Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Mart 22, 2010, 05:55:47 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gebelikte Cinsellik  (Okunma Sayısı 137 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Aralık 09, 2007, 01:24:50 ÖÖ »

De Lee, 1934' te yazdığı The Principles and Practice of Obstetrics adlı kitapta, gebelikte cinsel ilişkiyi yasaklamak için dört neden saymaktadır.

1. Düşük tehlikesi: Penisin servikse yapacağı etki ile oluşabilir
2. Sinirsel şok: Sinir enerjisine zaten çok yüklenilmiş olan kadında şok oluşabilir.
3. Hayvansal içgüdüyü izlemek: Hayvanlar içgüdüsel olarak gebelikte çiftleşme yapmazlar.
4. Enfeksiyon riski: Özellikle ilk üç ve son üç  ayda fazladır.

Bu öneriler yıllarca gebelikte cinsellik konusunda hekimlerin taşıdığı düşünceleri özetlemektedir. Prof. Dr. Åž. Çanga ve Prof. Dr. İ. Önder 1977 tarihli Propedötik(Kadın-DoÄŸum) adlı kitaplarında gebelik sırasında cinsel iliÅŸkinin sınırlandırılmasının doÄŸal olduÄŸunu, zaten gebede cinsel iliÅŸki arzusunun ileri derecede azaldığını, kadının bütün ruh ve hayal alemi ve organizasyonu ile kendini taşıdığı çocuÄŸuna verdiÄŸini belirtmektedirler. Yazarlar, öyküsünde mükerrer abortuslar bulunan kadınlarda cinsel iliÅŸkinin bütünüyle kesilmesi gereÄŸini vurgulayarak, bu kadınlarda iliÅŸkinin mekanik olarak ya da genital organlarda oluÅŸan  hiperemi nedeniyle abortuslara neden olabildiÄŸini söylemektedirler. Ayrıca doÄŸumun baÅŸlamasından  önce  yapılan cinsel iliÅŸkinin puerperal enfeksiyonlara zemin hazırladığı belirtilmiÅŸtir. Bu nedenle gebeliÄŸin ikinci ayından baÅŸlayarak cinsel iliÅŸkilerin ileri derecede sınırlanması ve doÄŸum öncesi 6 haftadan baÅŸlayarak bütünüyle kesilmesi önerisinde bulunulmuÅŸtur.
 Ek bir etmen olarak semende prostaglandinlerin varlığının gösterilmesi gebelikte cinsel iliÅŸkiyle ilgili sayılan yasaklayıcı nedenlere "prostaglandinler erken doÄŸumu baÅŸlatabilir" gerekçesinin de eklenmesine yol açmıştır.
 Yıllar boyunca gebelikte cinsellikle ilgili yaklaşımlar, bilimsel verilere dayanmaktan çok geleneÄŸe dayalı standartların sürdürülmesi biçiminde olmuÅŸtur. "Her gebe için uygundur" yaklaşımı bireysel ilgi deÄŸiÅŸkenliÄŸini, fiziksel rahatlığı ve olguların gerçek deneyimlerini dikkate almamaktadır. Hekimler ve saÄŸlık hizmeti veren diÄŸer çalışanlar bu konuda bilimsel verilere sahip oldukça, bebek bekleyen   Ã§iftlere yanlış bilgi gidiÅŸi azalacaktır.

Gebelikte Cinselliğin Fiziksel Yönleri
BilindiÄŸi gibi gebelikte belirgin fiziksel deÄŸiÅŸiklikler oluÅŸmaktadır. Gebelikteki normal fizyolojik deÄŸiÅŸiklikleri gözden geçirdiÄŸimizde bunların çoÄŸunun gebe kadının cinselliÄŸini dile getirmesini engellediÄŸi dikkati çeker. ÖrneÄŸin erken gebelikteki bulantı-kusmalar, gebenin sıklıkla hissettiÄŸi halsizlik ve yorgunluk olumsuz etmenlerdendir. Üçüncü üç aylık dönemde beden deÄŸiÅŸikliklerinin artmasının yanında öne çıkan  yorgunluk hissi nedeni ile kadın açısından cinselliÄŸin söylenmesi beceriksiz ve rahatsız edici durum alır.

Kadının arzu ettiği biçimde cinsel yanıt vermesini engelleyen diğer etkenler mide yanması, idrar yapma isteği, kabızlık, fetüsün hareketleri ve bel ağrısıdır.

GebeliÄŸin erken dönemlerinde hormonal ve damarsal deÄŸiÅŸikliklere baÄŸlı olarak memeler duyarlılaÅŸmıştır. Bu durum cinsel yakınlaÅŸmada olumsuz bir etken olabileceÄŸi gibi, ileri gebelik haftalarında orgazmla birlikte süt salınımının ortaya çıkabilmesi hem gebe hem de eÅŸi açısından rahatsızlık verici  bir durum yaratmaktadır.

 Gebelikteki genital organlardaki artmış angorjman durumu cinsel uyarı sonucu daha da belirginleÅŸir. Bunun sonucunda post koital kanamalar daha fazla görülecektir. Vazokonjesyonun  neden olduÄŸu dolgunluk hissi orgazmdan sonra da sürebilir ve rahatsız edici olabilir. Aynı biçimde vajinal salgılar da gebelikte artmıştır ve cinsel uyarılma ile çok daha belirgin olur.

Yapılan bir çalışmada gebelikte cinsel davranışlarını değiştirme gerekçeleri arasında kadınların %46'sı bedensel rahatsızlığı belirtmişlerdir.

Gebelikte Cinselliğin Psikolojik Yönleri
Cinsel istek ve cinsel işlev pek çok çevresel, kişiler arası ve kişinin kendine özgü etmenlerden etkilenmektedir. Cinsel performansı bilgisizlik, öfke, korku ve çeşitli olumsuz tutumlar değiştirebilir. Gebelikte gebe kadın ve eşi cinsel açıdan stres altındadır. Gebeliğin son üç ayı içinde kadında cinsel istek yitimi olduğu ortaya konulmuştur. Bir çalışmada gebe kadınların %23'ü cinsel aktivitede azalma nedeni olarak cinsel ilgide düşüklüğünü göstermişlerdir.

Gebelik, kadında daha önce ortaya çıkmamış olan psikolojik çatışmaları açığa çıkarabilir. Çocukluktan kalma kardeÅŸlerle ya da anneyle yaÅŸanan rekabet anımsamaları, diÅŸilik rolüne iliÅŸkin kendi çatışmaları, kendi bağımlılık  gereksinimine iliÅŸkin çatışmalar ve eÅŸine duyduÄŸu karşıt düşüncelerin tümü gebede sorunlar yaratabilir.

Erkeklerde de eşleri gebe iken cinsel ilişki için istekte azalma görülebilmektedir. Bunun bir nedeni, erkeğin gebeyi uygun olmayan bir cinsel arzu nesnesi olarak görmesidir. Erkekler bu dönemde çok güçlü duygular yaşayabilirler. En başta eve gelecek yeni konuk babanın erkekliğinin canlı bir kanıtı olacaktır. Gebenin ilgisi eşinden çok bebeğe yöneldikçe bir çeşit kıskançlık ortaya çıkacaktır.

Gebelik iki birey arasındaki cinsel yönden gelişmede bir basamaktır. Çiftin ilgi düzeyleri aynı değilse biri öbürünü "çok talep edici" ya da "çok reddedici" olarak algılayabilir. Bu zor dönemde hekimin yol göstericiliği çok yardımcı olacaktır.

Gebelikte kadın yaÅŸadığı bedensel deÄŸiÅŸiklikler sonucu "çekiciliÄŸini"  yitirdiÄŸini düşünebilir. Bu durumda erkek, eÅŸinin deÄŸiÅŸen fiziÄŸinden çok ona duyduÄŸu sevgiyi öne  çıkarmalıdır. Yoksa kadında eÅŸinin evlilik dışı iliÅŸkilere yöneldiÄŸi hissi doÄŸabilir.

Gebelikte cinsel iliÅŸkiyle ilgili olarak her iki eÅŸte koitus sonucu fetüsün zarar görebileceÄŸi korkusu olabilir. SaÄŸlık hizmeti verenler, eÄŸer gebelikte koitusun sakıncalı olabileceÄŸine iliÅŸkin kanıt yoksa, bu korkuları gerekli  açıklamalarla gidermelidirler.

Gebelikte Cinsel Etkinlik

Cinsel ilişki sıklığı:Bu konuda yapılmış çalışmalardan Masters ve Johnson' un çalışması ilk ve özellikle 3. ayda cinsel etkinlikte azalma olduğunu göstermektedir. Diğer 4 çalışma da gebeliğin sonlarına doğru cinsel etkinliğin azaldığını ortaya koymuştur. Örneğin bir çalışmada daha önce haftada 2-5 kez cinsel ilişki kuran çiftlerden gebeliğin ilk üç ayında cinsel etkinliklerini sürdürenlerin oranı %78 iken, 8. ayda %46'ya, 9. ayda ise %23'e düştüğü gösterilmiştir.

Cinsel ilgi ve orgazm: Nulliparlarda ilk üç ayda cinsel uyarılma ve performans etkinliÄŸinde azalmaya karşı, multiparlarda çok az deÄŸiÅŸiklik olduÄŸu;ikinci üç ayda ise cinsel uyarılma ve performansta her iki grupta da iyileÅŸme saptandığı ileri sürülmüştür. Üçüncü 3 ayda cinsel ilgide azalma olduÄŸu olguların çoÄŸu tarafından ileri sürülmüştür. Bir çalışmada birinci üç ayda %28 olan ilgi azalmasının 9. ayda %75' e çıktığı  görülmüştür.

Gebelikte orgazmla sonuçlanan koitus oranlarında giderek azalma olduÄŸu saptanmıştır. Ancak bir grup kadın gebeliÄŸin  tüm evrelerinde orgazm ÅŸiddetinde artma olduÄŸundan söz etmiÅŸtir. Genellikle gebeliÄŸi önlemeyi düşünmeksizin ya da gebe kalındığı bilindiÄŸi için oluÅŸan rahatlık duygusu bazı kadınlarda gebelikte cinselliÄŸi daha haz verici duruma getirebilir.

Koitus Dışı Davranış : Gebelikten önce koitus dışı davranışları (mastürbasyon, orogenital seks gibi) olan çiftlerin çoğunun gebelikte bu etkinlikleri terkettikleri görülmüştür.

Gebelikte cinsel etkinliÄŸin yerini alıp çiftin yakın birlikteliÄŸini sürdürecek aktiviteler bir çalışmada ele alınmıştır. Buna göre yalnızca el ele tutuÅŸmak gibi yakın bedensel temas bile bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Önemli olan çiftin bedensel ve duygusal birlikteliÄŸini   sürdürmesidir. Pek çok çift gebeliklerinde iliÅŸkilerine daha farklı açılardan bakabilmekte ve koitusa dayalı olmayan yöntemler geliÅŸtirebilmektedir.

Davranış DeÄŸiÅŸikliÄŸi : Gebelik ilerledikçe cinsel iliÅŸki pozisyonlarında da deÄŸiÅŸiklik olduÄŸu ortaya çıkmıştır. ÖrneÄŸin bir çalışma sonuçlarına göre, gebelik öncesi dönemde olguların %80 oranında kullandığı "erkek yukarıda" pozisyonu gebelikte önemli oranda terkedilmiÅŸtir. Üçüncü üç ayda  "yan-yana" pozisyonu ve "arkadan yaklaşımla vajinal giriÅŸ" pozisyonu daha çok kullanılan pozisyonlar olmuÅŸtur.

Gebelikler sırasında cinsel davranışlardaki deÄŸiÅŸikliÄŸin nedeni olarak kadınlar, %46 oranında bedensel rahatsızlığı, %27 bebeÄŸin zarar göreceÄŸi korkusunu,  %23 cinsel ilgi yitimini, %17 iliÅŸki sırasında gebeliÄŸin getirdiÄŸi "beceriksizliÄŸi", %8 hekimlerin önerilerini, %6 gebelik dışı nedenleri, %4 "çekiciliÄŸini yitirdiÄŸini", %1’i  de hekim dışı kiÅŸilerin önerilerini ileri sürmüşlerdir.

De Lee, 1934' te yazdığı The Principles and Practice of Obstetrics adlı kitapta, gebelikte cinsel ilişkiyi yasaklamak için dört neden saymaktadır.

DoÄŸum Sonu Cinsellik

Bebeğin doğumu çiftin ilişkisini değiştirecektir. Çocuk bakımı yorucudur, yalnızca fiziksel değil duygusal enerji harcamasına da yol açar. Bebek genellikle anne babaya yakındır. Çift, bebek yakındayken koitus yapmaktan çekinecek, ayrı bir odada ise "ya ağlamasını duymazsak" kaygısına kapılacaktır.

Bebeğin her ağlamasında süt emzirmenin önerilmesi bu bağlamda olumsuz bir etken olacağı gibi bebeğin ağlamasıyla angorje ve duyarlı olan memelerden süt salınımı olduğu görülecektir.

 Vajinal lübrikasyon (kayganlık) azaldığından disparonia ortaya çıkacaktır.

Doğum sonu dönemde 3-7 ay süreyle cinsellikte azalma bildirilmekte ise de loşianın azalmasıyla çoğu olgunun 2-4 hafta içinde cinsel etkinliğe başladığı anlaşılmaktadır. Bu kadar erken koital aktiviteye dönülmesi önemli komplikasyonlara yol açmamıştır. Ancak geleneksel olarak doğumdan sonra cinsel aktivitenin 6 haftalık lohusalık süresince ertelenmesi önerilmektedir. Bunun gerekçesi açık olan servikal kanaldan asendan yolla bir enfeksiyonun girişini önlemek ve vajinal-perineal dikişlerin açılmasına engel olmaktır. Bu dönemde perine cildi gergin ve duyarlıdır. Vajinadaki kayganlık eksikliğine karşı başlangıçta yapay bir kayganlaştırıcı yağ kullanılabilir. İlk birkaç hafta içinde cinsel ilişki dışı yakınlaşma cinsel etkinliğin sağlıklı bir biçimde yeniden yerleşmesinde çok yararlı olacaktır. Bazı kadınlarda doğum sonu dönemde depresif bir ruh durumu ortaya çıkabilir. Bu durum ayrıca tıbbi tedavi gerektirebilir.

BebeÄŸin her aÄŸlayışında gece ve gündüz yalnızca emzirmeyle beslenmesi durumunda ve doÄŸumdan bu yana 6 aydan az süre geçmiÅŸse, emzirme gebelikten korunmada oldukça etkili ancak geçici bir yöntemdir. Etkili korunmayı sürdürebilmek için adetler baÅŸlar baÅŸlamaz, emzirmelerin sıklığı ve süresi azaldığında, ek mamaya baÅŸlandığında ve bebek 6 aylık olduÄŸunda mutlaka güvenilir bir kontraseptif  yönteme geçilmelidir.

Çoğu kadın ve erkek vajinal doğumun vajinayı genişlettiğini düşünür. Ancak daha önce vajinal kaslar kullanılmadan hiç egzersiz yapılmadıysa belirli bir gevşeklik söz konusu olabilir. Dolayısıyla Kegel egzersizleri denilen perine ve vajen kaslarının kasılmasıyla yapılan egzersizler yararlı olur. Bu egzersizlerin temeli pubokoksigeus kasını kasıp gevşetmeye dayanır. Bu kas idrar yaparken tutmayı ve yeniden idrar yapmaya başlamayı sağlayan kastır.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!