a profesör olarak geri döndü. Bütün bu süre zarfında fikirlerini geliştirdi ve daha sonra mükemmel psikolog olan öğrencilerini eğitti. İletişim aracı olarak konuşmayı yazıya yeğledi ise de yeni yaklaşımı olan idrak  alanına “yukarıdan” yaklaşım ve düşünmenin doğası ile ilgili makaleler yayınladı.

 

1933’teki Almanya seçimlerinden hemen önce, Wertheimer bir komşunun radyosundan Hitler’in konuşmasını duydu. Ailesinin böyle bir adamın yönettiği bir ülkede yaşayamayacağına karar verdi ve ertesi gün aile Marrienband, Çekoslavakya’ya taşındı. Çok geçmeden Wertheimer Hitler’in bir fenomen geçirmediğini anladı ve New School for Social Research’ün University in Exile (daha sonra the Sosyal Bilimler Yüksek Lisans Fakültesi) ile birleşme davetini kabul etti.  Düşünce sisteminde oluşan proseslerin oldukça orjinal bir incelemesi olan, asıl çalışması, Productive Thinking’ i tamamlamak üzere düşünce üzerine yaptığı çalışmalara devam etti. Birkaç makalesinde dürüstlük, etik, özgürlük ve demokrasi problemlerinde Gestalt Düşüncesinin uygulanışını gösterdi. Ne yazık ki öngördüğü Gestalt mantığını yazacak kadar yaşamadı.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Salk ve Tp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!