|
angel
|
 |
« : Aralık 31, 2007, 12:13:07 ÖS » |
|
GELİŞİMSEL KURAM VE DANIŞMANLIK Rehberlik ve danışmanlıkla ilgili dört yaklaşım tanımlanabilir: 1. Kriz Yaklaşımı 2. Tedavi Edici (Yardım Edici) Yaklaşım 3. önleyici/Koruyucu Yaklaşım 4. Gelişimsel Yaklaşım l. Kriz Yaklaşımı: Toplumdaki bireylerin çoğununun problemleri bulunmaktadır. Rehberlik ve danışmanlıkla ilgili kriz yaklaşımı kritik durumları bekleyecek ve bu durumlar ortaya çıktıklarında tepkide bulunacaktır, insanların doyumları belli bir noktaya ulaştığında, tehdit edildiğinde veya bir konuyla ilgili kesin bir karar alındığında, bir danışman tarafından kriz müdahalesinde bulunulabilir. Kriz müdahaleleri okul danışmanının işinin kaçınılmaz bir parçasıdır, örneğin öğretmen ve öğrenci, birbirlerine kızgın ifadeler kullanabilirler, îşte tam bu anda dikkat gerektiren kötü ve rahatsız edici bir çatışma ortamı vardır. Belki de çocuk okula gelip anne ve babasının beklenmedik ayrılma isteklerinin kendisini çok etkilediğim söyleyerek göz yaşlarına boğulabilir. Kriz anı oluşmuştur ve bir danışman yardımcı olabilir. Bir öğrenci sınıf arkadaşı kendisini tehdit ettiği için okula devam etmek istemeyebilir. Bir öğrenci kanun dışı bir suç nedeni ile yakalanabilir. Bu durumların her birinde dönüm noktası bellidir ve kriz bir danışmanın dikkatim çekebilir. Danışmanlar, eğitimlerinin ve ise atanmalarının yapışı gereği, muhtemelen kontrollerim kaybeden ve anî bakım ve dikkat isteyen öğrenciler ile ilgileneceklerdir. Diğer zamanlarda, insanların birbirleriyle görüşüp birbirlerine destek vermelerine yardımcı olurlar. Sık sık da danışmanlar krizdeki kişileri dinler ve onlarla sakin sakin konuşurlar, onların mantıklı ve sorumlu olarak bir sonraki adımı atmalarına yardımcı olurlar. Bazen krizden uzak durulabilir ve bazen de durulamaz. Örneğin, danışman veya öğretmen bir öğrencinin aşırı stres ve baskı altında olduğundan şüphelenebilir ancak kriz anı tahmin edilemez. Zor bir durumda öğrencinin sorumlu davrandığı sanıla-bilir. Sonra anîden bir patlamayla sonuçlanan tahmin edilemeyen olaylar değişimi gelir ve danışman kriz müdahalesiyle buna tepkide bulunur. Bütün problemler kriz yapısında değildir, ancak görmezlikten gelinir veya gereksiz yere büyümesine izin verilirse kriz potansiyeline ulaşabilir. örneğin, bir öğrenci sınıf arkadaşlarınca komik şakalara hedef olabilir. kadar kişisel rahatsızlık ortaya koyabilir. Olay kişileri kendisine yardımcı olacak bir danışman aramaya teşvik edebilir. Ancak, kriz yaklaşımı bir rehberlik programında kullanılan tek bir program olamayacak kadar pahalı ve zaman alıcıdır. Ayrıca meydana gelen tüm kritik sorun ve problemlere katılmak üzere yeteri kadar mevcut yardımcı da yoktur. Sonuç olarak, krize dönüşmek üzere olan pek çok problem genellikle görmezlikten gelinir veya zaman içinde işerin düzeleceği umuduyla bir tarafa bırakılır. Danışmanın zamanı çok kıymetli olduğundan krizden sonraki krize cevap vermekle hemen tüketilir. Bu nedenle de sadece kriz anındaki öğrenciler ile ilgilenilir ve sistemin genelindeki tüm öğrencilere verilecek hizmetler göz ardı edilmiş olur. 2. Tedavi Edici/Yardım Edici Yaklaşım: Bu yaklaşım tanımlanabilir kusurlara odaklanır, öğrencinin normal ilerleme yapabileceği ve kriz durumundan uzak durabileceği umuduyla bir çare önerilir veya uygulanır. Bazı öğrenciler, farklı nedenlerle çeşitli temel becerileri sınıf düzeylerinden geçerlerken öğrenemezler, önemli gelişimsel yaşantıları ve görevleri kaçırabilirler. Bu öğrenciler akademik ve sosyal yöndeki eksikliklerim telafi etmeye yardım eden öğrenme veya yeniden öğrenme yaklaşımından faydalanabilirler. öğrenci değerlendirmeleri, sonra da özel danışmanlık ve rehberlik aracılığı ile öğrenciler, eksik oldukları konularda kendileri için problem teşkil etmeden önce arayı kapatabilirler. Sosyo-ekonomik durumu iyi olmayan bir aileden gelen bir öğrencinin öğrenciler ve öğretmenler ile problemleri olduğunu varsayalım. Belki de nezaketleri eksiktir veya kişiler arası ilişkiler konusunda yeterince aydınlatılamamışlardır. Bu öğrenci, içinde kişiler arası becerilerin tartışılabildiği veya uygulanabildiği danışman yönetimindeki grup etkinliklerine katılabilir, öğrenci sosyal alandaki eksikliklerin! telafi ederken, öğretmenlerle ve diğer öğrencilerle ilişkilerini iyileştirebilir. 3. Önleyici/Koruyucu Yaklaşım: Rehberlik ve danışmanlıktaki bu yaklaşım, problemleri önlemeyi düşünmektedir, örneğin bir erkek öğrencinin fiziksel olarak bir öğretmene vurmasını beklemek yerine, öğrenciye bazı iletişim becerilerin! öğretmek daha iyi olur; o zaman problemler eylem haline konulmak yerine tartışılabilir, önleyici/koruyucu yaklaşım problemlere katılıp onları önlemeyi amaçlar. Toplumun, gençlerin yapmalarına engel olmak istedikleri konular çok ve çeşitlidir. Bu yaklaşımdaki temel problem, önlemek istediğimiz şeyi bilmek durumunda olduğumuzdur. öğretme veya danışmanlık stratejileri her birine yönelik olarak daha sonra geliştirilir. Eğer çocuklarımızı çocuk felcinden korumak istiyorsak, çocuk felci aşısı yaptırırız ya da öğrencilerimizin kötü bir mektup yazmalarım önlemek istiyorsak, onlara dil bilgisini, nokta-
Şakalar devam edince çatışma artabilir ve sözlü ifadeler fiziksel kavgaya dönüşebilir. Krizin bu durumda bir zamanı vardır. Diğer müdahaleler daha önce mümkün olabilirdi. Olay daha az yoğunken krizin öncesinde var olan kritik anlar olabilirdi, ancak olaya herkesin dikkatin! çeken şey kavgadır ve çok güçlü ve anî bir tepkiyi beraberinde getirmiştir. Ne yazık ki pek çok insan bir durumun ciddiyetine varmadan ve bir danışmanın yardımım istemeden önce durumun çözümü eldeyken kriz çıkma kadar bekler. Kişisel ve sosyal problemler genellikle sınıfta ortaya çıkar, öğretmenler yapabilecekleri yardımları yaparlar. Eğer bazı can sıkıcı problemler olmaya devam öderse, öğretmenler öğrencileri danışmanlık için rehberlik uzmanlarına gönderirler. Beklenti danışmanın problemi iyileştirmek için birşeyler yapabileceği şeklindedir. Danışmanlar başlangıçta ilk kez görevlendirildiklerinde sabit işleri vardı. öğrenciler küçük bir konuda kavga mı ediyorlar, okuldaki tutum ve davranışları zayıf mı? Danışmanın olayı yatıştırması ya da bunları düzeltmesi beklenirdi. Danışmanların sihirli güçleri ile problemleri çözdükleri düşünülse bile uyumsuz öğrenciler konusunda onların da iş birliğine ihtiyaçları vardır. Rehberlik ve danışmanlık ile ilgili kriz yaklaşımı her okul ortamının kaçınılmaz bir parçasıdır, ancak gerçek sorunları ele alıp çözümlemede bu yaklaşım başarısızlığa düşer. Öğretmenleri ve danışmanları olayın aciliyetine katılmaya zorlar. Çözüm üretme şartları genellikle en iyisi değildir, çünkü olayın içindeki kişiler çok fazla gergin, duygusal ve savunmaya yöneliktir. İnsanoğlunun yapısında işleri ertelemek gibi bir özellik vardır. Bazen problemler patlama noktasına gelip çözülmesi zor bir hal alıncaya kadar ertelenir, örneğin öğretmen, bir öğrencinin okulda mutsuz olduğunu ve eleştirildiğinde sessizliğe büründüğünü fark edebilir. Problem görmezden gelinir. Sonra birgün anîden çılgınlaşarak bir sınıf arkadaşına sözlü olarak saldırır. Sonra bu davranışından dolayı sınıfa devamı aksatır ve bir danışmanı görmesi söylenir. Okulda çatışma halinde olan öğrencilerin sayışı artmaktadır. Buna karşılık, çatışmaların kaynakları genellikle aynı kalmaktadır. Okulda ve evde meydana gelen kişisel ilişkilerde bu çatışmalar yer alır. Danışmanlar kendi yardımlarına ihtiyacı olan öğrencileri görmek için zamanları olmadıklarından yakınsalar bile krize tepkide bulunmak için her zaman, yeterli zaman vardır. Acele edip olayı çözme danışmanlar arasında ilk önemli konudur. Bir kriz diğer bir krize yol açar ve aynı öğrenciler problemlere aynı şekilde dahil oldukları için daha fazla danışmanlık almaları gerekir. Ara sıra, bazı gerekli değişiklikleri zorlarsa kriz faydalı olabilir. Kritik bir durum bir kişinin bazı olumlu hareketlerde bulunması veya yeni bir başlangıç denemesi için yeteri
lama işaretlerim ve paragraf yazmayı öğretiriz. Eğer öğrencileri sınıfta yıkıcı olmaktan uzak tutmak istersek, onlara uygun sınıf davranışlarım, öğretmenlerin ihtiyaçları ve tarzlarıyla başa çıkabilme becerilerim öğretiriz. Yukarıda da örneklendiği gibi bu yaklaşımda potansiyel problem belirlenir ve onu önleyecek bir plan tasarlanır. Önleme terimi eğitimin ruhunu ve yardımda bulunmanın iyiliğim kapsamasına rağmen aşırı derecede sınırlıdır, önlenecek veya uzak durulacak konuların taslak listesinin önceden hazırlanmasın! gerektirir. Bu ise uzun ve karışık bir iştir. Bu liste, taslak listeye veya öncelikleri kimin belirlediğine bağlı olarak değişebilir. Bir diğer problem istediğimiz konu yerine istemediğimiz konuya odaklanmasıdır. Bizi başarıdan çok itaat konusunda düşün-meye zorlar. 4. Gelişimsel Yaklaşım: Gelişimsel yaklaşım, öğrencilerin okula gitmelerinin ve başardı olmalarının bir parçası olarak sahip olmaları gereken bazı beceri ve yaşantıları belirlemek için bir girişimdir, öğrenme davranışları ve görevleri belirlenir ve öğrenciler için açık hale getirilir. Sonra akademik programı tamamlayan bir rehberlik programı belirlenir. Ayrıca, yaşam becerileri belirlenir ve bunlar öğrencileri yetişkinliğe hazırlamanın bir parçası olarak vurgulanırlar. Gelişimsel yaklaşımda, yaşamlarındaki problem anları ortaya çıkmadan önce öğrencilerin kendileri ve diğerleri hakkında daha fazla şey öğrenme fırsatları vardır. Kişiler arası bir kriz başlarına gelmeden önce kişiler arası becerileri öğrenirler. Eğer bir kriz durumu mey dana gelirse, kendilerin! problemden uzak tutmak için öğrendikleri becerilerine başvurabilirler. Öğrenciler savunma veya saldırı durumunda olmadıkları zaman genellikle öğrenme-ye daha açıktırlar, öğrenciler gelişimsel rehberlik aracılığıyla nasıl pozitif olunacağım ve diğerleriyle daha etkili etkileşime girileceğim öğrendikçe öğrenmeye daha aktif olarak katılırlar, olumlu okul çevreleri oluşturmaya yardımcı olurlar. öğrencilerin ilgilerini çekebilmek çok dolaylı bir işlem olarak görünebilir. Fakat becerili öğretmenler ve danışmanlar, gelişimsel yaklaşımda, heyecana ve kriz durumunun bölünmüş enerjisine güvenmek yerine öğrencileri motive etmeyi tercih ederler. Gelişimsel yaklaşım, kriz yaklaşımı, tedavi edici yaklaşım ve önleyici/koruyucu yaklaşımları birleştirir. Gelişimsel yaklaşım, öğretmeye, sınava hazırlamaya, ders vermeye, bilgilendirmeye ve danışmaya yardım işleminin bir parçasıdır. Gelişimsel yaklaşım esnek bir yaklaşımdır ve dolayısı ile öğrencilerin ihtiyaçlarım karşılamak için her türlü imkanları kullanır. Rehberlikte gelişimsel yaklaşım öğrenme ortamının önemini vurgular, öğrenme iklimim oluştur-
mada düzenli çalışmak için tanıtım yapar. Okul içinde personel olduğu kadar öğrenci ve öğretmenleri de tanıtır. Bu sebeple personel arası ilişkiler bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçasıdır ve okuldaki herkes akademik, sosyal ve kişisel yardımcı olarak düşünülür . Gelişimsel rehberlik ve danışmanlık, insan doğasının, bireyleri olumlu olarak kendilerim geliştirmeye yönlendirdiğim varsayar. Her birimizin içinde özel olduğumuz ve bizim gibi başka birinin olmadığına inandıran bir güç olduğunu, bireysel potansiyelimizin topluma ve insanlığın geleceğine yararlı olduğunu kabul eder. Gelişimsel yaklaşım, insan gelişiminin doğasını, pek çok bireyin çocukluktan yetişkinliğe kadar olgunlaşmak için yaşadığı dönemler dahil olmak üzere dikkate alır. Gelişimsel yaklaşım, insanın kendisine ait olumlu kavramlarım merkeze yerleştirir, insanın ben kavramının yaşantısı ve eğitimi yoluyla biçimlendiğim kabul eder. Bu yaklaşım duyguların, düşüncelerin ve davranışların sıkı şekilde birbirine bağlı olduğunu ve bunların öğrenildiğinin farkındadır. Bu nedenle, öğrenme ve yeniden öğrenme için en çok arzu edilen şartlar gelişim için önemli düşüncelerdir. Nihaî amaç ise öğrencilerin etkin ve yeterli şekilde öğrenmelerine yardım etmektir. Gelişimsel program, rehberlik müfredatı çerçevesinde planlanan hedeflerine ulaşmak için, okulun bütün personelinin yardımım gerektirir, özellikle danışmanlar ve öğretmenler okuldaki öğrencilere yararlı rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sağlamak için yakın ve birlikte çalışmalıdır. Bu nedenle, kapsamlı rehberlik ve danışmanlık programlarında okul personelinin görevlerinin belirlenmesi bir ihtiyaçtır. GELİŞİMSEL KURAM VE DANIŞMANLIK Alen Ivey gelişimsel terapi ve danışmanlığın kuvvetli bir savunucusudur. Alen, diğer insanların büyüme ve değişmesinde yardımcı olma konusunda Piaget ve Erikson gibi gelişimsel kuramcıların çalışmalarım savunmuştur. Alen bütün insanların gelişimsel ihtiyaçları olduğunu ve hayatın bilişsel ve duyuşsal dönemlerinden geçmek için yardıma gerek duyduklarım öngörmektedir. Gelişimsel terapi yoluyla insanlar problemleri için yeni bir bakış açışı kazanırlar. Yaşam boyu gelişim, hangi kuram ile olursa olsun, anne, baba ve çocukların gelişimsel görev ve dönemleri içinde tekrar tekrar rol oynayan bir olaydır (Ivey ve Ivey, 1990). Pek çok kuramcı bu ilişkilerin önemini vurgulamaktadır. Kuramcıların hepsi ise çevrenin önemim belirtmektedirler. Gelişimsel anlamda, öğrenciler ve yardımcıları kendi kültürel ve tarihsel geçmişlerinden ayrı hareket edemezler. Bir problemle uğraşan ve karar ver- meye çalışan kişi daima kendi kültürel ve tarihsel geçmişin! bu duruma taşır, ortaya koyar. Bu genellikle bilinçsizce veya çok düşük farkındalık düzeyi ile olur. Bunun gibi yardım eden kişi de (öğretmen, danışman, anne, baba) farkında olmadan kültürel ve tarihsel olarak bütünleşmiş bir düşünce ile hareket eder. Gelişim; ilerleyici, sırasal ve kuşaklar boyunca aynı örüntüyü izleyen bir oluşumdur; aynı zamanda döngüseldir. Çünkü her kuşak olgunlaştıkça gelecek kuşağı büyütür. Zor bir işlemdir fakat uzun süredir prensip olarak uygu-lamasının ihmal edildiği kabul edilmiştir. Kişisel gelişimin esası, büyümeyi olumlu veya olumsuz olarak etkileyen temel öğrenim şartlarıdır. Bunlar öğrenmenin ve tekrar öğrenmenin temelidirler. Gelişimsel rehberlik ve danışmanlık programı oluşturmak için insan gelişimi konusunda kabul edilmesi gereken bir kaç kavram vardır, insanlarla çalışırken sağduyudan ayrılmayız, bununla birlikte çalışmalarda etkinliğin ve yeterliğin artışı bizi sezginin ve alışkanlığın ötesine götürür. Daha doğrusu başarı, niçin ve neyi yapmayı deniyoruz ve gitmek istediğimiz yönler gibi kavramların anlamlı bir yansımasına bağlıdır. Danışmanlık ve rehberlikte gelişimsel terimi çok önemlidir. Bu bağlamda ilk olarak, insan gelişimi psikolojik ve sosyal yönden doğumla başlayan ölüme kadar devam eden işlemler kümesidir, ikinci oesidir, ikinci o bire-ye genetik olarak doğuştan verilenler ile bireyin içinde büyüdüğü ve yaşadığı çevrelerin karşılıklı etkileşimim kapsar, insan gelişimi, içinde kişilik gelişiminin ve değişmesinin olduğu doğuştan ölüme kadar olan bir yolculuktur. Ayrıca gelişim, genel olarak olumlu değişmelerden söz ederken kullanılan terimdir. Tabiî ki bu düzen ve yön doğal istekleri engelleyen belirli faktörler ortaya çıkarsa engellenebilir. Bundan başka toplumsal kurumlar ve kültürel boyutlar hayatın süreç ve evrelerin! etkiler. GELİŞİMSEL EVRELER VE GÖREVLER Okullardaki yaklaşım genellikle çocuğun zihinsel yönü üzerinde odaklanmakta, fiziksel, duygusal, toplumsal yönlerin! ihmal etmektedir. Gerçekte ise bu gelişim alanları arasında bir etkileşim vardır. Çocuklar üzerinde araştırmaya önem verilmesi ile çocukların gelişimsel ihtiyaçları anlaşılmıştır, özellikle çocukların büyüme ile ilgili ihtiyaçları, Ben-jamin Bloom, Robert Gessel ve Jeroma Kağan gibi yazarların eserlerinde yer almıştır. Bu yazarlar kalıtım ve çevrenin birlikte nasıl çocuğun kişiliğini biçimlendirdiği konuşu üzerinde durmuşlar ve hayatın bir evresinde gelişimsel görevlerin başarılmasının, daha sonraki evrelerdeki görevlerin başarılı ol-
|