Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 05, 2008, 04:11:37 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Öğrenme Yöntemleri  (Okunma Sayısı 71 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Ocak 27, 2008, 04:48:56 ÖS »


1.Aralıklı ya da toplu öğrenme: Öğrenmeyi zamana yayarak kısa çalışma
süreleriyle yapmaya aralıklı öğrenme denir. Bunun tersi olarak öğrenmeyi uzun çalışma süresi içinde ara vermeden yapmaya toplu öğrenme denir.
Yapılan araştırmaların çoğunda, aralıklı öğrenmenin toplu öğrenmeden da¬ha iyi sonuçlar verdiği saptanmıştır. Bu durumun üç önemli yararı vardır: 1. Öğ¬renmeyi gerçekleştiren kişi, zaman içinde aralıklı olarak çalıştığı için daha az yorulur. 2. Kısa çalışmada daha fazla güdülenme vardır. Çünkü amaçlara kısa zamanda ulaşılır. 3- Unutma daha az olur. Doğru yanıtlar daha iyi hatırlanır.
Buna karşılık, öğrenilen malzeme birbiriyle bağlantılı konulardan oluşan anlamlı bir bütünse toplu öğrenme daha verimli olabilir. Ayrıca sınav öncesi gibi durumlarda, amaca ulaşmaya çok az kaldığından ve genel uyarılmışlık hâli yükseldiği için daha çok güdülenme olduğundan, toplu öğrenme başarı¬lı olabilir. Yalnız bu durumda kaygının fazla artmamış olması gerekir. Çünkü aşırı kaygı nedeniyle gerginleşen kişinin öğrenmesi engellenir, öğrenme ye¬terince olmaz.


2.Okuma ya da anlatma: Bir öğrenmeyi sadece okuyarak gerçekleştir¬
mek yerine, okuduktan sonra birilerine anlatmak ya da öğrenilen konunun özetini çıkarıp yazmak daha kolay öğrenmeyi sağlar. Öğrenmeyi gerçekleşti¬ren kişi, okuduklarını anlatabildiği, özetleyebildiği ya da sorulan soruları ya¬nıtlayabildiği ölçüde malzemeyi öğrenmiş demektir. Yalnız başına okuyarak öğrenme, edilgin (pasif) bir öğrenmedir. Anlatma ya da özetleme ise etkin (aktif) öğrenmedir. Bu öğrenme türüyle kişi daha iyi öğrenir.


3.   Sonuçlara iliÅŸkin bilgi edinme: Öğrenmeyi gerçekleÅŸtiren kiÅŸiye, ne
kadar öğrendiği iletildiğinde, öğrenmenin daha fazla ilerlediği görülmüştür.
Yalnız ders dinleyerek ya da kitaptan çalışarak öğrenen öğrenciler, ne derece
öğrendiklerini bilemedikleri için bazen girdikleri sınavda daha başarılı olmayı
beklerken istedikleri başarıya ulaşamadıklarını görürler. Programlanmış bir
bilgisayarın ya da konuyu bilen bir kişinin yapacağı değerlendirme, kişiye ne
derece öğrendiğine ilişkin bilgi verebilir. Böylece çalışmasını yönlendirebilir.


4.   Bütün olarak ya da parçalara bölerek öğrenme: Öğrenilen malzeme¬
nin tümünün bir bütün olarak öğrenilmesine bütün öğrenme, malzemeyi
bölümlere ayırarak her bölümü tek tek öğrenmeye parçalara bölerek öğ¬
renme adı verilir. Bu iki yöntemden biri diğerine kesin olarak üstün değildir.
Daha çok, öğrenilen malzemenin içeriğine bağlı olarak yöntemlerden biri
daha iyi sonuç verebilir.
Öğrenilecek malzeme kısaysa ve anlamlı bir bütün oluşturuyorsa parçala¬ra bölmeye gerek yoktur.
Yabancı bir dildeki sözcükleri ya da bir tiyatro oyununda uzun bir rolü öğrenirken parçalara bölerek öğrenmek önerilebilir.


5.   Programlanmış öğrenme: Bu yöntem için öğretme makineleri vardır.
Bunlar her öğrenme konusu için ayrı ayrı programlanmıştır. Örneğin; bir ma¬
kine İngilizce öğretmeye, diğeri kimya öğretmeye programlanmıştır. Bu ma¬
kineler her konu için ayrı ayrı programlanmaları nedeniyle ekonomik değil¬
dir. Son yıllarda "bilgisayar yardımlı program" daha yaygın olarak kullanılma¬
ya başlanmıştır. Böylece birçok konu aynı bilgisayara programlanabilir.
Programlanmış öğrenmede gerek öğretme makinelerinde, gerek bilgi-sayar yardımlı programda konular soru yanıt şeklinde hazırlanır. Böylece öğrenci ne kadar öğrendiğini kendi de bilir. Bu yolla öğrenen kişi etkin ola¬rak öğrenme olayına katılmaktadır. Böyle öğrenmenin başka bir olumlu ya¬nı da her öğrencinin kendine uygun bir hızla öğrenmesi ve ilerlemesidir. Sınıf ortamında bu daha zordur. Kimi öğrenci kısa zamanda kolayca öğre¬nirken kimi öğrenciye daha uzun zaman gerekir. Bu dersler, yavaş öğre¬nenlere hızlı, hızlı öğrenenlere yavaş geldiğinden, sınıfta ortak bir program oluşturmak zor olabilir.


6.   Ã–ÄŸrenmede tekrarın rolü: Önceleri öğrenmeyle tekrar sayısı arasında
doğru orantılı bir ilişki olduğu öne sürülmüştür. Diğer bir deyişle tekrar sayı¬
sı arttıkça öğrenmede artış olmaktadır.
Daha sonra yapılan çalışmalarda öğrenmede tekrarın rolünün bir yere ka¬dar önemli olduğu, bir sınırdan sonra yapılan tekrarlamaların öğrenme başa¬rısını engellediği ileri sürülmüştür. Bunun nedeni olarak tekrarın artmasıyla birlikte, güdülenmenin azaldığı ve algılamanın zayıfladığı gösterilmiştir


Öğrenme yöntemlerinin öğrenmeyi kolaylaştırmasının yanı sıra öğren-me sonu faaliyetleri de öğrenilenin kalıcılığını etkiler. Herhangi bir konu¬nun öğrenilmesinden sonra zihin aktif bir etkinlik içinde olursa öğrenmenin kalıcılık oranı düşük olur. Kalıcılık oranının en yüksek olduğu durum uyku¬dur. Uyumadan önce öğrenilenler, daha sonra zihin pasif durumda olduğu için daha az unutulur.
Diğer bir öğrenme problemi de öğrenmede yardımdır. Öğrenme sıra-sında yapılan yardımın öğreneni aktif duruma getirecek nitelikte olması ge¬rekir. Bunun için de doğrudan yanıtı vermek yerine, öğreneni soru sorarak düşünmeye, kaynak vererek araştırmaya yöneltmek daha uygun bir yoldur.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!