Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Eylül 08, 2008, 12:30:25 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: kulak, Tinnitus (Kulak Çınlaması) ve sorular - 1. bölüm-  (Okunma Sayısı 235 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Kasım 05, 2007, 01:47:47 ÖÖ »

Tinnitus (Kulak Çınlaması) nedir?
 Dışarıdan hiç bir ses veya elektriksel uyaran gelmediği halde kulakta veya başta işitilen çınlama, uğultu veya gürültü gibi her türlü sese Tinnitus diyoruz.
Tinnitus, latince “tinnire” kelimesinden türetilmiştir. “Tinnire”, çan çalmak, zil çalmak anlamlarına gelen bir sözcüktür. Tinnitus, tek başına bir hastalık ismi değil, işitme sistemindeki bir bozukluğun işaretidir; iştahsızlık, bulantı, karın ağrısı, başağrısı, başdönmesi, işitme kaybı gibi bir yakınmadır ve Kulak, Burun, Boğaz polikliniklerinde en sık duyulan yakınmalar arasındadır. “Tinnitus” kelimesinin karşılığı olarak “Kulak Gürültüsü” sözcükleri daha anlamlı olmasına rağmen, alışılmış olduğu için, “Kulak Çınlaması” terimi tercih edilmektedir


 insanlık tarihinde, tinnitus ne zamandan beri biliniyor ve ne gibi bilgiler mevcut?
Tinnitus 5000 yıldan beri bilinmektedir. İlk çağlarda tanrıların veya kötü ruhların, bir hatasından dolayı kişiye kızması sonucu Tinnitusun meydana geldiği sanılırdı. Bu hurafelere inanarak adaklar ve kurbanlar kesilir ve Tinnitusun geçmesi beklenirdi. Tıptaki ilerlemenin çok yavaş oluşu yüzünden hurafeler asırlarca sürmüştür. Son 300 yılda her hastalığın bir biyolojik sebebi olduğu düşüncesi gelişmiş ve hastalıklarda gerçek tedaviye yaklaşılmıştır. Oysa bu düşünce 2500 yıl önce Hipokrat tarafından çok açık biçimde ortaya konmuştu. 4500 yıl önce yazılmış bir Mısır papirüsünde cadıların büyü yaptığı bir kulaktan söz ediliyordu. O zamanki ilk tedavi yaklaşımları kulağa bazı sıvılar akıtılması veya zehirsiz yılan derilerinin yakılmasıyla çıkan dumanın kulağa üflenerek cadıların kovulması ve büyünün bozulması şeklindeydi. Çok daha sonraları ( miladdan sonra 6. yüzyılda) yazılmış bir başka Mısır papirüsünde “Kulaklardaki gürültüler”den özellikle söz ediliyordu. Yüz yıl sonra Suriyelilerden kalan bilgilere göre tinnitusun tedavisi hastanın işittiği tinnitus seslerine göre değişiyordu. Bazı hastaların kulağına çeşitli sıvılar damlatılıyor, veya o sıvılarla ıslatılmış koyun yünü gibi maddelerle yapılmış tıkaçlar sokuluyordu. Bu yaklaşımın en önemli yanı, Tinnitusun bir hastalık olarak kabul edilmesi ve iyileştirilmesi için birşeyler yapılmaya çalışılmasıydı.
16. yüzyıldaki inanışa göre, kafanın içinde sıkışıp kalmış hava dışarı çıkarken, çıkış hızına bağlı olarak çıkardığı ses Tinnitustu. Havanın sıkışıklığına göre Tinnitusun özelliği değişiyordu. Bu görüşten hareketle, kafatasından bir parça kemik çıkarılarak hava deliği açılmış ve sonuç, hastaların kaybedilmesiyle hüsran olmuştur. Ancak kulaktaki havanın emilmesi çabaları uzun yıllar sürmüştür.
17. yüzyılda tinnitus tıp dünyasının ilgisini çekmeye ve çeşitli makaleler yayınlanmaya başlamıştır. 1683 te Du Verney tinnitusun kulak ve beyin hastalıklarından kaynaklandığını ileri sürmüştür. 1727 de Wepfer bir makalesinde yüksek gürültülerin tinnitusu hafiflettiğini yazmıştır.
18. yüzyılda dikkatlerin çoğu Östaki borusuna yönelmişti. Östaki borusu, orta kulak ile nazofarinks arasında hava geçişini sağlayan bir yapıdır. Nazofarinks soluk ile alınan havanın burundan sonra geçtiği yerdir. Östaki borusu normal olarak kapalı durur, sadece yutkunurken ve esnerken saniyenin onda biri kadar bir süre açık kalır.
18. yüzyıl inanışına göre Östaki borusunun çeşitli sebeplerle hiç açılmaması orta kulağın havalanmasını önler ve tinnitusa neden olurdu.
19. yüzyılda tinnitus konusunda pek az ilerleme oldu. 1821 de İtard, ve 1891 de McNaugton oldukça önemli çalışmalar yapıp yayınladılar. İtard maskeleme ile ilgili ilk ilkel yöntemlerden söz etti.
1868 de Brenner statik elektrikle tinnitusu tedavi etmeye uğraştı ama başarısız oldu. Daha sonra McNaugton daha gelişmiş bir elektroterapi ile tinnitusu tedavi etmek istedi fakat sonuç tam bir düş kırıklığı idi.
18. yüzyılda Avrupa’da insanlar ortalama 38 yıl yaşardı. Bizim hastalarımızın yaş ortalamasının 52 yıldır ve çoğunun tinnitusu 40-45 yaşları arasında başlamıştır. Dolayısiyle 18. yüzyılda tinnituslu hasta sayısı az olması ihtimali güçlüdür. O yıllarda tinnitus konusundaki talep azlığı bilimsel çalışmaların azlığının asıl nedeni olabilir.
Tıptaki yetersizlik 17. yüzyılda tinnitus konusunda şarlatanların meydana çıkmasına yol açmıştır. Şarlatanlar yüzdeyüz tedavi vaadi ile para kazanırlar. O yıllarda İngiltere’de şarlatanlar pazar yerinde çadır kurup tedavi umudu satarlardı. İktidarların güç kaybedip kamu yönetiminin zayıfladığı zamanlar sayıları çoğalırdı. Hastalar tedavinin işe yaramadığını anladığında şarlatanlar çoktan uzak bir kasabaya gitmiş, başka bir pazar yerinde yararsız tedavileri satıyor olurdu. O zamanlar tinnitus hastaları hastaneye gitse ve “Kafamdaki gürültüler rahatsız ediyor” dese deli diye tımarhaneye kapatılma riskleri çok yüksekti. Hekimlerin söylediği tek şey ise ” Tinnitusla yaşamayı öğren” yada ” Onunla arkadaş ol” gibi sözlerdi. Oysa şarlatanların vaadettiği sahte tedaviler dayanılmaz cazibelere sahipti: Ucuz, %100 etkili , hiç tehlikesiz, Ayrıca her hastalık için geçerliydi. Tinnitus hastaları birkaç kez denedikten sonra bile belki yararı olur umuduyla çaresizlikle tekrar şarlatanların ellerine düşüyordu.


Tinnitus yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilir mi?
Tinnitus hastaları genellikle bu sorunun sadece kendilerinde olduğunu sanırlar ve başkalarına kulaklarındaki gürültüden bahsetmenin “deli saçması” sanılacağından korkarlar. Bu hastaların birçoğu gürültülü ortamda konuşmakta sıkıntı çeker. Bunun sonucu kalabalık yerlerden uzak dururlar ve bu davranış kendilerini başkalarından izole etme sonucunu getirir. Günümüzün toplumunda bu izolasyon bile yaşam kalitesini ciddi biçimde bozmaya yeterlidir.
Bugüne kadar tedavi ettiğimiz hastalar arasında tinnitus yüzünden işitmeden tamamen vazgeçmeye hazır hastalar olduğu gibi intihardan sözeden hastalar da olmuştur. Bu hastalardaki tinnitusun bu kadar şiddetli rahatsız edici özelliği maskeleme yöntemiyle giderilmektedir.
Tinnitus hastanın yaşamını tehdit eden bir hastalığın ilk veya en bariz belirtisi olmasa bile oluşturduğu psikolojik etkileriyle hastanın ve dolaylı olarak diğer aile fertlerinin yaşam kalitelerini ciddi biçimde kötüleştirebilir


Arasıra kulaklarımda bir çınlama oluyor. Bu bir hastalık belirtisimidir?
Hayır değildir. Söylediğiniz kadarıyla bu bir hastalık belirtisi olamaz. Tinnitus en çok kulakta bazen de başımızın herhangibir yerinde işittiğimiz çınlama, uğultu, tıkırtı, gürültü, hışırtı gibi seslere verdiğimiz isimdir. Tıptaki adı budur. Tinnitus çok yaygındır ve rahatsız etmedikçe sorun olarak kabul edilmemelidir. ABD’de 42.000.000 kişi rahatsız edici Tinnitustan yakınmaktadır. Tinnitus hiç nedensiz gelip gidebilir veya devamlı bir sesin varlığını duyabilirsiniz. Tinnitusun perdesi, kalın bir uğultudan çok ince bir ıslık sesine kadar değişebilir. Tinnitusu bir kulakta yada her iki kulakta birden duyabilirsiniz. Çınlama devamlı olduğu zaman can sıkıcı ve dikkat çekici olabilir. ABD’de 7.000.000 kişi rahatsız edici Tinnitus yüzünden yaşamlarını normal biçimde sürdürememektedir


İşitme sisteminin periferik ve santral bölümü ne demektir?
İşitme ve denge sistemi
a-Kulak
b-Sinir bağlantıları
c-Beyindeki merkezlerden oluşur. Bu sistem geleneksel olarak periferik ve santral diye iki anatomik bölgeye ayrılır. Periferik: Dışta kalan, santral: merkezi demektir. İşitme sinirinin beyin sapına girdiği noktada periferik kısım biter ve santral kısım başlar.
Periferik Kısım:
Dış + Orta + İç Kulak,
İşitme Siniri
Santral Kısım:
Beyin sapı ve beyindeki İşitme Yolları
Subkortikal ve kortikal İşitme Merkezleri
Tinnitus iç kulakla ilgili olduğunda periferik, beyinle ilgili olduğunda santral diye nitelendirilmektedir. Santral ve periferik tinnitusu birbirinden ayıracak bir test henüz yoktur. Eğer bir kişi tinnitus ve işitme kaybına neden olan yüksek gürültüye maruz kaldıysa, hasarın yeri nedeniyle tinnitusun periferik olduğu düşünülebilir. Fakat bu gibi durumlarda bile tinnitusun beyinde oluşma ihtimali vardır. Tinnitusun işitildiği yer de bu konuda yardımcı olmaz. Örneğin başta işitilen tinnitus, muhtemelen her iki kulaktaki tinnitusun birbirine eşit oluşundan kaynaklanabilir. Buna benzer bir etki, stereo müzik setlerinde balans ayarının sola yada sağa kaydırılmasıyla sesin geldiğini sandığımız noktanın sola yada sağa kayması ile gösterilebilir


Kulak nasıl çalışır?
Kulak üç ana bölümde incelenir:
Dışkulak,
Ortakulak
İçkulak
1-Dışkulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşur. Kulak kepçesi sesleri toplayarak dış kulak yoluyla kulak zarına gönderir. Kulak kepçesi tam karşımızdan gelen sesleri diğer yönlerden gelen seslere göre daha kuvvetli işitmemizi sağlar. Böylece bir sesin geldiği yönü kolaylıkla saptayabiliriz. Dış kulak yolunun hemen giriş kısmında küçük kıllar ve serümen salgı bezleri vardır. Bunlar tozların içeri girmesini önler. Özellikle balmumuna çok benzeyen serümen salgısının kötü bir pislik olmadığını, kulak için toz, mikrop ve mantarlardan koruyucu özellikleri olduğunu bilmek gerekir.
2-Orta kulak: kulak zarı, çekiç-örs-üzengi kemikçikleri zinciri, östaki borusu ve orta kulak boşluğundan oluşur. Orta kulağın işi, dış kulaktan gelen seslerin oluşturduğu zar titreşimlerini kemikçikler yoluyla içkulağa aktarmaktır. Vucuttaki en küçük üç kemik olan çekiç-örs ve üzengi kemikleri, eşşiz birer sanat eseridir ve işlerini kusursuz yaparlar. Sadece esnerken ve yutkunurken açılan östaki borusu orta kulağın havalanmasını ve kulak zarının her iki tarafındaki basıncın hep aynı olmasını sağlar.
3-İçkulakta işitme ile ilgili koklea (cochlea) ve denge ile ilgili yarım-daire-kanalları vardır. Koklea latince salyangoz gibi demektir ve biçimi nedeniyle bu adı almıştır. Koklea içindeki 20 000 kadar “işitme hücreleri” (=saçlı hücreler) ortakulaktan gelen ses titreşimlerini elektriksel uyarılara çevirerek işitme sinirini (=koklear sinir) uyarır ve sesin beyine gitmesini sağlar.


İşitme sistemi nedir?
İşitme sistemi dışkulaktan beyinin işitme alanına (=akustik korteks) kadar olan tüm yapıları kapsar İşitme siniri ve yaptığı bağlantılar bu yapıya dahildir. İşitme sistemi beynin diğer yapılarıyla çok zengin bağlantılar içerir. Kulak ses titreşimlerini sezer ve sinir uyarılarına çevirerek beyne yollar. Gerçek ses algılaması beyinde olur. Örneğin komadaki bir hastanın kulağı çalışır fakat ses algılaması olmaz.


Tinnitusun sebepleri nelerdir?
Subjektif tinnitusun çok değişik sebepleri olabilir ve bazılarının hiç önemi yoktur.
Örneğin çoğu kez kulak kiri diye adlandırılan fakat aslında kulağın koruyucu salgısı olan serümenin kulak yolunu tıkaması geçici ve en basit Tinnitus sebebidir. Serümen salgısı dış kulak yolunda tabii olarak üretilir ve miktarı bazı kişilerde gerçekten çok fazladır. Serümenin birikerek dışkulak yolunu tıkaması en basit tinnitus ve işitme kaybı sebebidir. Dışkulak yolunun derinlerine itilen bir pamuk parçası da aynı etkiyi yaratır. Bazı kişiler bunu kulağı temizlemek için yaparlar. Ucu pamuklu çubuk, saç tokası veya kibrit çöpü gibi araçlarla kulağı temizleme gayretlerinin sonu hemen hemen daima serümenin, dışkulak yolunun zara yakın kısımlarında birikip, tıkamasıdır. Eğer kurcalamazsanız kulağınız kendi kendine temizleyecek yapıdadır.
Tinnitus bazen enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi, ve orta kulak kemikçiklerini hareketsizleştiren otoskleroz ve timpanoskleroz gibi hastalıkların bir semptomu olabilir. Tinnitus bazen bir akustik tümör veya baş ve boyundaki damarlardan birinin anevrizmasının (=damar duvarının hastalıklı şekilde balon gibi genişlemesi) bir semptomu olabilir. Bu her iki patolojik (hastalıklı) durum da yaşamı doğrudan tehdit eder. Bu sorunlar genellikle bir miktar işitme kaybına da yol açar. Allerji, yüksek veya düşük tansiyon, tümör, şeker hastalığı, tiroid hastalıkları, baş ve boyun travmaları, aspirin ve benzeri ağrı kesici ve antiromatizmal ilaçlar, çeşitli antibiyotikler, bazı sedatif/antidepresan ilaçlar da bazen Tinnitus sebebi olabilir.
Özellikle aspirin çok tüketilen bir ilaçtır ve arasıra hiç akla gelmeyecek bir isim altında da satılıyor olabilir. Örneğin:
Alca-C
Alcacyl
Alcaseltzer
Asinpirin
Babyprin
Ceperla
Coraspin
Dispril
Dolviran
Ecoprin
Entersal
Nötras
Sedergine Upsa
Tedavi her durumda farklı olacaktır. Tinnitusun sebebinin aydınlatılması ve varsa tedavisi için konuya ilgili bir KBB uzmanına başvurmanız gerekir.


Tinnitusun tedavisi nedir?
Bir hastalığın tedavisi ya küratif veya semptomatik olur. Küratif tedavide hastalığa yol açan etkenler ve mekanizmalar düzeltilerek tedavi sağlanmaktadır. Semptomatik tedavide ise hastalığın yol açtığı sonuçlar ve yakınmalar giderilerek veya azaltılarak tedavi sağlanır. Tinnitusun küratif tedavisi, tinnitusa yol açan özel sebebin tanımlanması, yerinin saptanması ve düzeltilmesi ile sağlanır.
Tinnitusa yol açan tedavi edilebilir hastalıkların tedavisi öncelik taşır. Subjektif tinnituslu hastaların %5 kadarında tinnitusa neden olan hastalık teşhis edilip iyileştirilir ve Tinnitus geçer. Geriye kalan %95 hastada, subjektif tinnitusun etkeni bulunamadığı için, sebebe yönelik bir tedavi yoktur.
Tinnitus için herhangi bir cerrahi tedavi de henüz bulunamamıştır. İşitme sinirinin kesilmesi veya iç kulağın tamamen çıkarılması, Tinnitusu yok etmek şöyle dursun daha çok artırmaktadır.
Tinnitusun nedenlerini araştırmak birçok tetkik ve analiz gerektirir. %90 Hastada işitme bozukluğu ile birlikteliği dışında bir bağlantı saptanamaz. İç kulaktaki işitme hücrelerinin bozukluğu günümüzde iyileştirilememektedir. Birçok ilaç Tinnitusu tedavi ettiği iddiasını çok zayıf olarak taşımaktadır. Fakat hafif ve orta derecede rahatsız edici tinnitusta, tam açıklanamamış bile olsa muhtemel etyolojiye dayanan bir ilaç tedavisi başarılı olabilir.
Tinnitusun semptomatik tedavisinde tinnitusun sebebi saptansa bile düzeltilemediği için hastanın şikayetlerini azaltacak veya mümkünse yok edecek şekilde davranılır. Amaç, tinnitusun hastayı rahatsız etmesini önlemektir. Günümüzde tinnitusun tüm tedavi yöntemleri semptomatiktir. Maskeleme tedavisi günümüzde tinnitusun en etkili ve güvenilir tedavi yöntemidir.



Tinnitusun maskelemeyle tedavisi yöntemini kim ne zaman bulmuş ve uygulamıştır?
Bugün kullandığımız anlamdaki maskeleme yöntemini bulan ve uygulayan Amerikalı bilim adamı Jack Vernon’dur. Vernon ve ekibi, Tinnitusun maskelenmesi konusundaki bilgilerin çoğunu, tarihte kalmış ve unutulmuş önceki çalışmalardan habersiz üretmiştir. Fakat Vernon’a göre bu konunun mucidi Dr. Jean-Marie Gaspar İtard’dır; çünkü resmi literatürde tinnitusun tedavisinde maskelemeyi ilk anlatan ve kullanan odur. Tüm bu tarihsel bilgiler, Vernon’un tinnitusun tedavisi konusunu işleyip uygulayarak güncelleştirmesiyle araştırılmış ve yıllar sonra gün ışığına çıkmıştır.
Modern otoloji (Kulak hastalıkları Bilimi) İtard’ın “Kulak ve İşitme Hastalıkları” kitabının yayınlanmasıyla 1821 yılında başladı denilebilir. Bu kitabın 21 sayfası tinnitusa ayrılmıştır.
İtard, tinnitusun tibbi bir sorun olduğunu, nedenlerinin araştırılmasını ve eğer bulunabilirse tedavisinin öncelik taşıdığını belirtmiştir. Bu görüş günümüzde de doğrudur. İtard o devirde, rahatsız edici tinnitusun ilaç ve cerrahi tedavilere cevap vermediğini işaret etmiştir. İtard’ın inancına göre tinnitusa dışarıdan verilen seslerle müdahale etmek ve örtmek en etkili tedavi yöntemidir. Ona göre dış sesler yani maskeleyen sesler tinnitusa benzemelidir. Örneğin, eğer hastanın tinnitusu çok ince bir sese benziyorsa alevli bir şömine ateşine yaş veya ıslatılmış odun atılması ve çıkan seslerin dinlenmesini önerdi. Yaş odunun yanarken çıkardığı hışırtı sesleri tinnitusu maskeleyen seslerdir. Eğer hastanın tinnitusu kalın bir sese benziyorsa ateşe kuru odun atılmasıyla çıkan seslerin dinlenmesinin yararlı olacağını yazmıştır.
İtard’ın tavsiyesi ile bir tinnitus hastası kadın bir un değirmeni yakınına taşınarak maskeleme tedavisi sağlamıştır.
Ne yazıkki İtard yaşadığı yıllarda bugün bizim yararlandığımız teknolojiden yoksundu.




   Tinnitus tedavisi ile ilgili gelişmeler ümit verici mi?
Evet. Son yıllarda Tinnitus konusunda çok yoğun araştırmalar yapılmaktadır. 1976 yılına kadar subjektif tinnitusun tedavi edilemeyeceği söylenirdi. Ancak 1977 yılında J.A.Vernon’un yayınladığı akustik maskeleme işlemlerinin başarısı tinnitusa olan ilgiyi artırmıştır. Tinnitus, mekanizmasının ve küratif tedavisinin bulunabilmesi amacıyla yılda 100′den fazla makalenin yayınlandığı, yeni fikirlere ihtiyaç duyulan bir araştırma konusudur. Tinnitusu konu alan araştırma yayınlarının sayısı, 1955-1974 yılları arasında 524, 1975-1995 yılları arasında ise 1841′dir. Profesyonel dergilerdeki bu tebliğlere ilaveten 1979-1995 yılları arasında her dört yılda bir gerçekleştirilmiş olan “Uluslararası Tinnitus Semineri”nin her birindeki tebliğler, kitaplar halinde yayınlanmıştır. Tinnitusa profesyonel ilginin artışını kısmen bu seminerler sağlamıştır. 1995 Temmuz ayında Amerika Birleşik Devletleri’nde Oregon / Portland’da yapılmış olan Beşinci Uluslararası Tinnitus Semineri’nde Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsünde gerçekleştirilmiş olan “Bilgisayarlı bir sistem kullanarak Maskeleme yöntemiyle Tinnitusun Tetkik ve tedavisi” konulu bir çalışma tebliğ edilmiştir. Günümüzde tinnitusun tedavi yöntemleri azdır ve her hastaya denenmelidir.
Ülkemizde de tinnitusla ilgili araştırmaların artacağına kuşkumuz yoktur. Daha çok araştırmacı tinnitus çalışmalarına katıldıkça tedavi yöntemleri gelişecektir. Buluşların çoğu, bilimsel çalışmalar yapılırken tesadüfen bulunur. Fakat hiç kimsenin çalışmadığı bir konuda tesadüfi bir buluş bile beklenemez.
P. Jastreboff’un geliştirmekte olduğu hayvan modeli iyimser olmak için diğer bir nedendir. Hayvan modeli, tinnitusun sırlarının açılması için önemli bir anahtardır. Hayvanlarda tinnitus oluşturduktan sonra herhangi bir ilacın veya yöntemin etki mekanizması hızlı ve güvenli bir şekilde araştırılabilir. İnsanlarda bu tür çalışmalar çok yavaş ilerlemekte veya hiç mümkün olmamaktadır.
Geçmiş yıllarda tümüyle ihmal edilmiş olan tinnitus çözülemeyecek bir sorun değildir.

   Maskeleme yöntemiyle Tinnitusun tedavisi nedir?
Tinnitusun maskeleme tedavisi, uygun bir maskeleme sesiyle tinnitusun işitilmez hale getirilmesidir. Maskeleme her tinnitus hastasına iyi gelecek diye bir kural yoktur. Fakat maskeleme tedavisi işe yaradığı zaman hastayı başka türlü başedilemeyen tinnitustan kurtarır.
Maskeleme şu nedenlerle işe yaramaktadır:
a. Maskeleme sesi genellikle bir dar band gürültüdür. Dar band gürültüleri dinlemek saf sesleri işitmekten çok daha hoştur. Bazı hastalar dar band sesleri dinlendirici diye nitelendirir.
b. Hasta tinnitustan rahatsız olduğu zaman maskeleme sesini kullanabilir, sürekli kullanması gerekmemektedir. Bu kullanım süresi çoğu kez günde 2-3 saati geçmemektedir.
c. Maskeleme sesi monoton, anlamsız, bilgisayarla üretilmiş hafif bir sestir.
d. Monoton, hafif ve anlamsız dış sesler çok çabuk ihmal edilir. Bu ihmal etme olayı çok önemlidir. Herhangi bir anda çevrenizi dikkatlice dinlerseniz ne kadar çok sesin var olduğunu fakat ihmal ettiğinizi hemen fark edersiniz.
Tinnitusu örten maskeleme sesi ihmal edilince tinnitus da ihmal edilmiş olur ve işitilmez. Maskelemenin çalışıp çalışmadığı hemen belli olur. Bazen hastanın alışması için bir-iki hafta kadar denemesi gerekebilir.
Patolojik (hastalıklı) bulgu saptanmamış çok rahatsız edici tinnitusu olan hastalara “Akustik Maskeleme Tedavisi” uygulanan ilk tedavi yöntemi olmalıdır. Tinnitusun maskelenmesi beş değişik biçimde uygulanabilir:
Hastaya Özel hazırlanmış Maskeleme Sesi Kasetleri
Tinnitus Maskerler
Birleşik Tinnitus enstrümanları ( masker + işitme cihazı)
İşitme Cihazları
Düşük Seviye Beyaz Gürültü Üreteçleri
Her hasta için özel hazırlanmış maskeleme seslerinin kaydedilmiş olduğu kasetler, sese istediğimiz özelliği en gelişkin bilgisayarları kullanılarak sağladığımız için, amacımıza çok uygundur ve diğer yöntemlerle kıyaslanamayacak kadar ekonomiktir. Bu iş için gerekli bilgisayarlar ve donanımları zaten elde mevcut olduğu için maliyete etkisi azdır.
Hasta, kendisi için hazırlanmış kaseti rahatsız olduğu zaman, istediği süre boyunca ve tinnitusu maskeleyen en az ses seviyesinde dinler.
Maskelemenin mekanizmasının basit ve muhtemel bir açıklaması şöyledir: Bir ses uyaranının verilmesi periferik ve santral işitme sistemindeki sinir liflerini çalıştırarak kullanır. Maskeleme sesinin aynı zamanda verilmesi aynı sinir liflerininin tümünü çalıştırıp kullanabilir. Sinir lifleri maskeleme sesi tarafından meşgul edilirken geriye ses uyaranını taşıyacak sinir lifi kalmaz ve böylece maskeleme olayı oluşur. Kısmi maskelemede ses uyaranı azalmış olarak işitilir. Burada muhtemelen maskeleme sesiyle meşgul edilmeyen az miktardaki sinir lifleri ile sesin işitilmesi sağlanır.
Tinnitusun maskelenmesi de benzer şekilde olabilir. Fakat tinnitusla ilgili sinir liflerinin yeri, gerçek iki ses arasında oluşan maskelemede işe karışan sinir liflerinden değişik yerlerde olabilir. Bu yer, tinnitus frekansıyla da değişebilir. Maskeleme sesi kesildiğinde maskeleme işlemi sona erer.


   Maskeleme yöntemiyle tedavinin işitme sistemine zararlı etkisi var mıdır
Hayır, yoktur. Uygun maskeleme sesi henüz işitilmeye başlandığı seviyede bile etkili olmaya başlar. Tinnitusu örten maskeleme sesi genellikle 5-10 desibeli aşmayan çok hafif bir sestir ve hiç bir zararlı etkisinin bulunmadığı bilimsel yöntemlerle gösterilmiştir.


   Tinnitusu azaltmak için kendi kendimize birşeyler yapabilir miyiz?
 Herşeyden önce işitme sistemimizin vucutta bulunan en hassas ve nazik sistemleren biri olduğunu bilmek gerekir. İşitme siniri, iç kulakta koklea adı verilen salyangoz görünüşlü kısımdan çıkarak beyin sapına girdikten sonra, çeşitli çekirdeklerde çoğalarak ilerler ve beyin kabuğunda işitme bölgesine varır. İşitme sisteminin kulaktan sonraki kısmı genel merkezi sinir sisteminin bir parçası olduğu için kişinin endişeleri, stresi ve yorgunluğu işitmesini de etkiler.
Bu etkilenme diğer duyular için de geçerlidir.
Bu nedenle
Yükses ses ve gürültüden uzak durunuz.
Tansiyonunuz yüksek ise normale gelmesini sağlayınız.
Tuzdan uzak durunuz.
Kafeinli ve aspartamlı ilaç ve yiyecek-içeceklerden sakınınız. (çay, kahve, kola, çikolata)
Günlük jimnastik yapınız.
Uygun istirahat yapınız. aşırı yorgunluktan sakınınız.
Nedeni araştırıldığı halde bulunamadığı için tinnitusun önemli bir hastalık belirtisi olmadığını bilerek rahatlayınız.
Beceremezseniz tinnitusa ilgi duyan bir KBB uzmanına baş vurunuz.

   Tinnitus niçin yaşlılarda daha çok oluyor?
Tinnitus çoğu kez iç kulakta işitme sinirinin liflerinin bağlı olduğu işitme hücrelerinin (=saçlı hücrelerin) hasar görmesinden kaynaklanır. İç kulaktaki bu işitme hücrelerinin sağlığı iyi işitebilmemiz için son derecede önemlidir. Her ne şekilde olursa olsun işitme hücrelerine verilen zarar, işitme kaybına ve çoğu kez ilaveten tinnitusa neden olur. Presbiakuzi adını verdiğimiz işitme kaybı ileri yaşlarda ortaya çıkar ve genellikle tinnitusa neden olur.
Presbiakuzi günümüzde küçümsenemeyecek bir sorundur ve gelecek yıllarda hiç kuşkusuz daha da önemli olacaktır. Amerika’da bulunan 20 milyon işitme sorunlu kişinin yüzde yetmişbeşinin yaşları 55′ten yukarıdadır. Günümüzde 80 yaşın üzerindeki kişilerin miktari neredeyse katlanarak artmaktadır. 2030 yılında nufusun üçtebirini yaşlılar oluşturacaktır ve bunların %70 kadarında işitme sorunu olacaktır. Bu tür işitme sorunu olan her 3 kişiden ikisinde tinnitus olduğu, ayrıca normal işitenlerde de tinnitus olabildiği hesaba katılırsa meselenin boyutu ve anlamı kestirilebilir.

   Tinnitus yüzünden tamamen sağır olur muyum?
Hayır. Tinnitus bugüne kadar hiçbir hastada sağırlığa yol açmamıştır. Her 100 tinnitus hastasının 90′nında işitme azlığı vardır. Objektif sensöriyal işitme kaybı genellikle tinnitus ile birlikte bulunduğu için tinnitusun üretildiği anatomik yerin, işitme kaybına neden olan etkenin anatomik yeri ile aynı olduğu kabul edilir. Bu ispatlanmamış bir varsayımdır. Fakat klinik olarak işitme kaybına neden olan etkenin tinnitusa da neden olacağını kabul etmek, hatta işitme kaybının tinnitusa deden olduğunu söylemek yeterli bir açıklama olabilir.

   Tinnitusun cerrahi tedavisi var mıdır?
Ne yazık ki hayır. Tinnitusun sebebi bulunsa ve ameliyat yapılarak tedavi edilse bile tinnitus devam edebilir. Örneğin tinnitusun nedeni otoskleroz hastalığı ise cerrahi tedavi ile işitme azlığı %80 - %90 hastada düzelir; fakat ameliyat olmuş hastaların %30′unda tinnitus devam eder.
Bizim hastalarımızın bir kısmı (%9.Karizmatik tinnitusun bitmesi karşılığında işitmeden tamamen vazgeçmeye razıdır ve bu tür bir ameliyata hazırdır. 1970 ve 1980 yıllarında işitme sinirinin kesilmesiyle tinnitusun duracağı sanılmış ve ABD’ de birçok hastaya uygulanmıştır. Fakat ameliyatlardan 1-2 ay sonra her 4 hastadan üçünde tinnitusun eskisinden daha çok olarak geri geldiği saptanmış ve bu ameliyatlara son verilmiştir. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tarihsel bilgilerde 1928 yılında tinnitus tedavisi için orta ve iç kulağın tamamen boşaltıldığı fakat sonucun tehlikeli ve şaşılacak düzeyde etkisiz olduğunun yazıldığı saptanmıştır. Tinnitusun denenmiş ve başarısız olduğu tespit edilmiş diğer cerrahi tedavi yöntemleri şunlardır:
Stellate ganglion blokajı veya kesisi
Bademcik ameliyatı
Timpanik pleksus ( orta kulağın iç duvarındaki sinir ağı) kesisi
Denge siniri ile yüz sinirinin arasındaki bağlantının kesilmesi
Tinnitusu başlatan sebep kulakta çok bariz bile olsa o sebebin yok edilmesi Tinnitusun duracağı anlamına gelmemektedir

   Tinnitus hastaları, tinnituslarını dış çevrede mevcut seslerden
 Bu benzetme kişilerin yaşadığı çevreye ve aldıkları eğitime göre değişmektedir. Örneğin, kırsal yörelerde yaşayanlar dere, çay ve ırmak sesini, İstanbul’da yaşayanlar su kesikken musluktan çıkan sesi çok iyi tanırlar. Sanayi kesiminden bir işçi basınçlı bir kazandan kaçan buhar sesini iyi bilir.
Bizim hastalarımızın benzetmeleri çokluk sırasıyla şöyledir:
1.”sss” sesi diye tarif edilen ince uğultu
2. Ağustos böceği sesi
3. “Çınlama” diye tarif edilen diyapazon sesi
4. Akan su sesi
5. Çağlayan sesi
6. Kaynayan su sesi
7. Kuş ötüşü
8. Islık
9. Kalın uğultu
10. Motor sesi

   Tinnitustan rahatsız olan bir kişinin doktoruna gidip bunu anlatması saçmalık olur mu
Hayır, mutlaka söylemelidir. Aksi takdirde tinnitus hiç dikkate alınmayacaktır. Hasta Tinnitustan rahatsız olduğunu belirttiği halde hekimi bu konuda hiç bir şey yapılamayacağını söylerse o hekimin tinnitus konusuna ilgisiz olduğu sonucuna varılmalıdır. Hekim en azından bir başka hastalık için yararlı olacak ilaçların ototoksik (kulağa zarar veren) olmamasına dikkat edecektir. Tinnitus hastalarının tinnitusu çoğaltan bu ototoksik ilaçlar konusuna duyarlılık göstermeleri son derecede önemli olabilir.

 
   Sigaranın tinnitusa etkisi varmıdır?
Evet. Sigara içmek tinnitusu artırabilir. Sigara içmeyenlerin sigara içilen ortam havasını solumaları da aynı etkiyi yaratabilir

   Önümüzdeki yıllarda tinnitus tamamen yok edilebilir mi?
Tinnitusla ilgili araştırmalar 1980′li yıllarda çoğalmaya başlamış ve 1990′lı yıllarda giderek yoğunlaşmıştır. Ülkemizde de Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsünde bir Tinnitus araştırma ekibi tarafından çalışmalar yapılmaktadır.
Tinnitus hastalarının çoğunun bu araştırma sonuçlarının klinik uygulamalarını sabırsızlıkla beklediklerini biliyoruz. Fakat tinnitus gerçekten zor bir konudur ve gelişmeler ne yazık ki yavaş olmaktadır. Asıl zorluk tinnitusun objektif olarak ölçülememesidir. Ölçülemeyen ve tartılamayan bir olayın değerlendirilmesi ve tedavisi de zor olmaktadır. Yakın geçmişe bir göz atarsak, ilkin çok heyecan verici ve parlak gözüken birçok yöntem ve ilacın, zaman içinde elendiği ve yararsız olduğu saptanır.
Günümüzde tinnitusun ana tedavi yöntemi, 1976′dan beri kullanılmakta olan ve zamanın imtihanında elenmeyen “Akustik Maskeleme Yöntemi”dir. Bu yöntemle semptomatik tedavi yapılmaktadır.
Tinnitusu ve nedenini ortadan tamamen kaldıracak küratif tedavi için yürütülmekte olan araştırmaların başarılı olmasını ve Tinnitusun küratif tedavisinin bulunduğunu bildiren çok değerli makalenin yayınlanmasını beklemekteyiz.
Tinnitus hastalarının desteği ve baskısıyla daha çok araştırma yapılacak ve sonuçlarından yararlanılacaktır.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Salk ve Tp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!