|
hemsireler
|
 |
« : Ekim 06, 2007, 01:28:57 ÖS » |
|
İSTANBUL - Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla dernek merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı (TKD) Prof. Dr. Çetin Erol, hipertansiyonun ciddi ve önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret ederek, dünyada 1,5 milyar, Türkiye’de ise 12-13 milyon yetişkinin hipertansiyon hastası olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erol, “Türkiye’de her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastası. Ancak erişkin nüfusun yüzde 50’si hipertansiyon hastası olduğunu bilmiyor. Dünyada da bu oran aynı” dedi.
Bir numaralı ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarında hipertansiyonun en önemli risk faktörü olduğunu ifade eden Erol, hastalığın tanınması, iyi kontrol altına alınması ve tedavinin hayat boyu devam ettirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
TKD Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Aytaç Öncül de hipertansiyondan korunmak için, “düzenli egzersiz yapılması, sofrada tuzluk bulundurulmaması, sebze meyve ağırlıklı beslenilmesi, alkol alınmaması ya da sınırlandırılması ve kilonun korunması” önerilerinde bulundu.
Öncül, sarımsak dahil hiçbir gıdanın ilaç yerine geçemeyeceğini, sarımsağın bir tedavi metodu olamayacağını, ancak psikolojik etkisinin bulunduğunu savundu.
Öncül, çocuk doktorlarının yılda 1-2 kez çocukların kan basıncına bakmaları, erişkinlerin de yılda 1-2 kez düzenli olarak tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiğini bildirdi.
KADIN “GÜN”LERİNE DİKKAT TKD Üyesi Doç. Dr. Bengi Yaymacı da kilo artışının hipertansiyon ile mücadelede ciddi bir problem yarattığını ifade ederek, Türkiye’de özellikle kadınlarda obezite oranında artış görüldüğünü belirtti.
Ev kadınlarının kendi aralarında düzenlediği “gün” gibi sosyal faaliyetlerin obeziteyi tetiklediğini ileri süren Yaymacı, şunları kaydetti: “Genel olarak obezite, çalışmayan hanımlarda biraz daha fazla. Ev işi yapmak çok fazla kalori kaybına neden olmuyor. Ev hanımları bu günleri ‘Onun gününde şu kadar, benim günümde bu kadar yiyecek vardı’ şeklinde bir yarış haline getirmesinler. Yiyecek miktarını kısıtlayıp, sebze meyve ağırlıklı şeyler hazırlasınlar.”
|