|
hemsireler
|
 |
« : Ocak 30, 2008, 09:56:29 ÖÖ » |
|
Bilinç, insanın dış ve iç dünyasına ilişkin olarak edindiği bilginin açık seçikliğine ve duruluğuna göre belli basamaklara ayrılır. İçten ve dıştan gelen uyaranların çoğalması, şiddetlerinin artması, ağsı ya¬pıda iletimi azaltan ya da çoğaltan tüm etkenler, değişik bilinç durumlarının ortaya çıkmasına neden olur. Normal bilinç durumunda bilinç uyanık ve açıktır. Uyanık ya da açık bilinç, davranışların amaca yönelik, anlamlı ve etkili olabilmesi; uyaranlara çabuk ve doğru yanıt verilmesi durumudur. Başka bir deyişle uyaranlara karşı çabuk, doğru ve kolay tepki verilmesini; çevreye en doğru ve iyi uyumu; davramsın amaca yönelik, anlamlı ve etkin olmasını uyanık bilinç durumu sağ¬lar. Uyanık bilinç durumu, yoğun duygu ve heyecan durumlarında aşırı uya¬nıklık durumuna dönüşür. İnsanda aşırı canlılık ve uyanıklık olmasına karşın, gelen uyaranlara karşı tepki kontrol edilemez, yerinde ve gerekli bir tepki gösterilemez. Davranışlar amaca yönelik, anlamlı ve etkin değildir. Çevreye uyum bozulur. Uyku durumunda bilinç fizyolojik olarak ortadan kalkar. Uykudan uyanır¬ken bilincin yavaş yavaş açıldığını, canlının kendisi ve çevresini fark etmeye başladığını görürüz. Nörofizyoloji dalında yapılan çeşitli araştırmalar beyin işlevlerinin yerleri, beyin dalgalarının ölçülmesi ve anlamları, bilinçlilik durumu konularında ay¬dınlatıcı bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır.
|