|
hemsireler
|
 |
« : Ocak 30, 2008, 10:19:02 ÖÖ » |
|
Daha önce organizmanın yaşamsal faaliyetlerini düzenleyen otonom si¬nir sisteminin irade dışında, otonom (kendi kendine çalışan) çalıştığını, birçok organın ve sistemin çalışmasını düzenlediğini belirtmiştik. Bunlar ara¬sında kalp vurumu ve solunum sayısı, kan basıncı, beden sıcaklığı, kas gerginliği sayılabilir. Araştırılan konulardan biri de bilincin, otomatik olarak çalışan sistemler üzerinde bir etkisinin olup olmadığı problemidir. Normal çalışan bir organizmayı bilinçle kontrol etmeye gerek yoktur. An¬cak otonom sinir sistemine bağlı olarak çalışan organlarda yapısal bir bozuk¬luk olmadığı hâlde işlevsel bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda bilinçli kontrolle organların normal ritimlerini kazanmaları sağlanabilir. Bu¬nun için bilinçle beyin dalgalarının kontrol altına alınması gerekir. Yani in¬san, eğitim ve egzersizle söz konusu organların ve sistemlerin çalışmasını belli sınırlar içinde doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak bilincinin deneti¬mi altına alabilir. Bu amaçla atılan ilk adım solunumun kontrolüyle başlar. İnsan bilinçli ola¬rak belirli ölçüler içinde soluk alma, tutma ve verme sürelerini uzatıp kısalta¬bilir. Yani iradesiyle denetim altına alabilir. Benzer durum kasların gevşeme¬sinde de söz konusudur. Bilincin ve dikkatin belirli kas gruplarında odaklaş-masıyla bu kasların gevşemesi sağlanabilir. Bilinçli olarak yapılan solunum denetimi ve kas gevşemesi, otonom sinir sisteminin düzenli çalışmasını kolaylaştırır. Dolaylı olarak organların ve sis¬temlerin düzenli çalışması sağlanmış olur. Solunum egzersizleri ve gevşeme; günlük gerginliklerin, endişe ve kaygı¬nın giderilmesinde kullanılan etkin yöntemlerin başında yer alır. Öte yandan bu yöntemler stres belirtilerinin giderilmesinde, korkuların, panik nöbetleri¬nin, saplantı ve takıntıların tedavisinde kullanılır. Gevşemenin çabuk ve kolay öğrenilmesinde biyolojik geri iletim (biofe-edback) yönteminden yararlanılır. Biyolojik geri iletim, bir anlamda insanın kendi bedensel işlevlerini izledi¬ği bir ekran olarak ele alınabilir. İnsan bu ekranda hasta ve sağlıklı olduğu durumlardaki, beyin dalgaları ve bedensel titreşimlerin farkını görür. Titre¬şimlerin normal olduğu zamandaki ruh hâlini kavrar. Böylece bir araç yardı¬mıyla farkında olmadığı bedensel işlevlerini bilinçli olarak görüp anlar. Biyolojik geri iletimin verilerini toplamak için deriye bağlanan elektrotlar kullanılır. İnsanda endişe, kaygı, korku, sıkıntı, kızgınlık, öfke yaratan düşün¬celerin beden sıcaklığı, kas gerilimi, ter salgısı gibi istem dışı çalışan işlevlere yansıması kaydedilir. Bu yöntemle insan kendisine yansıtılan bedensel işlev¬leri görüp anlar. Doktorla birlikte nedenlerini bulmaya çalışır. Bunları isteği doğrultusunda denetleme alışkanlığını kazanır. Günümüzde biyolojik geri iletim yöntemi yüksek tansiyon, duygusal ger¬ginlik ve bundan kaynaklanan baş ağrısı gibi rahatsızlıkların tedavisinde uy¬gulanmaktadır.
|