|
hemsireler
|
 |
« : Ocak 16, 2008, 11:51:18 ÖS » |
|
Doç.Dr.Aytolan YILDIRIM İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale H.Y.O Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı
Yeni Türk Ceza Kanunu, hekim ve diğer sağlık çalışanlarının cezai sorumlulukları açısından önemli değişiklikleri içeriyor. Meslek odaları ve özellikle TTB , yeni TCK’nın hekimleri hangi boyutta etkileyeceği yönünde açıklamalarını çeşitli platformlarda üyeleri ile tartıştı. Yeni TCK’nın sağlık hizmetlerinin verildiği tüm alanlarda hekimle birlikte çalışan hemşireleri ne şekilde etkileyeceğinin belirlenmesi ise konunun yürürlükteki meslek yasası, yönetmelikler ve uygulama örnekleri ile birlikte ele alınmasını ve tartışılmasını gerektirmektedir. Çünkü hemşirelik, sağlık meslekleri içinde eğitim, statü, görev yetki ve sorumluluklar açısından en karmaşık yapıya sahip bir disiplindir. Hemşireliğin içinde bulunduğu karmaşa ve belirsizlikler açıklığa kavuşturulmadan, cezai sorumlulukları hakkında görüş belirtmek hem karar vericiler hemde meslek üyeleri tarafından oldukça zordur. Örneğin ülkemizde hekim istemi doğrultusunda tedaviyi uygulamak ve hasta bireyin hemşirelik bakım gereksinimlerini karşılamaktan sorumlu olan hemşirelerin eğitimi standart değildir.Lise düzeyinde bir eğitimle hemşire ünvanını alanlarla, üniversite bünyesinde yüksek eğitim programları ile meslek formasyonu kazanan kişiler, bu bilgi ve donanım farklılıkları içinde, cezai sorumluluklar açısından nasıl eşit statüde sayılacaklar ? Yürürlükteki yasa ve yönetmeliklerde, hemşirelik işlevleri eğitim düzeyine göre tanımlanmamıştır. Bu durum uygulama alanlarında da aynı şekilde sürdürülmekte ve farklı eğitim düzeyinde hemşireler aynı ünvanla aynı işlerden sorumlu tutulmaktadırlar. Bireyin sağlık bakım gereksinimlerinin karşılanması, hemşireye teknik becerinin ilerisinde, uygulamamalarına ilişkin yargılama, değerlendirme, hesap sorma ve hesap verebilme gibi önemli profesyonel sorumluluklar yükler. Bu sorumluluklar iyi eğitilmiş, donanımlı hemşirelerin üstesinden gelebileceği bir durumdur. Ancak ülkemizde henüz bu anlamda hemşirelik hizmetlerinin kimler tarafından verilebileceği konusu yasal güvence ile açıklanmamamıştır Sağlık bakım hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu disiplinler içinde hemşireler, sistemin temel işgücünü oluşturan vazgeçilmez unsurlarından biri olarak kabul edilirler.Tam zamanlı bir hizmet gerektiren hastanelerde, hasta ile en uzun süreli karşı karşıya kalan meslek üyeleri hemşirelerdir.24 saatlik sürenin ilk sekiz saati diğer sağlık disiplinleri ile paylaşılırken, ikinci ve üçüncü sekiz saatler çoğu kez tek başına geçirilir.Bu süre içinde öncelikli olarak hastanın tedavi ve bakımına ilişkin planlanan işlevler yerine getirilmeye çalışılır. Günümüzde tıp, hemşirelik ve sağlık teknolojisindeki değişimlere paralel olarak, rol ve işlevlerinde önemli gelişmeler sağlanmasına karşın, hemşirelerin mesleki uygulamalarını belirleyen 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu 1954 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 50 yıl öncesinde yasada belirlenen görev yetki ve sorumluluklarla karşılanabilen sağlık sorunlarının niteliği ile birlikte hemşirelik uygulamalarının içeriği de değişmiştir. Günümüzde yasa içinde tanımlanmamış çeşitli rol ve işlevlerin uygulanması esnasında oluşan suç yada kusurların değerlendirilmesi neye göre yapılacaktır? Diğer yandan hizmetin dayandığı esaslar ; yasalara uygun ve yönetmeliklerde belirtilmiş biçimde olmasına, çalışanın meslek anlayışının getirdiği insiyatifi kullanabilmesine ve diğer hizmet birimlerince de aynı davranışı bekleyen bir ekip çalışması halinde yapılmasına dayanır. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda çalışan hemşirelerin, 13. Ocak. 1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 499 sayılı Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde belirlenen sorumlulukları, 6283 sayılı Hemşirelik Kanununda tanımlanan görev yetkileri ile de tam olarak örtüşmemektedir.Bu ve benzeri nedenlerle, Yeni TCK’ da hemşirelerin hangi cezai yükümlülüklerin altında olduklarının, ilgili maddelerin günümüzdeki karşılıkları ile birlikte ele alınarak açıklanmasına gereksinim doğmaktadır.. Yeni Türk Ceza Kanunu ile hekimlik mesleğine yönelik duyulan kaygılar, diğer sağlık çalışanları ve özellikle sağlık ekibi içinde hekimle yakın işbirliği içinde hizmetlerini uygulayan hemşireler içinde aynı ölçüde geçerli olduğunu söylemek mümkün. Bu anlayış içinde değerlendirildiğinde hemşirelerin, uygulamalarının kapsamı ve sınırlarının belirsizliğinden kaynaklanan sıkıntıları hukuksal boyutta da yaşayacakları anlaşılmaktadır. Bu sıkıntıya neden olacağı düşünülen Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri aşağıda tartışılmaya çalışılacaktır.
|