Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Ağustos 30, 2008, 12:57:05 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çocukta Yaratıcılığın Geliştirilmesi  (Okunma Sayısı 38 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Mart 30, 2008, 05:48:00 ÖS »



Günümüzde iyice karmaşıklaşan fiziksel ve sosyal çevredeki çeşitli problem durumlarının çözülebilmesi ve tüm bunlara uyum sağlanması açısından, bireylerin yaratıcılıklarının çocukluktan başlayarak geliştirilmesi, önemli bir eğitim amacı olarak kabul edilmektedir.   
Yaratıcılık; her bireyde varolan ve insan yaşamının her bölümünde bulunabilen bir yeti, günlük yaşamdan bilimsel çalışmalara dek uzanan geniş bir alanı içine alan süreçler bütünü, bir tutum ve davranış biçimidir. En genel anlamıyla yaratıcılık; “bilinen şeylerden yeni bir şeyler çıkarmak, özgün bir senteze varmak, sorunlara yeni çözüm yolları bulmak, varlıklar ve olaylar arasında yeni ilişkiler kurmak ve böylece orijinal bir düşünce şeması içinde yeni yaşantı, deneyim, fikir ve ürünler ortaya koymak” şeklinde tanımlanabilir.
Eğitim sırasında yaratıcılığın gelişmesine önem verilmesinin nedeni, yalnızca çocuğun orijinal çözümlere ulaşmasını sağlamak değil; aynı zamanda doğuştan “boş bir kap” olmayan çocuğun, var olan potansiyelini gerçekleştirmesine olanak  sağlamaktır.
Yaratıcılık, her çocuğun doğasında vardır; ancak bazı çocuklar, diğerlerine göre daha yaratıcıdır. Yapılan araştırmalar, çok fazla oyuncağı olan çocukların yaratıcılıklarını yeterince kullanamadıklarını  göstermektedir. Çocuk -gereğinden fazla oyuncağa sahipse- zihnindeki ve hayallerindeki küçük dünyaya ulaşmak için hiçbir çaba harcamaz. Varsayın ki, şu anda istediğiniz her şeye sahipsiniz. Bu durumda yapacağınız iki şey var: Birincisi doyumsuzluk hissederek sahip olduklarınızın daha da fazlasını arzulamak; ikincisi ise sahip olduklarınız karşısında rahatlığa kapılıp tembelleşmek. Oysa öyle bir şey olmalı ki hem sizi ulaşmak istediklerinize motive etsin, hem de kendinizden bir şeyler katarak yenilikler yaratabilsin ve takdir edilsin. Bu, sizin özgüveninizi geliştirmez mi? Yaratıcılığın gelişmesi emek ister.
YARATICILIĞIN ORTAYA ÇIKMASINI ENGELLEYEN ANNE- BABA TUTUMLARI
 
Anne-babalar, zaman zaman çocuktaki yaratıcılığın ortaya çıkmasını engelleyen tutumlar sergilerler. Bunların başlıcaları şunlardır:
•    Çocuğun oyunlarına müdahale etmek.
•    Çocuğun yaptığı resim vb. faaliyetleri eleştirerek “Doğrusu budur.” demek.
•    Çocuğun hayal dünyasıyla alay etmek, onu küçümsemek.
•    Çocuğu hiç yeteneği olmayan bir yöne zorlamak, bu konuda ona baskı yapmak.
•    Çocuğu yaptıklarından dolayı sürekli eleştirmek ve onu doğrular- yanlışlar dünyasına hapsetmek.
•    Çocuğu belli kalıplara sokmaya çalışmak
 
YARATICILIĞI GELİŞTİRMEK İÇİN AİLE NELER YAPABİLİR?
 
Yaratıcılığın desteklenmesi, doğumdan itibaren başlamalıdır. Bu nedenle çocuğun ilk çevresi olan aile, daha sonra oyun ve okul çevresi ve diğer uyarıcılar (radyo, televizyon, dergiler vs) yaratıcılığın geliştirilmesinde etkilidir.
•    Anne, bebeği ne kadar küçük olursa olsun, onunla oynamalı; ona dokunmalı; onu sesli ve sessiz uyaranlarla tanıştırmalıdır. Çocuk için değişik dokularda ve renklerde kumaş toplar, dolgu bebekler, mobiller hazırlanmalıdır. Seçilecek oyuncaklar; onun duyularına hitap etmenin yanı sıra, yaş ve gelişim düzeyine uygun olmalı, yapılandırılmış oyuncaklar yerine kendi kendine yapıp bozarak takarak üst üste koyarak oynayabileceği ve yeni ürünler yaratabileceği nitelikte olmalıdır. Ona hazır örnekler sunmak yerine, gerektiği yerde yol göstermek şeklinde küçük yardımlarda bulunularak etkinliği desteklenmeli, olumlu model olunmalıdır.
 
•    Aile dışarıdan aldığı oyuncakları ve materyalleri çocuğa sunmanın yanı sıra evdeki ve çevresindeki malzemeleri kullanarak da yeni ürünler yaratmaya çocuğunu teşvik etmelidir. Bunun için, evde artık olarak nitelendirilecek plastik kutular, renkli dergi sayfaları, kapaklar, artık kumaş, eski giysiler vb. oyun malzemeleri olarak çocuğa sunulmalıdır.
•    Aile, çocuğu için yakın ve uzak çevresini tanımasına fırsat verici geziler düzenlemeli; çocuğa neye bakması, neyi görmesi, neyi duyması gerektiği konularında ona yol gösterici olmalı ve böylece çocukta yaratıcılık için çok önemli olan gözlem yapma yeteneği geliştirilmelidir.  Çünkü yaratıcılık, herkesin gördüğünü görmek; ancak daha önce hiç kimsenin yapmadığını yapmaktır.
•    Aile, çocuğun sonu gelmeyen sorularını bıkmadan, onun anlayabileceği düzeyde ve doğru olarak cevaplamalıdır.
•    Çocuğun bulunduğu ortamda çevre, çok fazla düzenli olmamalı ve çocuğa düzeni koruması için baskı yapılmamalıdır. Daha esnek ve şekil değiştirebilen bir ortam, çocuğun yaratıcılığını kullanabilmesine olanak tanır. Çocuğun hayal gücüyle yarattıklarına müdahale edilmemelidir.
•    Çocuk çok fazla eleştirilmemeli, başka çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
•    Çocuğun, çevresindeki malzemelerin tüm özelliklerini duyularını kullanarak algılamasına olanak tanınmalıdır.
•    Çocuğun kendi başarısını fark etmesi sağlanmalıdır.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Salk ve Tp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!