|
hemsireler
|
 |
« : Ocak 26, 2008, 06:12:00 ÖS » |
|
Deneysel yöntemler sonucunda elde edilen veriler, sayısal ifadelere dönüştürülür. Deneysel veriler, sayısal ifadelere dönüştürülerek yorumlanma-dıkça bir anlam ifade etmez. Elde edilen sayısal bilgilerin ne anlama geldiğini bulmak için istatistiksel yöntemlerden yararlanılır. Bir bilim, ölçme yaptığı ve matematiği kullandığı oranda değer kazanır. Psikolojide istatistik aracılığıyla ölçme ve değerlendirme yapılmasının nedeni, bireylerin farklı oluşlarıdır. Örneğin, bütün insanların zekâ puanları aynı değildir. İnsanlar birçok bakımdan birbirlerinden farklıdır. Genellikle psikoloji araştırmalarında çalışan psikologlar, iki yöntemden birini kullanarak elde ettikleri puanları değerlendirirler: 1. Farkların önem derecesini inceleme, 2. Korelasyon. Farkların önem derecesini inceleme: Bireyler; büyüme, gelişme, zekâ, güdülenme ve öğrenme gibi konularda birbirlerinden farklılıklar gösterirler. Örneğin, lise ikinci sınıf öğrencileri üzerinde bir araştırma yapalım. Araştırmamızın hipotezi şu olsun: "Edebiyat dersinde kız öğrenciler erkeklerden daha başarılıdır." Bu hipotezin doğru olup olmadığını araştırmak için öğrencilerin edebiyat dersi sınavlarından aldığı notlar, bazı istatistiksel işlemler uygulanarak karşılaştırılır. Kızlarla erkeklerin notları farklı çıkmışsa bu farkın ne derece önemli olduğuna bakılır. Elde edilen sonuca göre, edebiyat dersinde kızların erkeklerden daha başarılı olup olmadığı söylenebilir. Korelasyon (Bağıntı): İki dizi puan ya da ölçüm arasındaki karşılıklı ilişki korelasyon olarak tanımlanır. Örneğin, zekâ testinde elde edilen puanla okul başarısı arasında bir ilişki olup olmadığı korelasyon yöntemiyle belirlenebilir. Olaylar birbirine bazen çok, bazen az bağlı olur. Bazen bir olaydaki artış, başka bir olaydaki artışla ya da azalışla birlikte gidebilir. Bazen de değişkenler arasında hiçbir bağıntı olmayabilir. Bütün bu bağıntılar +1 ile -1 değerleri arasında yer alır ve korelasyon kat sayısı ile ifade edilir. İki değişkenden birinin değeri arttıkça diğerininki de artıyorsa bu durum pozitif bir bağıntıyı gösterir. Örneğin, tekrarlama sayısıyla öğrenme arasında pozitif bir korelasyon vardır. Korelasyon kat sayısı O'dan +l'e doğrudur. İki değişkenden birinin değeri arttıkça diğerininki azalıyorsa bu durum negatif bir bağıntıyı gösterir. Örneğin, az uyumakla başarılı olmak arasında negatif bir korelasyon vardır. Korelasyon kat sayısı O'dan -l'e doğrudur. İki değişken arasında hiçbir bağıntı yoksa korelasyon kat sayısı O'dır. Örneğin; şişman olmakla başkaları üzerinde egemen olmak arasında hiçbir bağıntı yoktur.
|