|
angel
|
 |
« : Ekim 04, 2007, 01:20:58 ÖS » |
|
Meme kanserinin, 54 yaşın altındaki kadınlarda kanser ölümlerinin birinci nedeni olduğu bildirildi. Amerikan Kanser birliği verilerine göre 1999 yılında, bu ülkede 175.000’ in üzerinde kadının meme kanseri tanısı aldığını ve 43.300 kişinin bu hastalık yüzünden yaşamını yitirdiğini söyleyen Acıbadem Hastanesi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Meme kanseri tek başına kadınlarda görülen kanserlerin %29’undan sorumludur. Sağlıklı verileri olan ülkelerde her 8 kadından birinde, yaşamının herhangi bir zaman diliminde meme kanseri gelişmektedir. Son yıllarda daha erken tanı konulabilmesi, daha iyi sağ kalım oranları sağlıyor gibi gözükse de, meme kanseri 54 yaşın altındaki kadınlarda halen kanser ölümlerinin birinci nedeni, 54 yaşın üstü kadınlarda ise ikinci sıradaki nedendir. Tüm yaş grupları değerlendirildiğinde akciğer kanserinden sonra ölüme en sık neden olan ikinci kanserdir.” dedi. Her kadının meme kanseri için risk altında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çakmakçı, meme kanseri gelişme riskinin yaşla birlikte arttığına dikkati çekerek, “Ayrıca, diğer memesinde meme kanseri öyküsü ya da meme kanseri aile öyküsü olan kadınlarda meme kanseri gelişme riski daha yüksektir. Erken adet görme veya geç menopoza girme, ilk doğumun 30 yaşın üzerinde yapılması,uzun yıllar östrojen tedavisi, diyet ile fazla miktarda yağ alımı ve alkol kullanımı küçük oranlarda da olsa diğer risk faktörleri olarak belirlenmiştir.” dedi. Modern tıbbın sağladığı olanaklarla meme kanserinin, tedavi şansının en yüksek olduğu erken evresinde tanınabildiğini belirten Prof. Dr. Çakmakçı,“Ancak, bu olanaklar her zaman uygun olarak kullanılamadığı için istenen ve hedeflenen sonuçlar henüz elde edilememiştir.Bu konuda yapılan çalışmalar,birinci sırada yer alan nedenin,etkin tarama programlarının yapılamaması olduğunu göstermektedir.Tarama programlarındaki ilk sorun, hastalara ulaşmak ve uygun veri tabanı oluşturularak bu hastaların gerekli incelemelerinin ve kontrollerinin yapılmasını sağlayamamaktır.İkinci ana sorun, kullanılacak yöntemin/yöntemlerin seçiminin doğru planlanamamasıdır. Üçüncü sorun da kullanılan yöntemin yalancı negatif ve pozitif oranlarının bilgi ve birikim eksikliği nedeniyle kabul edilebilir sınırların üzerinde olmasıdır. Bugüne kadar meme kanseri tanısı sadece memede kitle veya ağrı nedeniyle doktora başvuran hastalarda yapılan değerlendirmeler sonucunda konulabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Çakmakçı, “Ancak bu yöntemle kanser ileri evrelerde yakalanmakta ve tedavi başarı şansı düşmekte-dir.Erken tanı için 40 yaş üzerindeki kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerekir. Ayrıca hastanelere meme hastalıkları ve menopoz gibi yakınmalarla başvuran kadınların Acıbadem Hastanesi’nde olduğu gibi tek bir merkezde değerlendirilmesi gerekir.” diye konuştu.
|