Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 01, 2008, 10:09:49 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Klasik KoÅŸullanmayla Öğrenme  (Okunma Sayısı 74 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Ocak 27, 2008, 04:19:42 ÖS »

Koşullanma bir öğrenme yoludur. Doğal, öğrenilmiş veya alışılmış tepki¬lerin, davranışı oluşturan etken dışında başka uyarıcılara da gösterilmesiyle gerçekleşir. Koşullanma yoluyla öğrenme uyaranlar arasında bağ kurma te¬meline dayanır. Klasik ve edimsel koşullanma olmak üzere ikiye ayrılır. Kla¬sik koşullanma, Pavlov'un deneysel olarak açıkladığı öğrenme yoludur.
Modern öğrenme kuramlarının çoğu, bu yüzyılın başlarında Pavlov'un yaptığı araştırmalara dayanır. İvan Pavlov (1849-1936), köpekler üzerinde yaptığı çeşitli deneylerle davranış ve öğrenme konusuna temel oluşturan ku¬ramlar geliştirmiş ünlü bir Rus fizyologudur.
Pavlov, köpeklerde beslenme davranışını daha yakından incelemek ama¬cıyla klasik koşullanmayla ilgili deneysel ortamı hazırladı. Köpekte salya sal¬gılanmasını ölçebilmek için basit bir ameliyatla salyanın ağızdan dışarıya ak¬ması sağlandı. Böylece ağızdan gelen salya bir tüple aşağı akmaya başlıyor ve bir kapta toplanıyordu. Bu şekilde, akan salya miktarı tam olarak ölçülmek¬teydi. Pavlov, köpeği tek yönlü, saydam pencereli ve ses geçirmez bir odaya koyarak dış uyaran almasını engelledi. Bunun yanı sıra, istenildiğinde köpe¬ğe duyurulmak üzere zil, çıngırak ya da metronom sesi verebilen bir dona¬nım da hazırlanmıştı.
Yiyecek otomatik olarak salya salgılanmasına yol açtığından, Pavlov yiye¬ceği koşulsuz uyaran olarak adlandırmıştır. Bu koşulsuz uyaran doğal ola¬rak salya salgılanmasını sağladığı için salya tepkisini de koşulsuz refleks ola¬rak tanımlamıştır.
Koşullanma yoluyla öğrenme bağ kurma temeline dayanır. Denek koşul¬lanmadan önce uyarıcıya tepki vermezken koşullanma süreci sonunda et ve zil sesi arasında bağ kurar. Zil sesi köpek için etin geleceğini bildirmektedir. Bu nedenle ete gösterilen tepki zil sesine de gösterilmektedir.
Günlük yaşamda hepimiz bazı davranışları, klasik koşullanma yoluyla öğ¬reniriz. Bir işçi, kendi yaşamından şöyle bir örnek veriyor: "İki yıl önce demir yolu kenarında bulunan bir iş yerinde çalışıyordum. Her sabah, saat 10.30'da bir yük treni bu demir yolundan geçmekteydi. 10.30 aynı zamanda bizim kahve molasının başladığı saatti. İki ay kadar çalıştıktan sonra bu iş yerinden ayrılarak 50 km kadar daha kuzeyde bulunan başka bir yerde çalışmaya baş¬ladım. Yeni iş yerim de aynı demir yolunun kenarındaydı. Yük treni bu iş ye¬rinin bulunduğu yerden de geçiyordu. Ama bir saat önce, yaklaşık olarak 9-30'da. İlk iki hafta süresince tren sesini duyduğum anda kahve içmek iste¬diğimi hissettim."
Pavlov, bir köpeğin zil sesi duyduğu zaman salya salgılamaya koşullandı-rıldığmda; benzer zil seslerine, çıngırak ya da metronom sesine de salya sal¬gıladığını fark etmiştir. Başka bir deyişle koşullu davranış, asıl koşullu uyara¬na benzeyen uyaranlarla da tekrarlanmıştır. Buna genelleme denir. Günlük yaşamda bir durumda öğrendiklerimizi benzer başka durumlara uygular, ya¬ni deneyimlerimizi genelleştiririz. Böylece aynı şeyleri yeniden öğrenmemiz gerekmez. Uyaran genellemesi bazen olumsuz koşullanmalara yol açabilir. Örneğin; küçükken uslu durması için tüylü bir nesneyle korkutulan bir ço¬cuk, daha sonra kedi, köpek, tavşan gibi tüylü hayvanlardan korkabilir.
Uyaran genellemesini engellemek için Pavlov, laboratuvar hayvanları¬nı uyaranları ayırt etmeye koşullandırmıştır. Buna ayırt edici koşullan¬ma denir. Hayvanın zil sesine koşullanmasından sonra, uyaran olarak çın¬gırak sesi verilmiştir. Başlangıçta hayvan çıngırak sesine de salya salgıla-mıştır. Ama çıngırak sesinin ardından yiyecek verilmemesi ve bu durumun

tekrarlanmasıyla salya salgılanması bir süre sonra durmuştur. Böylece hay¬vana ayırt etme davranışı öğretilmiştir.
Burada zil sesinden sonra yiyeceğin verilmesiyle hayvanın zil sesine ko¬şullanması pekiştirilmiş; çıngırak sesinden sonra yiyecek verilmemesi ise benzer bir uyaranın ayırt edilmesini sağlamıştır. Klasik koşullanmada pekiş¬tirmenin anlamı, koşullu uyaranın ardından koşulsuz uyaran verilerek koşul¬lu tepkinin güçlenmesidir.

Koşullu bir tepki oluştuktan sonra bunu ortadan kaldırmak için koşulsuz uyaran vermeksizin, düzenli olarak koşullu uyaran verilir. Yani koşullu uya¬ran olan zil sesi verildikten sonra, koşulsuz uyaran olan yiyecek maddesi ve¬rilmez. Bir süre sonra hayvanın zil sesine salya salgılamadığı görülür. Bu işle¬me koşullanmanın sönmesi denir.
Yapılan birçok araştırmada sönme davranışının kalıcı olmadığı görülmüş¬tür. Bir zaman aralığının geçmesinden sonra koşullu uyarana yeniden koşul¬lu tepki verilebilir. Bu durum kendiliğinden geri gelme olarak bilinir. Her defasında koşullu uyaranın verilmesiyle birlikte geri gelen tepki yavaş yavaş güçlenir. Fakat koşullu tepkinin giderek güçlenmesi için pekiştirmenin sür¬mesi gerekir. Pekiştirme olmaksızın, kendiliğinden geri gelen tepkinin yavaş yavaş kaybolduğu görülür.


 
 

Pavlov'un klasik koşullanma deneyi: Deney yapan kişi, tek yönlü camın önü-ne oturup koşullu uyaranın (zil sesi) ve koşulsuz uyaranın (yiyecek) verilişini denetler.
Pavlov'un deneyinde koşullandırmadan önce, yiyecekle ilgili olmayan bir uyaran olan zil sesi verilir. Bu aşamada nötr uyarıcı olan zil sesi köpekte bir tepki uyandırmaz. Koşullandırma sürecinin ilk adımında ise köpeğin salya salgılamasına neden olan et verilir. İkinci adımında, önce zil sesi ve hemen ardından et verilir. Böylece zil sesinden bir süre sonra köpek yalnızca zil se¬sini duyduğu anda salya salgılamaya başlamıştır. Pavlov, bu tepkiyi koşullu refleks ve başlangıçta nötr bir uyaran olan zil sesini de koşullu uyaran ola¬rak adlandırmıştır. Klasik koşuUamanın temel noktası, önceden nötr olan bir uyaranın belirli bir tepkiyi ortaya çıkarma özelliği kazanmasıdır. Koşullandır¬ma süreci aşağıdaki şekilde gösterilebilir:
 
Koşullandırmadan Önce
 
Koşullandırma Süreci (tik Adım)
 

 
zil
 
tepki yok
 
et
 
salya
 

 
nötr uyaran
 
koÅŸulsuz   koÅŸulsuz
uyaran   tepki
(refleks)
 
« Son Düzenleme: Ocak 27, 2008, 04:25:37 ÖS Gönderen: hemsireler » Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!