|
angel
|
 |
« : Kasım 04, 2007, 11:58:46 ÖS » |
|
00. KULAK SADECE İŞİTME VE DENGE ORGANI MIDIR ?
Bugünkü bilgilerimize göre evet, peki ya eskiden ....?
Herhalde kulağın fonksiyonu ile ilgili en ilginç inanış ortaçağ sanatkarları tarafından ortaya atılan “ kulağın kadın üreme organı "olduğu fikriydi. Ortaçağ insanlarının bu şekilde düşünmelerinin temelinde yatan gerçek “ Kutsal Ruh’ un Meryem Ana’ nın kulağına üfleyerek O’ nu hamile bıraktığı “ efsanesiydi.
Buna benzer efsanelere Hint, Pers ve Moğol mitolojilerinde de rastlamak mümkündür. Öyle ki o dönemlerde “ hırsızların kulaklarının kesilerek kısırlaştırılabileceği " fikri oldukça yaygındı. Bu düşüncenin temeli, “ sperm”lerin kafada üretilip kulak arkasındaki toplar damarlardan geçerek cinsel organlara kadar ulaştığı " nı savunan Hipokratik inanca dayanıyordu.
Eski çağlarda bazı bilim adamları “ hafızanın kulakta yerleşmiş olduğu “ görüşünü savunuyorlardı. Onlar kulağın sadece ses algılama değil aynı zamanda bilgi depolama aygıtı olarak da işlev gördüğünü düşünüyorlardı.
Çok daha eski çağlardaki bir görüşe göre ise sağ kulağın arkasında “ intikam tanrısı “ bulunmaktaydı.
01. KEPÇE KULAK AMELİYATINI NE ZAMAN ÖNERİRSİNİZ ?
Kulak kepçesi ile kafa arasındaki mesafe 3 cm’ den fazla veya aradaki açı 400 ‘nin üzerinde ise kepçe kulaktan bahsedilir.
Ameliyat için en uygun dönem “ okul çağı öncesi dönem “ dir, nedenine gelince:
Birincisi kulak ameliyat için ancak bu yaşlarda hazır duruma gelmektedir, çünkü kulak kepçesi erişkindeki boyutlarına hemen hemen 5-6 yaş civarında ulaşmaktadır.
İkincisi ise ruhsal nedenlerden dolayıdır, bu dönemde ameliyat olan çocuğun okulda arkadaşları arasında eğlence - alay konusu olması ve böylelikle bu durumun çocuğun ruhsal dengesini bozması engellenmiş olmaktadır.
01a. DOĞUM SONRASINDA ÇOCUĞUMUN KULAĞINDA ŞEKİL BOZUKLUĞUNA RASTLADIK, KULAK KEPÇESİ TAMAMEN DEFORME İDİ ? BU DURUMDA NE YAPILABİLİR ?
* Doğumsal olarak rastlanılan bu durum on bin ya da yirmi bin doğumda bir görülür
* Olguların çoğu tek taraflıdır
* Tek başlarına görülebilecekleri gibi diğer doğumsal bozukluklarla da beraber görülebilirler ( çene ve yüz kemiği bozuklukları, el ve kollarda anormallikler, beyin ya da diğer organları ilgilendiren organ bozuklukları gibi ). Bu nedenle bu şekilde doğan çocuklar mutlaka baştan aşağı tüm vücudu içine alacak şekilde sistemik taranmalıdır.
* Genellikle hadise kulak kepçesi ve dış kulak yolunu ilgilendirmekle beraber, çoğu zaman orta kulak ( orta kulağın içinden geçen yüz sinirinde ve / veya örs, üzengi ve çekiç kemikçiklerinde anormallikler )
ve nadiren de iç kulak ( salyangoz – denge ve işitme sinirinin konuşlandığı yer ) olaya katılabilmektedir.
* Kulak kepçesi tamamen gelişmemiş olabileceği gibi, hafif dereceden ileri dereceye kadar da deforme olabilir ( normal kıvrımlar olmayabilir, tek tük kıkırdak yumruları görülebilir ya da sadece kulak memesi gelişmiştir ). Dış kulak yolu daralmış ya da tamamen kapalı olabilir .
* Bu doğumsal bozukluğun sorumlusu ana karnında 2. aydan 7. aya kadar olan zaman diliminde meydana gelen anormal hadiselerdir ( kızamıkçık, toxoplazma, radrasyona maruz kalma, gebeliğe zarar verebilecek ilaçları kullanma gibi ) İç kulak 2. aydan daha önce geliştiği ve de farklı dokulardan köken aldığı için nadiren bu olaya eşlik etmektedir ( % 6-10 )
* Hafif, orta ve ileri derecede olmak üzere 3 kısımda incelenebilirler. En sık görülen tipi kulak kepçesinde şekil bozukluğu + dış kulak yolunun tamamen kemik bir yapıyla kapalı olduğu durumdur.
Durum tespit edildikten sonra ne yapılmalıdır:
* Bu durumun ilk anda anne – baba açısından kabul edilebilir olması oldukça güçtür. Bu nedenle ebeveynlerin durumu bir an önce kabullenmesi ve uzun soluklu bir maratona hazır olmaları gerekmektedir.
* Öncelikle çocuğun işitme seviyesi tespit edilmelidir. Bu nedenle doğumdan sonraki bir ay içerisinde “ işitme testleri “ mutlaka yapılmalıdır.
* Daha sonra bilgisayarlı tomografi veya MR - manyetik rezonans filmleri çekilerek dış kulak yolu, orta ve iç kulak yapıları hakkında kesin bilgiler elde edilmelidir. ( kemikçikler ne durumda ? zar var mı ? iç kulak – salyangozda yapısal bozukluk oluşmuş mu ? vs gibi )
Kulaklardaki anormallik çift taraflı ise:
* Bu vakalarda genellikle 5-6 yaş civarına kadar beklenir. Çünkü bu yaşlar hem ameliyatın yapılacağı kulak arkası kemiğinin hem de estetik ameliyat sırasında kulağın şeklini verme de kullanılacak kaburga kemiklerinin geliştiği en uygun dönemdir.
* Çocuğun her iki kulağına birden ameliyat olacağı tarihe kadar işitmeyi temin etmek amacıyla işitme cihazı verilmelidir. Çünkü işitmeyen çocuk konuşamaz da. Çocuğun hem konuşma yeteneğinin hem de psiko-sosyal yeteneklerinin gelişmesi için mutlaka işitmeye ihtiyacı vardır.
* Bu amaçla işitme cihazlarından başka " BAHA " adını verdiğimiz kulak arkasındaki kemiğe sabitlenen özel protezleri de kullanabilmekteyiz.
Kulaktaki anormallik tek taraflı ise:
* Sağlam olan diğer kulağın iyi işittiğini tespit etmiş isek, hasta kulağın işitmesini düzeltmek amacıyla yapacağımız “ fonksiyonel ameliyatlar “ ı genellikle 12-13 yaşında yapıyoruz.
* Ancak kepçenin şekil bozukluğu çocukta psikolojik problemler yaratabileceğinden 5-6 yaşlarında estetik amaçla ameliyat yapılabilir. Ancak mümkün olduğu kadar beklemekte fayda vardır. Estetik ameliyat sırasında kulağa normal şeklini vermek için çeşitli materyaller kullanılmakla beraber en iyi sonuçlar hastanın kendi kaburga kemiği kullanılarak yapılan ameliyatlarından alınmaktadır.
Ameliyatların sırası ne olmalıdır:
* İster tek taraflı isterse çift taraflı kulak bozukluğu olsun uygulanacak 2 tip cerrahi yöntem vardır.
1. Fonksiyonel cerrahi : Tamamen hastanın işitmesinin düzeltilmesi için yapılan ameliyatlardır ( dış kulak yolu açılır, orta kulaktaki kemikçikler düzeltilir vs..)
2. Estetik cerrahi : Amaç kulağın orijinal şekline yakın bir hale getirilmesidir ( normal kıvrım ve çukurluklar vs gibi ) Yeni yapılan kulak kepçesinin aslına uygun bir hale gelebilmesi için birkaç seans ameliyat uygulanması gerekmektedir.
* Ameliyatların sırası hastanın durumu ve cerrahın tercihine göre değişir.
* Aralıklı olarak uygulanabileceği gibi, ard arda da yapılabilir.
* Genellikle önce estetik operasyonun yapılması tercih edilmektedir. Çünkü yapılan ilk ameliyat işitme için yapılan ameliyatsa, daha sonra yapılacak olan estetik ameliyat sırasında kullanılacak bazı dokuların zarar görmesi ve ameliyat yerinde yapışıklıklar gibi bazı istenmeyen durumların ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir.
02. KÜPE TAKMAK AMACIYLA KULAK MEMESİNİN HARİCİNDEKİ BAŞKA YERLERE DELİK AÇILMASINI ONAYLIYOR MUSUNUZ ?
Bugünlerde özellikle de genç kızlar arasında moda olan bu uygulama oldukça tehlikeli bir işlemdir, sıra sıra dizilmiş küpelerin oluşturduğu o güzel görüntü bir anda kabusa dönüşebilir.
Özellikle allerjik tepkilere neden olabilen metal kaplama küpeler kulak kepçesi kıkırdağının iltihabına yol açmakta bazen de geri dönüşü imkansız şekil bozukluklarına neden olmaktadır.
Bu nedenle arzu edildiği takdirde sadece kulak memesi delinmeli kıkırdaktan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
Aynı durum buruna delik açılarak takılan hızma ve boncuklar için de geçerlidir.
03. KULAK KİRİ NEDİR? KULAĞA HERHANGİ BİR FAYDASI VAR MIDIR? Kulak kirleri kulağın hastalıklardan korunması açısından küçümsenmeyecek bir öneme sahiptirler.
Kulak kirleri dış kulak yolundan salgılanan yağ salgıları, ölü cilt hücreleri ve toz- toprak gibi yabancı maddelerin birleşiminden meydana gelir. Rengi, kokusu, kıvamı ve miktarı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı kişilerde çok az miktarda salgılanırken bazılarında ise iltihaplı akıntı sanılacak kadar fazla salgılanır. Yani tamamen kişisel özellik göstermektedirler.
Yapısında bulunan salgıların içerisinde bulunan bir takım anti-mikrobik maddeler ve fiziksel özellikleri sayesinde mikroplara karşı bir çeşit bariyer görevi görmekle beraber dış kulak yolunu tıkayacak kadar biriktiklerinde rahatsız edici bazı problemlere yol açabilmektedirler.
Kulak kirleri asidik bir yapıya sahiptirler. bu nedenle dış kulak yolunda bakteri ve mantar gibi mikroorganizmaların üremelerine engel olurlar.
04. KULAK KİRLERİNİ TEMİZLEMEK İÇİN NE YAPMALIYIM ?
Kulak kirleri bazı kişilerde problem yaratacak kadar fazla birikebilir, çoğu bünyesel yani normal olan bu hadise tozlu- topraklı yerlerde çalışan, yağlı bir cilde sahip olan, devamlı kulağı ile oynayan veya egzama gibi cilt hastalıkları bulunan kişilerde daha fazla görülmektedir.
Normal bir kulağın kendi kendini temizleme yeteneği vardır, kulak çöpleri ile kurcalamak veya kulağa su kaçırmak gibi dışarıdan yapılan her hangi bir müdahale bu işlevi ortadan kaldırmaktadır.
Kulağınızı temizlemek istiyorsanız sadece serçe parmağınıza sardığınız bir pamukla ulaşabildiğiniz yerleri temizlemeye çalışın, uygulamanız gereken tek temizleme yöntemi bu olmalıdır.
05. KULAĞIMI TEMİZLERKEN NELERE DİKKAT
ETMELİYİM?
Kesinlikle pamuklu çöp, kibrit çöpü, toka, kalem, örgü şişi gibi aletleri temizleme işleminde kullanmayın. Nedenine gelince:
Birincisi kulağın kendi kendini temizleme işlevini ortadan kaldırmış olursunuz.
İkincisi kiri geriye doğru istifleyerek dış kulak yolunda bir tıkaç oluşturabilirsiniz, sonuçta zarın önü kapandığında işitmeniz azalır ve kirin yaptığı basıya bağlı olarak ağrı, çınlama, baş dönmesi ve hatta öksürük gibi yakınmalar meydana gelebilir.
Üçüncüsü dış kulak yolunu çizerek iltihaplanmasına neden olabilir daha da kötüsü kulak zarını delebilirsiniz. 06. KULAK KİRİNİN DAHA AZ OLUŞMASI İÇİN NE
YAPABİLİRİM ?
Mümkün olduğu kadar kulağınıza su kaçmasını engelleyin, kulağınıza su kaçarsa yağ salgılarının salınımı artar ve kir oluşumu hızlanır. Bu nedenle deniz, banyo ve havuza girerken kulaklarınızı daima kulak tıkaçları ile tıkamayı alışkanlık haline getirin.
Kolaylıkla hazırlayabileceğiniz en basit kulak tıkacı vazelin kreme yedirilmiş pamuk tıkaçlardır.
Kulağınıza giren suyun normalden daha soğuk ya da daha sıcak olması da kir oluşumunu artıran diğer nedenler arasında sayılabilir.
07. KULAK YIKATMAK DOĞRU BİR HAREKET Mİ ?
Halkımızın çok sık başvurduğu bu yöntem aslında en sağlıklı temizleme yöntemlerinden biri değildir.
Bu işlem sırasında kulağa sıkılan suyun sıcaklığı, basıncı ve uygulandığı yer çok önemlidir bu nedenle kulak yıkama işlemi mutlaka KBB uzmanları veya eğitimli personeller tarafından yapılmalıdır aksi halde bayılma , dış kulak yolunun zedelenmesi veya kulak zarının delinmesi gibi istenmeyen olaylarla karşılaşmak sürpriz olmayacaktır.
KBB uzmanları kiri temizlemek için ne yapabilir ? Kir çok sert ise küret denilen bir alet ile kirin arkasına geçip dışarı doğru çekerek temizleyebilir, damlalarla yumuşatıp aspiratör denen aletlerle kiri emerek alabilir ya da son çare olarak kulağı yıkayabilir.
Hastanın kulak zarı delik ise kulak asla yıkanmamalıdır, aksi halde yabancı maddeler ve daha da önemlisi bir takım mikroplar orta kulağa geçebilir.
Halk arasında “ kulağın yıkanmaya alışması “ şeklinde bir inanış vardır, aslında bu kulağın çok sık yıkanması nedeniyle dış kulak yolundaki yağ salgısı salınımının artması sonucu, kir oluşumunun hızlanmasından başka bir şey değildir.
08. KULAK KILLARININ FAYDASI VAR MI ?
Olmaz olur mu? Kulak kılları toz- toprak gibi yabancı maddelerin dış kulak yolundan içeriye doğru kaçışına engel olmaya çalışırlar, yani kulak kirleri bir çeşit bariyer görevi görürler ( şayet berberinizin makasından kurtarabilirseniz ! ).
Burun için aynı görevi burun kılları görmektedir.
08a. HAVUZA GİRDİKTEN SONRA KULAĞIMDA ŞİDDETLİ BİR AĞRI VE ŞİŞLİK OLUŞTU, ACABA SEBEBİ NEDİR ?
Bu duruma “ dış kulak yolunun iltihabı “ denir. Genellikle kirlenmiş havuz ya da deniz suyunda yüzen, sık sık duş alan, kulaklarını pamuklu çöpler ya da başka cisimler ile kurcalayan ve allerjik hastalığı bulunan kişilerde daha sık görülmektedir.
Yukarıda saydığımız durumlar, normalde asidik olan dış kulak yolunun bütünlüğünün ve normal yapısının bozulmasına neden olmaktadır. Dolayısı ile dış kulakta normalde sessiz olarak yaşayan zararsız bazı mikropların ya da dışarıdan dış kulak yoluna gelerek yerleşen bazı mikropların hastalık oluşturmasına zemin hazırlanmış olur.
En basit şekli dış kulak yolunun hemen girişinde ortaya çıkan " sivilce " ya da daha ileri bir formu olan " çıban " formudur.
Genelde gördüğümüz ise dış kulak yolunun tamamının ( erişkinlerde yaklaşık 2-2.5 cm. lik kesim ) iltihaplanmasıdır.
Kulakta şiddetli ağrı vardır, hasta kulağına dokundurmak dahi istemez.
Çene hareketleri sırasında ağrı şiddetlenme gözlenebilir.
Dış kulak yolu şiş ve kızarıktır, bazen sarı pis kokulu bir akıntı gelebilir.
Bazen kulak kepçesi öne doğru itilmiş şekilde görülebilir.
Kulak yolu şiş olduğundan ses iletimi bozulabilir.
Tedavi:
Kulağa su kaçırılması ve kurcalanması yasaktır.
7-10 gün kadar süre ile deniz veya havuza girilmemelidir. En iyi tedavi şekli dış kulak yolunun doktorunuz tarafından özel aletlerle temizlenmesidir.
İlaç olarak alkollü, antibiyotikli ve / veya steroidli kulak damlaları, ağrı kesiciler ve ağır vakalarda ağız yoluyla alınan antibiyotikler kullanılabilir.
Çoğu kez dış kulak yolu şiş olduğu için kulak damlaları içerlere doğru akmada zorlanabilir. Bu nedenle hem şişliği azaltmak hem de ağrıyı hafifletmek amacıyla doktorunuz kulağınızın içine özel solüsyonlara batırılmış tamponlar koyabilir, bu tamponlar genellikle kulakta 1 gün kadar bekletilir, gerekirse birkaç kez daha kulağa tampon koymak gerekebilir.
08b. BABAMDA DIŞ KULAK YOLU ENFEKSİYONU TESPİT EDİLDİ, İLAÇ KU0LLANMASINA RAĞMEN AĞRISI GİTTİKÇE ARTMAYA, ATEŞİ OLMAYA VE GENEL DURUMU BOZULMAYA BAŞLADI , SİZCE HASTALIĞI NE OLABİLİR ?
Dış kulak yolu enfeksiyonları genellikle tedavi ile 7 günde geçer.
1 hafta geçmesine rağmen iltihap geçmiyor, aksine daha da kötüleşiyor ve ağrı özellikle geceleri artıyorsa “ kötü huylu dış kulak yolu enfeksiyonu “ olma ihtimali yüksektir.
Bu durum genellikle şeker hastalığı olan, kanser ilacı tedavisi, AIDS ya da yüksek doz steroid kullanan hastalarda olduğu gibi bağışıklık sistemi zayıf olan yaşlı hastalarda görülmektedir ( Nadiren beslenme bozukluğu olan çocuklarda da görülebilir )
Bu hastalığın mikrobu diğerlerinden farklıdır ve sıklıkla kirli ortamlardan bulaşır ( özellikle klorsuz musluk suyu - bu nedenle yaşlı insanların kulaklarındaki kirler kulak yıkama işlemi ile temizlenmemelidir - , hastane ortamları gibi. )
Şiddetli delici tarzda kulak ağrısı, ateş, genel durumun bozukluğu, kulak akıntısı ve baş ağrısı en çok rastlanılan yakınmalardır.
Hastalık dış kulak yolundan çevre dokulara hızla yayılır, kemik ve kıkırdak yapıları yer, kafa tabanına, beyine ve yüz bölgesine yayılarak , yayıldığı bölgeye göre bulgu verir ( örneğin menenjit bulguları, sinir felçleri vs gibi )
Tedavi:
Oldukça ciddi bir durumdur, hastaların % 30 ‘ u kaybedilebilir.
Hasta mutlaka hastaneye yatırılarak enerjik bir şekilde tedavi edilmelidir.
Tedavi amacıyla etkili antibiyotikler, çürüyen kemik ve kıkırdakların cerrahi yolla temizlenmesi ve hiperbarik oksijen tedavisi ( ayrıntılı bilgi için tıklayınız ) kullanılmaktadır. 09. KULAK MANTARINDAN BİR TÜRLÜ KURTULAMIYORUM NE YAPMALIYIM ?
Nemin olduğu yerde mantar eksik olmaz. Sıcak ve nemli yerlerden mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Örneğin Adana nemli havasından dolayı kulak mantarlarının çok sık görüldüğü yerlerin başında gelmektedir.
Kulağa su kaçırılmamalı ve kulak kurcalama alışkanlığı terk edilmelidir.
En iyi tedavi yöntemi KBB hastalıkları uzmanı tarafından kulağınızın sık sık temizlenmesi ve özel olarak hazırlanan bazı ilaçların kulağa sürülmesidir.
Şayet ayak parmaklarınızda mantar varsa mutlaka onun da tedavi olması gerekmektedir ( bazılarımız ayak parmakları ile oynayıp kulaklarını kaşır da ! )
Çok sık kulak mantarı gelişenlerde uzun süreli antibiyotik veya steroidli kulak damlalarının kullanılması ve şeker hastalığı gibi bağışıklık direncini bölgesel ya da sistemik olarak düşüren nedenler mutlak sorgulanmalıdır.
09a. ŞİDDETLİ BİR AĞRI İLE BERABER KULAK KEPÇESİNDE VE DIŞ KULAK YOLUNDA UÇUK ÇIKTI VE YÜZ FELCİ GEÇİRDİM, DUDAK VE AĞIZ ÇEVRESİNDE UÇUK ÇIKTIĞINI BİLİYORDUM DA, KULAKTA ÇIKANI İLK DEFA DUYUYORUM, BU DURUMU İZAH EDER MİSİNİZ ?
Uçuk “ Herpes Simplex “ denilen bir virus mikrobu tarafından
oluşturulur.
Sinir liflerini tutarak, buralara yerleşir ve sinirin yayıldığı bölgede huzursuzluk, karıncalanma, yanma ve ağrı hissine neden olur.
En çok dudak bölgesini tutmakla beraber, kulak ve cinsel organları da tutabilir.
Kulağı tuttuğunda bu hastalığa “ Ramsey – Hunt Sendromu “ denir.
Bu hastalıkta ( Ramsey Hunt Sendromu ) :
1. Kulak kepçesi ve dış kulak yolunda uçuk
2. Şiddetli kulak ağrısı
3. Yüz sinirini tuttuğu için ( çünkü yüz siniri orta kulak içinden geçer ) yüz felci
( ayrıntılı bilgi için tıklayınız )
4. İşitme ve denge sinirini tuttuğu için baş dönmesi, sinirsel tipte işitme azlığı ve çınlama görülür.
5. Hastalık geçse bile uzun süre kulakta ağrı hissedilebilir.
Tedavi:
İlaçla tedavi edilir. Yüksek dozda " steroid " ve " asiklovir " denilen virüse etkili bir çeşit ilaç kombine olarak kullanılır. İlk günlerde hastanın hastaneye yatırılması gerekebilir.
10. ÇOCUĞUM KULAĞINA YABANCI BİR CİSİM SOKARSA NE YAPMALIYIM ?
Bu duruma şirin ancak aynı zamanda yaramaz çocuklarda oldukça sık rastlıyoruz.
Boncuk, kalem ucu, oyuncak parçaları, kibrit çöpü, fasulye, nohut vs. gibi ne bulurlarsa kulaklarına sokmaktan büyük zevk duyarlar.
Öncelikle yapmanız gereken şey uzman hekime ulaşıncaya kadar yabancı cisimi kulaktan çıkarmaya çalışmamaktır. Dokunmak yasak ! aksi halde cismi daha ileriye itebilirsiniz.
Bazen kulaklara canlı böceklerin de kaçabileceğini unutmamak gerekir. Özellikle de kanatlı olan böcekler kanatlarını çırptıkça kulak zarına dokunduklarından çok şiddetli ağrılara neden olabilmektedir.
Kulağa canlı bir böcek girmiş ise onu bir kaşık suda boğmak ve hareketsiz bırakmak için zeytinyağı, kolonya, alkol, gliserin veya oksijenli su gibi sıvılardan herhangi birini derhal kulağa dökmek oldukça faydalı olacaktır. Baklagiller veya Çerezgiller ailesinden birisi kulağa girmişse ( mesela nohut, fasulye gibi ) su çekerek şişebilir ve çıkarması güç olabilir. Bu yüzden yabancı cismi çıkarmak için asla kulağı yıkamaya çalışmamak gerekir. Yukarıdaki önlemleri aldıktan sonra derhal vakit kaybetmeden bir KBB hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir.
11. KULAĞA KAÇAN HERHANGİ BİR YABANCI CİSİM BEYİNE GİDER Mİ?
Hayır gitmez, nihayetinde gidebileceği en son yer orta kulaktır.
( Dış kulak yolu > Kulak zarı > Orta kulak > İç kulak- iç kulak ile beyin arasında kemik bir duvar vardır- > Beyin.
12. KULAK KEPÇESİ TAMAMEN KOPTUĞUNDA İLK YARDIM OLARAK NELER YAPMAMIZ GEREKİR ?
Sinirli toplumlarda çok sık gördüğümüz, genellikle de sıkı bir kavga sırasında kulağın ısırılarak veya kesici bir aletle kesilmesi sonrasında gelişir. Trafik kazaları da diğer nedenler arasında sayılabilir. Kulak tamamen koptuğunda yapmamız gerekenler şunlardır :
Aslında uygulanacak yöntem sadece kulak için değil aynı zamanda vücudun diğer kopan parçaları içinde geçerlidir. En önemlisi kesilen parçanın hastaneye bir an önce yetiştirilmesidir. İlk 2 saat çok önemlidir, bu süre aşıldıkça yerine dikilen parçanın tutma şansı her geçen dakika daha da azalır.
a- Öncelikle düşen parçayı hemen alın, kirlenmesine mani olun, toz toprak içinde ise temiz bir su ile ovmadan yıkayın. b- Daha sonra kopan parçayı temiz bir naylon torbanın içine
koyun, ağzını kapayın.
c- Son olarak başka bir torbayı alın içini buzla doldurun, kopan parçanın olduğu torbayı ikinci torbanın içine koyun ağzını kapatın ve süratle hastaneye yetiştirin. Bu arada unutmadan soralım " İnsan ısırıklarının tükürükte bulunan mikroplardan dolayı, hayvan ısırıklarından daha tehlikeli olduğunu biliyor muydunuz ? "
13. KULAK ZARIM DELİK, KULAĞIMI KORUMAK İÇİN NE YAPMALIYIM ?
Kulak zarı iltihaplanmalar (zar veya orta kulak iltihapları ) ve travmalar ( Osmanlı tokadı, top çarpması, kulak üzerinden kuvvetli öpücükler, uçuş ve dalış sırasında yaşanan basınç dengesizlikleri vs gibi ) nedeniyle delinebilir.
Çoğu kendiliğinden veya tıbbi tedavi ile kapanmakla beraber, kapanmadığı durumlarda ameliyatla kapatılabilir.
Kesinlikle kulağa su kaçırmamak gerekir. Deniz, havuz ve banyoya girerken mutlaka kulak tıkaçlarını kullanmalısınız, pamuğa emdirilmiş vazelin veya eczanelerde hazır olarak satılan kulak tıkaçlarını bu amaçla kullanabilirsiniz.
Mümkün olduğunca bademcik iltihabı, nezle-grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından kendinizi korumanız gerekir. Çünkü boğaz ile orta kulak " östaki tüpü " denilen bir tüp aracılığı ile birbirleriyle bağlantılı olduğundan komşuluk yolu ile orta kulağınız iltihaplanabilir.
Kulak zarı delik olanlar çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa, gripten korunmak amacıyla her yıl Eylül ayında grip aşısı yaptırmaları faydalı olabilir.
Allerjik burun hastalığı mevcutsa mutlaka bu durum tedavi edilmelidir.
14. KULAĞIM AĞRIYOR ANCAK DOKTORUM KULAKLARIMIN TAMAMEN DOĞAL OLDUĞUNU SÖYLÜYOR, O HALDE NİÇİN KULAKTA AĞRI HİSSEDİYORUM ?
Buna yansıyan kulak ağrısı denir. Bademcik, farenjit, ağız içinde çıkan yaralar, diş çürükleri, çene eklemi, burun, sinüs, geniz iltihapları, burun kemiği eğrilikleri hatta mide ülserleri kulakta ağrı hissetmemize neden olabilir.
Yukarıda saydığımız hastalıkların meydana geldiği bölgelerin ağrı duyusunu taşıyan sinirler ile kulağın ağrı duyusunu taşıyan sinirler aynı sinirin dalları olabilir ya da bu bölgelere ait farklı sinirler arasında çeşitli seviyelerde birbirleriyle bağlantı söz konusu olabilir. Bu bağlantılar sayesinde bir yerde oluşan ağrı tamamen farklı bir bölgede aynen hissedilebilmektedir.
|