Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Kasım 21, 2008, 06:13:28 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ÅžiÅŸmanlık-Obezite  (Okunma Sayısı 62 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Kasım 03, 2007, 12:16:05 ÖÖ »


Genel Bilgi

Vücut yağ oranın artmasına şişmanlık diyoruz.Vücut yağı normal erkeklerde ağırlığın %15-18’ini Kadınlarda %20-25’ini oluşturur.Erkeklerde bu oran %25’i kadınlarda ise %35’i geçerse şişmanlık oluşur. Çocuklarda ise boy-kilo cetveline göre 95 persentilin üzerine çıkması durumunda şişmanlıktan bahsedilir

Toplumda Görülme Sıklığı

Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında şişmanlığın KÜRESEL BİR EPİDEMİ halini aldığını ve mutlaka Tedavi Edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir.Sıklılığı giderek artmaktadır.Şişmanlık ateroskleroz veya damar sertliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı ve kan yağlarında yükseklik ve birçok yandaş hastalığın ortaya çıkmasına neden olması nedeniyle büyük önem arz eder. Kilo vermekle bu hastalıkların azalması veya düzelmesi sağlandığı için mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

İngiltere’de %8-%17, A.B.D’de %33, Türkiye’de ise erkeklerde %10-15, kadınlarda %30 oranında şişmanlık vardır. 1990 yılında yapılan araştırmalarda erkeklerde %9 kadınlarda %24 oranında bulunmuştu. Neredeyse kadınlarda şişmanlık %65 oranında erkeklerde de %30 oranında artış göstermiştir.

Almanya’da yaşayan Türklerde 1997 yılında Giessen’de yapılan bir araştırmada Erkeklerde %21.4, Kadınlarda ise % 47.6 oranında bulunmuştur. Bu hayli yüksek bir orandır.

Şişmanlığın giderek artmasının nedeni fizik aktivitenin azalması veya hareketsizliğin giderek artması, BESLENME ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞMEYE: lezzetli ve yağ içeriği yüksek gıdalarla beslenme, fast food türü gıdalarla beslenmenin artmasına bağlanmaktadır.

Şişmanlık Kimlerde Daha Sık Görülür?

Endüstrileşmiş, gelişmiş ülkelerde daha sıktır

Şehirlerde köylere göre daha sıktır

Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür

Kısa ve orta boylularda daha sık görülür.

Yaş arttıkça şişmanlık artar.

Şişmanlık İçin Risk Faktörleri Nelerdir?
Hangi Durumlar Şişmanlık Artışına Neden Olur?

Fizik aktivite azlığı, Hareketsizlik

Beslenme alışkanlıkları yada yağlı yiyeceklerle baslenme, aşırı yemek yeme

YaÅŸ ile birlikte artma

Kadınlarda erkeklere göre sık (doğumda alınan kilolar)

Doğum sayısı

Evlilik sonrası

Sigara bırakanlarda

Alkol alanlarda

Şişmanlık Neden Oluşur?

Harcadığınızdan fazla kalori alınması durumunda alınan fazla enerji vücutta yağ olarak depolanarak şişmanlığa neden olur.Şişmanlığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin ve psikolojik durumun önemli etkisi vardır.

Şişmanlığa neden olan durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

Alınan bazı ilaçlar ve hormonlar: Kortizon kullanımı veya psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar

Beslenme alışkanlıkları:Sık yemek yeme, aşırı yeme, Yağlı yemek yeme ve ihtiyaçtan fazla kalori almak

Hormon hastalıkları: Cushing sendromu denilen böbrek üstü bezi hastalığı

a) Hipotiroidi-Tiroid bezi çalışmamsı
b) Polikistik over sendromu-Yumurtalıkta kist  olması
c) GH yetmezliği-Büyüme hormonu yetmezliği
d) Hipogonadizm- seks hormon azlığı
 

Sosyoekonomik ve Psikolojik faktörler:

Genetik faktörler

Hareketsiz yaÅŸam

Şişmanlıkta Genetik Faktörler-Kalıtımın Rolü

Yapılan çalışmalar şişmanlık oluşumunda kalıtım veya genetik faktörlerin % 25-40 oranında rol oynadığını göstermiştir.Şişman kişilerin çocuklarında şişman olmayanlara göre şişmanlık görülmesi 2-3 kat fazladır.Anne ve babanın her ikisinin şişman olması durumunda çocuklarının %80’ ni erişkin yaşta şişmanlık gelişir.Anne veya babadan biri şişman ise %40, her ikisi normal kilolu ise %10 oranında, çocukluk çağında (3-10 yaş arası) aşırı kilolu olan çocukların %50 sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır.

Şişmanlığın genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır. Toplumda sık görülen şişmanlığı ortaya çıkaran birçok genetik bozukluk vardır. Tek bir gen değil birçok gen bozukluğu şişmanlık nedenidir. Fransa ve Almanya da şişman ailelerde yapılan çalışmalarda 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu alandaki genlerin incelenmesi ile şişmanlığa neden olan genler daha iyi ortaya çıkarılabilecektir. Bunun yanında tek gen bozukluğuna bağlı şişmanlıklar da vardır. Ancak bunlar toplumda nadir görülürler.

Şişmanlığın Neden Olduğu Hastalıklar

Hipertansiyon-Tansiyon yüksekliği

Diabetes Mellitus-Şeker hastalığı

Kalp hastalıkları

Safra kesesi taşı

Karaciğer yağlanması

Artroz

Reflü özofajit

Gut-Ürik asit artışı

Kanser sıklığında artış (Kadınlarda meme, rahim ve safra kesei kanseri, erkeklerde kolon-kalın barsak ve prostat kanseri artar)

Adet görme bozuklukları, polikistik over

Psikolojik bozukluklar-Aşağılık duygusu, kendine güven azalması, sosyal yaşamdan uzaklaşma

Felç-inme sıklığı artar

Uyku apnesi sıktır

Kadınlarda tüylenme-Hirsütizm

Şişmanlık Nasıl Teşhis Edilir?

Şişmanlık teşhisi için vücut kitle indeksini kullanıyoruz. Bu kilogram olarak vucut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile bulunmaktadır. VKİ 25 Kg/m2 den az ise sağlıklı, 25-30 arası ise aşırı kilolu, 30 dan fazla ise şişman, 40 dan fazla ise aşırı şişman veya ölümcül şişman olarak tanımlamaktayız. Ayrıca vücut ağırlığının ideal ağırlığa göre %120 artmasına şişmanlık diyoruz.

Şişmanlığın Tipleri Var mıdır?

Şişmanlık erkek tipi şişmanlık ve kadın tipi şişmanlık olarak ikiye ayrılabilir. Yağların karında ve iç organlarda toplandığı şişmanlığa erkek tipi şişmanlık veya Elma tipi şişmanlık diyoruz. Bu vücudun üst yarısı şişmanlığıdır. Yağların kalça veya uylukta toplanmasına ise kadın tipi şişmanlık veya armut tipi şişmanlık adını veriyoruz. Bunlardan elma tipi veya erkek tipi dediğimiz şişmanlık sağlık açısından daha tehlikelidir. Bu tip şişmanlarda kalb hastalığı, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik daha sık görülür ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Bu tip şişmanlığı anlayabilmek için bel çevresi ölçümü yapmaktayız. Bel çevresi göbek hizasından yapılan bel ölçümüdür ve bu erkeklerde 102 cm ve kadınlarda 88 cm den fazla olursa risk taşır.

Ayrıca Çocukluk tipi şişmanlık ve erişkin tipi şişmanlık vardır. Çocuklukta oluşan şişmanlık yağ hücre sayısının artması ile karakterize iken erişkinlerdeki şişmanlık her bir yağ hücresinin sayı artmadan hacminin artması ile karakterizedir.

Kilo Vermenin Faydaları

Kalb hastalığı oluşma riski azalır

Yüksek kan basıncı azalır

Yüksek kan şekeri düzelir

Yağlı karaciğer düzelir

Uyku apnesi düzelir

Kan yağları düzelir.

Şişmanlığın Tedavisi

Diyet

Egzersiz

Davranış tedavisi

İlaç tedavisi

Cerrahi tedavi

Türk Obezlerde Yapılan Genetik Tarama Sonuçları: "Türk Obezite Genom Projesi"

Türk Obezite Genom Projesi 1997 yılında başlamış ve ilk aşamada Türk obezlerde beta3 adrenerjik reseptör, uncoupling protein-1 ve lipoprotein lipaz gen polimorfizmini ve metabolik komplikasyonlarla ilişkisini araştırmayı hedeflemiştir. Bulgularımız ‘’ International Journal of Obesity’’ dergisinde 2000 yılında yayınlanmıştır. Bu araştırma sırasında akraba evliliklerinin çok sık olduğu bir Türk ailesinde leptin gen mutasyonu saptanmış ve ‘’Nature Genetics ‘’ dergisinde 1998 yılında yayınlanmıştır. Daha sonra leptin yetmezlikli bu ailede saptanan endokrinolojik ve metabolik anormallikler 1999 yılında ‘’Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism’’ dergisinde yayınlanmıştır. Bu çalışma TÜBİTAK 2001 Türkiye Tıp Araştırma ödülü almıştır. Bu aile DÜNYADA erişkin yaşta olan hastaları kapsamaktadır. Dünyada leptin gen mutasyonlu olarak sadece ingilterede 2 çocuk vardır. Bir de bizim Türk ailemiz vardır. Son olarak da otozomal dominant geçişli obez hastalarda ve ailelerinde melanocortin 4 reseptör (MCR4) gen mutasyon araştırmamız sonucunda şimdiye kadar taradığımız 40 obez hastanın birinde daha önce saptanmamış orijinal bir mutasyon saptadık ve bu çalışmamız Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism dergisinin 2001 Temmuz sayısında yayınlandı.

Bu makalede yukarıda belirtilen çalışmalardan çıkarılan sonuçları özet halinde aşağıda bulabilirsiniz.

Obezite ve Genetik

Epidemiyolojik çalışmalar vücut ağırlığındaki %30-70 oranındaki varyasyonların genetik faktörlere bağlı olduğunu göstermiştir. Obezite multifaktöryel bir hastalık olup hem genetik hem de çevresel komponentleri vardır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda monogenik sendromlar dışında mutlaka obezite ile sonuçlanan tek bir genetik defekt veya mutasyon ortaya konamamıştır. Bir kısım obeziteye eğilim yaratan gen varyantları saptanmışsa da bunlar obezite gelişimi için yeterli değildir. Çalışmalar obezitede genetik katkının %25-40 oranında olduğunu göstermiştir.

Anne ve babası obez olan çocukların % 25’i obezdir. %25-35 obez olgunun ise ailesi normaldir. Obez bir kişinin çocuklarının obez olma olasılığı obez olmayan bir kişiye göre 2-3 kat daha fazladır. İnsan obezitesine neden olan major genler henüz bilinmemektedir. Genome wide scan denen gen taramaları çeşitli obez populasyonlarda devam etmektedir. Bu taramalarda Quantative Trait Locus (QTL) denen kromozom bölgeleri saptanmaktadır. Bugüne kadar 5 grup genom taramasını tamamlamıştır. Bölgesel mapping ve gen tanımlamaları henüz tamamlanmamıştır. Bu alanlar çok büyük alanlar olup ileri çalışmalar gerekmektedir.

Fransız hastalarda yapılan bir taramada 10p deki bir lokusun obezite geliÅŸimi için önemli olduÄŸu gösterilmiÅŸtir.  Alman obez çocuklarda yapılan çalışmalar da bu bulguyu desteklemiÅŸtir. Bu sonuçlar 10 nolu kromozomun sentromerine yakın bir alanın obeziteye neden olan major bir alan olduÄŸunu göstermektedir. 10p lokusunun Fransız populasyonundaki obezitenin % 21-36 sından sorumlu olduÄŸu gösterilmiÅŸtir. Bu alanlardaki genlerin tanımlanması ve bu farklı loküslerin birbiriyle nasıl etkileÅŸerek obezite gibi kompleks bir fenotipe yol açtığını saptamak ilginç olacaktır. Obezite ili iliÅŸkili (İ) olan veya birliktelik (B) gösteren genler Tablo 2 de verilmiÅŸtir.

Tablo2. Obeziteye neden olabilecek genler

 b3-AR (B)

Lipoprotein Lipaz (B)

Apolipoprotein D (B)

Apo B (B)

LDL Reseptör(B)

Dopamin Reseptör D2 (B)

İnsulin Gen (B)

TNF (İ)

UCP1 (B)

UCP2 (İ)

Acyl Carrier Protein-1 (İ)

Adenozin Deaminaz Gen (İ)

Ob Gen (İ)

IRS-1 (B)

ADD-1/SREBP-1c

 

Obezite ile birlikte olan sendromlar ise Tablo 3. de verilmiÅŸtir.

Tablo 3. Obezite ile birlikte olan sendromlar

Bardet- Biedl

Prader –Willi

Laurence-Moon

Biemond Sendrom II

Alstrom

Cohen

Albright hertediter osteodistrofi

 

Tek gen mutasyonuna bağlı obezite Tablo 4 de verilen genlerde saptanmıştır.

Tablo 4. Obeziteye Neden Olan Tek Gen Mutasyonları

Leptin(LEP)

Leptin reseptör (LEPR)

Prohormon konvertaz 11 (PC1)

Pro-opiomelanokortin(POMC) geni

Peroxisome proliferatör aktivated reseptör gama 2 (PPAR)

Melanokortin 4 reseptör gen (MC4-R)

Obezite hipertansiyon, hipertrigliseridemi, hiperglisemi ve insülin rezistansı gibi çeşitli metabolik komplikasyonların önemli bir nedenidir (1). Metabolik hastalıklar kompleks multifaktöryel bir geçiş gösterirler.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!