Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Ağustos 30, 2008, 03:49:45 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tesettür, GüneÅŸ ve Kemik Erimesi  (Okunma Sayısı 54 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 08, 2007, 08:50:17 ÖS »

Türban ve tesettür (örtülü giyinme) konusunda, bugüne kadar hukukçular, bilim adamları, eğitimciler, siyasetçiler, felsefeciler, gazeteciler, yazarlar, modacılar, sade vatandaşlar, hemen hemen herkes fikrini söyledi. Doktorların ve bilim adamlarının sesleri ise pek duyulmadı. Dünyanın her yerinde çocuk hekimlerinin ailelere, ücretsiz ve promosyonu olmayan 2 önemli tavsiyesi daima gündemdedir. Bunlar, anne sütüyle beslenme ve güneş banyosudur.

Tanrı, derimizi sırf güzellik için yaratmadı. Derimizin altında da D-Vitamini öncü! maddeleri, aktif olmayan şekilde doğal olarak bulunmaktadır. Provitamin-D adı verilen bu maddeler güneş ışığı ile doğrudan temas ederse, aktif D-Vitamini haline gelmektedir. Aktif D-Vitamini, gıdalarla aldığımız ve sindirim sisteminden kana karışan, kalsiyumun kemiklere yığılmasını ve yerleşmesini sağlamak suretiyle, kemiklerin sağlamlığını ve sertleşmesini temin etmektedir.

Yeterli sertliÄŸi saÄŸlanamamış kemikleri olan çocuklarda, halk arasındaki adıyla 'kemik zaıfliığı", tıptaki adıyla 'Rikets,’ ya da 'RaÅŸitizm' hastalığı geliÅŸmektedir. Bu hastalığın eriÅŸkinlerdeki benzeri, 'kemik  erimesi yada "Osteoporoz" denilen bulgularla seyreden"'Osteomalazi" dir.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan araştırmalar! örtülü giyinen kadınların kanlarında, aym koşullarda yaşayan ve örtülü giyinmeyen kadınlara-göre, aktif D vitamini düzeylerinin 7-8 misli düşük düzeyde olduğunu göstermiştir (2-10).

Bu ne anlama gelir?
Bu kadınların güneş ışığına temas etme süreleri çok az olduğu için, 35-45 yaş arasında kemik erimesi riskleri artacaktır, ayrıca doğurganlık çağlarında (20-35 yaş arası) emzirdikleri çocuklarında raşitizm hastalığı olasılığı da yükselecektir.

Güneş ışığının deri altındaki inaktif D vitaminini aktifleştirme özelliği, sadece doğrudan Güneş ile temas edilirse sağlanabilmektedir. Camın arkasından güneşlenmek bile yararsızdır; pek çok araştırma ile bu kanıtlanmıştır. Güneş ışığının bu özelliğinin, bronzlaşma ile ilgisi yoktur. Bronzlaşma, derideki Melanin pigmenti ile ilgilidir. Hiç güneşe çıkmadan gölgede de bronzlaşmak mümkündür.

Ülkemizde son yıllarda, özellikle örtülü giyinmeye başlama yaşı 10-15 yıl öncesine göre, daha genç yaşlara. ergenlik yaşı başlangıcı olan 13-14 yaşlanma kaymıştır. Örtülü giyinenler genelde sadece ev ortamlarında örtüden çıkmakta, dışarıda bol güneş altında örtülü ka1maktadırlar.

İş, yorumcularda
Bu noktada bilim; gözlem ve araştırmalarla bir sonuç elde etti!)ine göre sıra, din adamlarımız, Kur'an-ı Kerim tefsircilerimiz ve yorumcularımızdadır. İnsan yavrusunu rahminde besleyip büyüten, doğurma eylemiyle dünyaya yeni bir canlı getirmeye muktedir olan, onu emziren, bakımını yapan ve büyüten "kadın" denilen varlığa; Tanrı'nın, yaşamın kaynağı olan güneşten mahrum bırakacak şekilde örtünmesi gerektiği emrini verecek kadar haksızlık yapabileceğini düşünmek çok zordur. Üstelik hem onun, hem çocuğunun ciltlerinin doğal yapısını, başka hiçbir kaynakça aktive edilemeyecek D Vitamini ön maddeleriyle bezemişken.

Kur'an-ı Kerim'i yorumlayanlar, örtünme ile ilgili ayetlerde ne demek istendiğine yeniden bakmalı, bilimin ışığından da yararlanmalı, o zamanın koşullarına göre söylenmiş ifadelerin yorumlarını tekrar değerlendirmelidirler. "ilim Çin 'de bile olsa gidip onu bulunuz," sözünü de unutmamalıdırlar
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!