|
angel
|
 |
« : Mart 30, 2008, 06:07:24 ÖS » |
|
Kıskançlık Kardeşler arası kıskançlık kaçınılmaz bir durumdur. Bir kardeşin doğumu büyüğün küçüğü kıskanması ile başlayan kardeş ilişkileri, daha sonra karşılıklı birbirlerini kıskanarak devam edecektir. Kardeş kıskançlığının şiddetini kardeşler arasındaki yaş farkı, kardeşlerin cinsiyeti ve çevrenin tutumu etkiler.
Küçük kardeşe duyulan kıskançlık, çocukların yaşamında en yaygın kıskançlık örneğidir. Büyük çocuk bu dönemde kıskançlığını çeşitli şekillerde gösterebilir:
·Kardeşine saldırganca davranışlarda bulunarak, ·Ona karşı aşırı koruyucu olarak ya da aşırı sevgi gösterisinde bulunarak, ·Emekleme, altına kaçırma gibi gerileme davranışları sergiliyerek, ·Dikkati kendi üzerinde çekmek için fiziksel bir rahatsızlığı varmış gibi yapmak, hiç olmadığı kadar hareketli olmak, aşırı tepkilerde bulunmak.
Psikiyatristler bu gerilim ve bu gerilimin olağanlığı konusunda değişik görüşleri savunmaktadır. Kimi uzmanlar, çocuğun hayatındaki bu değişikliğin göğüslenmesi gerekli bir olay olduğunu söylerler. Çocuğun bu durumdan üzülmesinin de normal sayılabilecek kadar sık görüldüğünü savunurlar.
Kardeş çatışması kökeni aranarak yok edilebilir. Ancak, her şeyden önce bilinmelidir ki kıskançlık doğal bir şeydir. Kıskançlık beraberinde kızgınlık, engellenme ve üzüntü getirir. Aileler genelde çocuklarının birbirleri hakkında kötü şeyler düşünmesini kolay kolay kabul edemez. Fakat kardeşlerin ve ailenin mutluluğu için en doğrusu gerçekleri kabul edip, durumu düzeltmek için doğru adımları atmaktır. Kardeşler arasındaki kıskançlığı azaltmak için aileler şu noktalara dikkat etmelidir:
·Her bir çocuğa eşit davranmaya çalışmak yerine onlara kişisel ihtiyaçları doğrultusunda yardımcı olmaya çalışmak, ·Bir eşyayı paylaşmak için zorlamak yerine sırayla kullanmalarını sağlamak, ·Çocuğunuzun sahip olduğunu düşündüğüz özelliklerini söylerken başkaları ile karşılaştırmamaya özen göstermek; "sen en akıllısın" yerine "sen akıllısın" demek, ·Çocuklarınızın kendi kendilerine vakit geçirmesini temin etmek, ·Çocuklarla ayrı ayrı zaman geçirmek, ·Çocukların aralarındaki sorunları kendi kendilerine çözmesine izin vermek, ·Bir kardeş, diğerlerinden daha güzel, daha zeki, daha becerikli vs. ise bu özellik belirtilmemelidir. Kıskançlığı artırır, kıskançlık gösterilerine ve gerileme belirtilerine sebep olur, ·Çocuğa geri plana itildiği değil, aile içinde her zaman yeri olduğu hissettirilmelidir. Büyük çocuğa büyük olduğu, sorumluluklara sahip olduğu gösterilmelidir. Sorumluluklar abartılmamalı, çocuk, anneyle birlikte küçüğü korumalı, ona bilgi vermelidir, ·Kardeş sırası ve cinsiyet birbirinden ayrı ele alınmamalıdır. Önemli olan, bir çocuğun üç kardeşin en büyüğü olması değil, üç kız kardeşin ağabeyi durumunda olmasıdır, ·Çocukların beklediği, eşit sevgiden çok, bağımsız ilgi özel olarak sevilme özlemidir. Işte anne veya babanın çocuğuyla başbaşa geçireceği birkaç saat, ebeveyn-çocuk bağını pekiştirir ve kıskançlıktan doğan huzursuzlukları azaltır.
Rekabet Kardeş rekabeti birden çok çocuğun olduğu ailelerin hemen hemen tümünde görülmektedir. İki kişi aynı aynı ödül için yarıştığı zaman rekabet kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda söz konusu ödül, anne-babanın sevgisidir. Her çocuğa, sahip oldukları için ilgi ve beğeni göstererek, her bir çocukla düzenli olarak birlikte olarak zaman geçirmeye dikkat ederek, uygulama ve hakların eşdeğer olmasını sağlayarak ve ayırım yapmayarak, rekabeti en alt düzeye indirebilirsiniz. Iki çocuğunuza ne denli adil davranmaya çalışırsanız çalışın, rekabeti tamamen ortadan kaldırmanız olası değildir; en iyi kardeş ilişkilerinde bile rekabetin varlığı yadsınamaz.
Çocuklarınıza birer birey olarak davranmalısınız. Iki çocuk birbirinin tıpatıp aynısı olmadığına göre, iki çocuğa birbirinin tıpatıp aynısıymışcasına davranılamaz. Her birinin bireyselleştirilmiş sevgi, disiplin, eleştiri ve övgü yaklaşımına gereksinimi vardır. Çocuklarınızın farklılıklarını, karşılaşatırma ve değerlendirme yapmaksızın ortaya koyarsanız, çocuklar hem bireyselliklerini hem de tıpatıp aynı davranılmak yerine, farklı davranılmayı benimseyeceklerdir.
Hediye olsun, kucaklama olsun, çocuklarınıza vereceğiniz şeyin ortaya çıkarılmadan önce eşitlik açısından değerlendirilmesi gerekmez. Her çocuğun o anki gereksinimlerine göre hareket edin ve hediyeleri, çocuğun kardeşine ne alındığına göre değil, özel ilgi alanına göre seçin.
Her çocuğunuzla yalnız olarak ilgillenebileceğiniz zamanlar ayarlayın. Çocuklarınız dikkatiniz için her zaman rekabet etmek zorunda kalmazlarsa, kendilerini başka şeyler için de rekabet etmek zorunda hissetmezler.
Eşit miktarda dağıtılması gereken bir şey varsa o da sevgidir. Bu sevginizi gösterme şekliniz, her çocuk için farklı olsa da, miktarının aynı olması konusunda özenli davranmalısınız.
Evdeki rekabet ortamını ortadan kaldırmak için harcadığınız bütün çabalara rağmen, çocuklarınız, kimin ne aldığını önemsemeyecek olgunluğa gelene kadar elmalar, oldukça eşit dağıtılmak zorunda kalacaktır. Yaşları ilerledikçe daha büyük dilimi kimin yediği, kimin daha geç saate kadar ayakta kalabileceğinden, veya kimin sevdiği şov programının izleneceğinden daha az önemli bir konuma düşebilir.
Ancak bazı yöntemlerle bu çekişmeleri hafifletebilirsiniz. Eğer çocuklarınız devamlı olarak kimin daha büyük turta dilimini alacağı konusunda tartışıyorsa, ilk parçayı seçme hakkını sıraya koyun. Veya dilimleme işini sıraya koyun. Veya daha ileri yaştaki çocuklarda, her çocuk için haftalık kurabiye kotası koyun ve ara öğünlerde veya tatlı yeneceği zaman istedikleri kadar almalarına izin verin.
|