|
hemsireler
|
 |
« : Ocak 27, 2008, 02:49:31 ÖS » |
|
Uyaranların yanlış yorumlanarak algılanmasına ya da hiçbir dış uyaran ol¬madığı hâlde tamamen zihnin ürettiği imgelerle ortaya çıkan algılamalara al¬gı yanılması denir. Algı yanılmaları, yanılsama (illüzyon) ve sanrı (halüsinas-yon) olmak üzere iki grupta ele alınabilir. Yanılsama, uyaranın olduğundan farklı biçimde yorumlanarak algılanma-sıdır. Bazı yanılsamalar fiziksel nedenlere bağlıdır. Buna fiziksel yanılsama denir. Fiziksel yanılsamada duyu organlarının yanılmasının önemli rolü var¬dır. Buna bağlı olarak yanılsama her insanda aynı biçimde ortaya çıkar: bardak¬taki suya batırılan bir kaşığın kırık görünmesinde olduğu gibi. Her duyuya ilişkin yanılsamalar olabilir. Görsel yanılsama örnekleri olarak Şekil 4'teki dikey çizgiler eğik çizgi olarak algılanır. Çünkü orta noktadan yanlara doğru çıkan çizgiler iki dikey çizgiyi kesmektedir. Böylece, ortaya çıkan kırıl¬ma sonucu çizgiler eğik olarak algılanır. Şekil 5'te de benzer şekilde küçük çizgilerin kırılması sonucu paralel çizgiler, eğik çizgi olarak algıla¬nır. Şekil 6'da ise şeklin bütünü içinde, soldaki şeklin merkezindeki daire sağdakinden daha büyük olarak algılanır. Bir başka görsel yanılsama "fi olgusu" adı ve¬rilen durumdur. Art arda gelen durgun resimle¬rin hareket ediyormuş gibi algılanması ya da ışık¬lı reklam panolarında ışığın hareket ediyormuş-casına algılanmasına "fi olgusu" denir. Bu olgu¬da, art arda gelen uyaranların arasında geçen sü¬re ve uyaranların şiddetine bağlı olarak yeni bir algı organizasyonu söz konusudur. Bu olgudan yola çıkarak örneğin, sinema filmleri hareketli olarak algılanır.
Psikolojik yanılsama ise açık seçik olarak al-gılanamayan uyaranların zihinsel olarak tamam¬lanmasına dayanır. Tamamlama yapılırken korku¬lar, kaygılar, geçmiş yaşantılar uyaranın örgütlenmesinde rol oynar. Portman-toda asılı olan palto ve şapkayı alaca karanlıkta insana benzetmek, hortumu yılana benzetmek, arkadan gelen ayak sesini takip edilme kuşkusuyla yorum¬lamak gibi örnekler verilebilir.
Sanrı (halüsinasyon), algı yanılmasına benzese de gerçek algı yanılması değildir. Bunlar tamamıyla zihnin yarattığı imgelerdir. Örneğin, ortalık sessiz olmasına karşın, kişi kulağına sesler geldiğini bildirebilir. Sanrıyı yanılsamadan ayıran özelliklerden biri, sanrıda bir dış uyaranın ol¬maması, zihnin ürettiği imgelerle ortaya çıkmasıdır. Yanılsamada mutlaka bir dış uyaran vardır. Diğer ayırt edici özelliği ise her normal insanda, normal yaşantısı içinde yanılsamaların görülmesidir. Sanrılar ruhsal hastalıklar, alkol ve uyuşturucu etkisi, yüksek ateş, aşırı korku, kaygı vb. anormal durumlarda ortaya çıkar. İnsanlar arasında yanılsamalarda bir benzerlik olduğu hâlde sanrılarda böyle bir benzerlikten söz edilemez. Her zihnin ürettiği imge diğer insanla-rın imgelerinden farklıdır.
|