Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Şubat 13, 2012, 02:53:21 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Prostat kanseri sinsi bir hastalık  (Okunma Sayısı 226 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Ekim 04, 2007, 01:03:24 ÖS »

İSTANBUL - Erkeklerde en çok görülen kanser olan prostat kanserinde erken teşhis hayat kurtarır. Gelişmekte olan teknoloji küçük müdahaleler ve minimum yan etkilerle iyileşme sağlayabilmektedir.
Prostat kanseri de diğer kanser türleri gibi vücuttaki normal hücre büyümesinin bozularak sonuç olarak tümör adı verilen bir doku kitlesi oluşturması durumudur. Tam olarak sebebi bilinmese de, yaş, ırk ve genetik faktörlerin büyük rol oynadığı tespit edilmiştir.

Erken Teşhis Hayat Kurtarır!
Prostat kanseri erken safhasında teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalıktır. Henüz kapsül dışına yayılmamış ise kanserin yok edilmesi mümkündür. Bu nedenle, 45 yaşını aşan erkeklerin yılda bir kez prostat kontrolünden geçmesi çok büyük önem taşır.

PROSTAT KANSERİ NASIL BELİRLENİR?
Günümüzde doktorlar prostat kanserinin varlığını belirlemek üzere pek çok çeşit yöntem kullanmaktadır:
 Prostat kanserin belirlemede en sık kullanılan yöntem rektum incelemesi yoludur. Prostatı inceleme için hekim rektal tuÅŸe ile normal büyümesi ile kanseri kolayca ayırdedebilir.
 Dijital rektal muayene ile birlikte sıklıkla kullanılan baÅŸka bir iÅŸlem bir PSA testidir. (prostata özgü antijen PSA testi). Bu test vücutta prostat özgü antijen düzeylerini ölçer. Prostat hastalığının en erken evrelerinde bile, hastanın PSA düzeyi artmaya baÅŸlar ve bu test ile belirlenebilir. Bu da hekimin, hastada fizik muayene ile belirlenemeyecek deÄŸiÅŸiklikleri ortaya çıkarmasını saÄŸlamaktadır.
 Kanser olmayan durumlarda da PSA seviyeleri yükselebildiÄŸi için genellikle transrektal ultrasonografi (TRUS ) yapılması gerekmektedir. Bu iÅŸlem sırasında hekim, prostat görüntüsünü yansıtan acısız ses dalgaları üreten bir aleti rektuma yerleÅŸtirmektedir. Yansıyan ses dalgaları, daha sonra hekimin görebileceÄŸi bir televizyon ekranında bir görüntü haline dönüştürülür.
 Prostat kanserinden şüpheleniyorsa hekim, iÄŸne biyopsisi yoluyla ufak bir prostat dokusu örneÄŸi alabilir. Daha sonra doku örneÄŸi, kanser hücresi içerip içermediÄŸi belirlenmek üzere mikroskop altında incelenir. Bu, prostat kanserini kesin olarak teÅŸhis etmenin tek yoludur.

PROSTAT KANSERİ KLASİFİKASYONU
 Prostat Kanseri için 2 tip deÄŸerleme kullanılır: Skorlama ve Evreleri . Skorlama kanser hücrelerinin normal hücrelerle kıyaslandığında ne kadar farklı göründüğünü ortaya koyar. Tümör hücrelerinin ne kadar agresif olduÄŸunun bir göstergesidir. Genellikle 2’den 10’a kadar derecelendirilen Gleason skoru kullanılmaktadır. Bu deÄŸerlemede 2 en az agresif tümörü gösterir.
 Evreleri ise kanserin büyüklüğü ve lokasyonu ile ilgilidir. TNM-Tümör- Nodül- Metastaz evrelerinde N deÄŸeri etkilenmiÅŸ limp nodüllerini (0-3 arası) , M deÄŸeri ise tümörün uzak bir metastazının mevcudiyetini (0-1 arası) gösterir.

PROSTAT KANSERİNİN BAŞLICA TEDAVİ ALTERNATİFLERİ
Prostat kanserinin başlıca tedavi yöntemleri arasında:
1. RADİKAL PROSTATEKTOMİ
(Prostatın cerrahi olarak çıkartılması)
 Prostatın kapsülü ile birlikte cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Yüksek baÅŸarı oranı vardır. Ancak ÅŸu dezavantajları bulunur:
 Cinsel Fonksiyon kaybı yaratır.
 Ä°drar Kaçırma problemi yaratır.
 Uzun süreli hastanede yatış gerektirir.
 YaÅŸlı ve genel saÄŸlık durumu uygun olmayan hastalarda tolere edilemez
 Cerrahi ve ameliyata baÄŸlı riskleri vardır.

2. BRAKITERAPI - RADYOAKTİF KAYNAK İMPLANTLARI
Brakiterapi yöntemi, yaklaşık bir yıl boyunca prostat dokusunun ortasına yerleştirilen ve düşük dozda ışın veren iyot 125 radyoaktif kaynakları ile kanserli dokunun yavaş ve sürekli ışınlanması esasına dayanır. Uzmanlarca prostat kanserinin organa sınırlı evrelerinde, impotans ve idrar kaçırma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen komplikasyonlara daha az yol açtığı ve cerrahi tedaviye benzer anlamda başarı yüzdesi uzun takiplerle tespit edilmiş olan bir tedavidir.

Tedavi, kanser hücrelerinin radyasyona karşı normal hücrelerden daha fazla hassasiyet göstermesi esasına dayanır. Her biri 4,5 cm. uzunluğunda seedler çevrelerindeki dokuya belirli bir dozda radyasyon yayar. Bu seedleri belirli mesafelerde prostatın her tarafına yayarak, kanserli hücreleri yok etmek üzere tam gereken ölçülerde radyasyon ulaştırılmış olunur. Bu işlem doğrudan prostatın içerisinde gerçekleştirildiğinden çevredeki organ ve dokulara hiçbir zarar verilmemektedir. Bu işlem için bilgisayar bağlantılı 3 boyutlu özel bir ultrason kullanılır. Üroloji uzmanı ile radyasyon fizikçisi bir ekip olarak, bilgisayar tarafından işaretlenen tümörlü hücrelerin bulunduğu bölgelere seedleri yerleştirir. Tüm bu işlem yaklaşık 1 saat sürer. Hasta hemen akabinde normal hayatına devam eder.

Bu yöntem için uygun hasta seçimi büyük önem taşır.
3. RADYOTERAPİ
Hastaneye yatış gerektirmeyen, ancak oldukça uzun bir zamana yayılmış bir tedavidir. Vücuda giren radyasyonun yol açtığı yorgunluk, sık ve ağrılı idrar yapma, mide sistemlerinde etkilenme ve diare (ishal), kalın bağırsak iltihabı ve kanama en önemli yan etkileridir.

4. HORMON TEDAVİSİ
Tümörün prostat kapsülü dışına çıkarak tüm vücuda yayıldığı durumlarda kullanılabilir. Cerrahi olmayan bir yöntemdir. Erkeklik hormonunu baskılamak yolu ile tümörün gelişmesini engellemek amacındadır. Seksüel yaşamın sonlanması ve kardiyovasküler problem riski gibi yan etkileri vardır. Alışkanlıktan ötürü giderek etkisi azalır. Kesin tedavi eden bir metot değildir.

5. DİKKATLİ TAKİP (BEKLE-GÖR)
Tümörün tedavi edilmeden yakından takibidir.

UNUTMAYIN:
Prostat çok etkili şekilde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle kendisinde bazı değişikliklerden kuşkulanan bir erkeğin yapabileceği en büyük hata korkarak doktora gitmekten kaçınmak ve hastalığın zor tedavi edilir hale gelmesine neden olmaktır.40 yaş sonrası yıllık kontrollerinizi kesinlikle ihmal etmeyin. Unutmayın, prostat hastalıklarında erken teşhis tedavinize açılan kapı olacaktır.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Evde Bakım Hemşire Saglik gebelik Hemşireler Forumu Sa�l�k ve T�p
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.13 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!