|
hemsireler
|
 |
« : Ekim 07, 2007, 06:03:04 ÖS » |
|
EDİRNE - Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, rahim ağzı kanserinin büyük bir kısmından sorumlu olan HPV’nin, cinsel ilişki yoluyla bulaştığını söyledi.Özellikle 2 tür HPV’nin rahim ağzı kanserinin yüzde 70’inden sorumlu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, “Türkiye’de her yıl 1300 kadında rahim ağzı kanseri görülmektedir. Bu kanser, yılda 500 bin hasta ve yüzde 50 oranıyla kadınlarda ikinci en çok görülen kanserdir” dedi.
Kadınlarda pap test denilen bir tetkikin bu mikrobun alınıp alınmadığını belirlediğini bildiren Prof. Dr. Yorulmaz, erkekler için ise bir test olmadığını belirtti. Bu mikrobu taşıyan birçok insanda hiçbir belirti olmamasına rağmen, mikrobu bulaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, nadiren bu mikrobu taşıyan annelerden bebeklerine mikrobun geçebildiğini ve mikrobun bebeğin boğazında siğillere yol açabildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Yorulmaz, 50 yaş civarındaki kadınların yüzde 80’inin bu mikropla karşılaştığını belirterek, şunları kaydetti: “Her yıl ABD’de 6.2 milyon kişi bu mikropla karşılaşmakta, her yıl 10 bin 500 kişi kadar kadında rahim ağzı kanseri ortaya çıkmakta ve 4 bini ölmektedir. HPV için bir tedavi yoktur. Tedavi sadece siğiller ve kanser olabilecek cilt değişiklikleri için uygulanmaktadır. Tek eşli olmak, cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak ve HPV aşısı olmak bu hastalıktan kesin koruma sağlayabilmektedir.”
AŞIYLA KORUNMA YOLLARI Rahim ağzı kanseri aşısının rahim ağzı kanserine en çok yol açan HPV türlerine karşı hazırlanmış bir aşı olduğunu bildiren Prof. Dr. Yorulmaz, aşının 3 doz olarak uygulandığını söyledi. Aşının bebeğe etkileri konusunda henüz yeterli bir bilgi olmadığı için gebelere tavsiye edilmediğini belirten Prof. Dr. Yorulmaz, “Aşının bu güne kadar ciddi bir yan etkisi görülmemiştir. Çok yüksek düzeyde etkili olan bu aşıyı yaptırmak, kişinin kendi tercihine bağlıdır” dedi. Aşının erkeklerdeki etkinliğine ait henüz yeterli bir bilgi olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, aşının alınmış virüs ya da yol açtığı siğil gibi sorunları tedavi edici etkisi olmadığını bildirdi.
Aşının yapıldıktan 5 yıl sonra koruyuculuğunun devam ettiğinin belirlendiğini belirten Prof. Dr. Yorulmaz, şöyle konuştu: “Ancak bu korumanın ne kadar sürdüğü konusunda bugün için daha fazla bilgi yoktur. Aşı yapılmadan önce herhangi bir tetkik gerekmemektedir. Aşı yapıldıktan sonra da kanser konusunda taramalara devam edilmesinde yarar vardır. Çünkü aşı rahim ağzı kanserinden yüzde 100 koruma sağlamamaktadır. Aşı halen çoğu gelişmiş olan 46 ülkede onaylanmış ve İtalya’da 12 yaşındaki kız çocuklara ücretsiz yapılması kararı alınmıştır
|