Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 02, 2008, 05:04:34 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: OSTEOPOROZ  (Okunma Sayısı 141 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 25, 2007, 03:37:13 ÖS »

Osteoporoz gelişimi için birçok faktör rol oynamaktadır. Osteoporozdan korunmanın il adımı da işte bu risk faktörlerin neler olduğunu öğrenmek ve hastalıkla karşılaşma riskimizi değerlendirmektedir.

Sağlam, dayanıklı kemik oluşumu için tepe kemik kütlesine ulaşılacak yaş olan 30'lu yaşlardan önce önlem almak osteoporoz oluşumundan korunmak için en önemli yöntemdir. Sağlıklı ve dayanıklı kemikler ise sağlıklı bir yaşam tarzı ile mümkün olabilir.



Kalsiyum ve D vitamini: Kalsiyum kemiklerimizin oluÅŸumunu ve saÄŸlamlığını saÄŸlayan vücudumuz için zorunlu minerallerden biridir.Ayrıca kalsiyum eksikliÄŸinde  vücut kasları düzgün olarak kasılamaz, kan pıhtılaÅŸamaz ve sinir iletimi düzgün olarak yapılamaz. Bu kalsiyum düzeyi diyetle dışarıdan alınarak veya kemikteki kalsiyum kullanılarak vücut tarafından dengelenmeye çalışılır.



D vitamini kalsiyum ve fosforun sindirim sisteminden emilmesine yardımcı olur. Diyetle yeterince kalsiyum alınmaması durumunda vücut otomatik olarak kemiklerde depolanan kalsiyumu kullanmaya başlar ve bu uzun yıllar boyunca sürer, eksilen kalsiyum yerine konmazsa kemikler güçsüzleşir ve kolay kırılır bir hal alırlar. Bu osteoporoz adlı kemik hastalığını oluşturur. Özellikle çocukluk ve adolesan dönemde süt ve sütlü gıdalardan zengin beslenen kişilerde osteoporotik kırık riskinin azaldığı gösterilmiştir. Kalsiyum desteğinin tepe kemik kütlesinin oluştuğu büyüme döneminde yapılmasının yararı tartışılmaz. Büyüme sırasında yeterli kalsiyum alınmazsa genler tarafından programlanan iskelet yapımının doruk noktasına ulaşamadığı savunulmaktadır . 9-20 yaşları kemik kütlesini doruk seviyeye ulaştırmada önemli bir dönemdir.

Günlük Kalsiyum İhtiyacı

0-6 ay bebek
 360 mg

  6 ay - 1 yaÅŸ
 540 mg

  1 - 10 yaÅŸ
 800 mg

  11 - 18 yaÅŸ 
 1000 mg

  EriÅŸkin kadın - erkek
 800 mg

  Hamile kadın
 1200 mg

 Emziren kadın
 1200 mg

  Menapozdaki kadın (östrojen almayan)
 1200 mg



D vitamini kalsiyumun barsaktan emilimine ve kemikler tarafından depolanmasına yardımcı olan bir hormondur. Günlük ihtiyacımız olan miktar 400-800 İU'dur. Güneş ışığının etkisi ile ciltte, karaciğerde ve böbrekte sentezlenerek aktif D vitamini haline dönüşür. Kış aylarında, güneş ışığından yeterli yararlanamama durumlarında sentezi azalmaktadır. İleri yaşlarda özellikle böbrekten yapımının azalması yaşlanma sonucu osteoporozun artmasına yol açan önemli bir durumdur.


 

Kalsiyum kaynağı olan yiyecekler:


 

Süt ve süt ürünleri en önemli kalsiyum kaynaklarıdır. Süt, yoğurt ve peynir en fazla kalsiyum içeren gıdalardır. Bir bardak süt günlük ihtiyacımızın 1/4'ünü sağlar. Yağ ve kaloriden kaçınmak için düşük yağ içeren süt ve süt ürünleri kullanılabilir . Kalsiyumdan zengin diğer gıdalar; yeşil sebzeler, kabuklu deniz hayvanları, sardalya balığı, soya fasulyesi, fındık, badem, pekmez, kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyve suları, ekmekler v.s olarak sayılabilir.


 

Farmakolojik kalsiyum destekleri:


 

Günlük kalsiyum gereksiniminin diyetle alınması idealdir. Ayrıca diyetin içerdiği kalsiyum miktarına bakarak kalsiyum preparatları da kullanılabilir. Kalsiyum içeren ilaçlar içerdikleri elementer kalsiyum miktarına göre çeşitlenirler. Kalsiyum karbonat en yüksek elementer kalsiyumu sağlar. Kalsiyum sitrat ve kalsiyum glukonat bileşikleri daha az elementer kalsiyum içerirler, ancak vücudumuzun bunları emmesi daha kolaydır. Kalsiyum ince barsakların üst bölümünden aktif transportla emildiği için bölünmüş dozlarda alınması ve yemek asitleri çözünmelerini arttıracağı için yemeklerle birlikte alınması emilimlerini arttıracaktır. Ayrıca kemik rezorbsiyon hızı gece arttığı için yatmadan önce alınması da önerilir. Bu sebeplerle kalsiyumun yemeklerle birlikte ve yatmadan önce bölünmüş dozlarda alınması tercih edilir. Kalsiyum alımı sırasında günde 6-8 bardak su içmeye özen gösterilmelidir.


 

Sigara içmekten kaçının


 

Sigara içenler içmeyenlere göre daha fazla osteoporoz riskine maruz kalmaktadır. Sigara birkaç yolla osteoporoza neden olmaktadır. Sigara içenler menapoza daha erken girerler, östrojen düzeyi sigara içenlerde daha düşüktür ve vücut kitle indeksi daha azdır.


 

Alkol kullanımından kaçının


 

Fazla miktarda (günlük 100 ml'den fazla) alkol tüketen kişilerde osteoporoza yakalanma riski daha yüksektir. Aşırı alkol tüketimi ile kalsiyum emilimi azalır, atılımı ise artar. Alkol ile beslenme alışkanlığı da bozulur. Protein ve sodyum alımı azalır, protein kaybı artar. Yine alkole bağlı endokrin değişiklikler sonucu testosteron azalması ve kortikosteroid artışı osteoporozu kolaylaştırmaktadır.


 

Aşırı miktarda kahve tüketmeyin


 

Aşırı miktarda kahve tüketimi idrar ve bağırsak kalsiyum atılımını etkilemektedir. Günde 150 mg kafein (yaklaşık bir bardak kahve) idrar kalsiyumunu günde 5 mg arttırmaktadır. Düşük dozlarda kafeinin etkisi önemsizdir.


 

Hayvansal proteinden zengin gıdaları aşırı tüketmeyin


 

Proteinden zengin diyetler kalsiyumun idrarla atılımını arttırmaktadır. Bu etki yüksek fosfat içeriği nedeni ile hayvansal proteinlerde daha fazladır.


 

Egzersiz yapın ve yaşam boyu aktif kalın

Egzersizin yaşa bağlı kırık insidansını azaltması çeşitli mekanizmalarla açıklanmaktadır. Genç erişkinlerde egzersiz tepe kemik kütlesini arttırmakta ve böylece daha sonra görülebilecek kırık riski azalmaktadır. Erken menapozal kadınlarda östrojen yetersizliğine bağlı hızlı kemik kaybı egzersizle yavaşlayabilmektedir. Son olarak yaşlı erişkinlerde egzersiz yaşa bağlı kemik kütlesi azalmalarını geciktirebilmekte ve düşme insidansı ve düşme sonucu gelişebilecek hasarı azaltabilmektedir. Ancak öne eğilerek yapılan hareketler omurga kemiklerinde kırılmaya neden olabileceğinden egzersiz sırasında bu hareketlerden kaçınılmalı ve düzgün bir duruş sağlayan sırt kaslarının kuvvetlendirilmesine çalışılmalıdır. Kemiklere yük bindiren; yani vücut ağırlığını kemiklerimize taşıtarak ayakta yaptığımız egzersizler kemiklerimizi uyararak güçlenmesine yardımcı olur.



Sedanter yaşam ve uzun süreli yatak istirahati osteoporoz riskini arttırır. Hareketli olma, kolay hareket edebilme yeteneğimizi artırır, kas gücümüz artar ,dengemiz korunur, düşmeden korunuruz.



Egzersiz kalp ve damar sağlığımız içinde gereklidir. Osteoporozdan hem korunmada hem de tedavi amacıyla egzersizlerden yararlanılmalıdır. Korunmada yürüyüş gibi hafif egzersizler etkili olabiliyor ise de tedavide kullanılan egzersizler Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları tarafından reçete edilen özel tipte ağırlık taşıma egzersizleri gibi egzersizlerdir.



Fiziksel olarak aktif bir insan değilseniz ve aşağıdaki durumlardan herhangi biri var ise egzersiz için doktora danışılmalıdır:
· 40 yaşından sonra kırık ya da osteoporozun varlığı
· Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, felç, yüksek kolesterol
· Egzersiz sonrası göğüs, boyun,omuzlar ve kolda ağrı ya da sıkışma hissi oluyor ise
· Ufak bir güç sarfedildiğinde bile nefes darlığı ve baş dönmesi oluyor ise
· Egzersiz programına başlamadan önce diabet gibi özel dikkat gerektiren bir hastalık mevcut ise



Östrojen kullanımı

Menapozdan sonra kadınlar östrojen azalmasına bağlı olarak daha hızlı kemik kaybına maruz kalır. Bu hormon adet kanamalarını kontrol etmesi yanısıra kemiklerin kalsiyumu depolamasına ve kemik kütlesinin korunmasına da yardımcı olur. Ülkemizde ortalama menapoz yaşı 48 civarıdır. Günümüzde östrojen tedavisi osteoporoz tedavisinden ziyade korunmada tercih edilmektedir. Kadın doğum uzmanları tarafından önerilen östrojen tablet ya da cilt peçleri şeklinde kullanılmaktadır. Östrojen kullanımı meme ve rahim kanseri riskini arttırmaktadır. Rahim kanseri riski östrojen ile birlikte progesteron kullanılarak azaltılabilir.



Östrojen kullanımı ile adet kanamaları benzeri ara kanamalar olabilir. Östrojen kullanıyorsanız sık sık doktor kontrolüne ihtiyacınız var demektir. Ailenizde meme kanseri, rahim kanseri ve kan pıhtılaşma sorunu var ise doktorunuz östrojen kullanmanıza izin vermeyebilir.



Osteoporozda Risk Faktörler:


 


 


Yaş: Yaşınız ne kadar ileri ise osteoporoz riskiniz o kadar yüksektir. Yaş ilerledikçe kemik kalitesi ve yoğunluğu azalmaktadır.40 yaşları civarında kemik kütlesi yavaş yavaş azalmaya başlar.50 yaşın üzerinde her 8 kişiden 1' inde osteoporoza bağlı omurga kırığı gelişmekte olup bu oran yaş ile birlikte artmaktadır. Kalça kırığı 70 yaşın üzerindeki her 3 kadından ve her 9 erkekten 1' inde görülen önemli bir sağlık problemidir



Cinsiyet: Kadınlarda erkeklerden 4 kat fazla görülür Osteoporozdan etkilenen insanların %80'i kadınlardır.



Ailede osteoporotik kırık öyküsü veya daha erken yaşlarda kırık geçirmiş olmak: Özellikle annesinde osteoporotik kalça veya vertebra kırığı olan genç bayanlarda osteoporoz riski yükselmiştir. Ayrıca geçmişinde kırık hikayesi olan kişilerde de osteoporoz riski yükselmiştir.



Kemik yapısı ve Vücut Ağırlığı: Ufak-tefek, küçük kemik yapılı ve zayıf kadınlarda osteoporoz oluşma riski artmıştır.



Menapoz: Doğal veya cerrahi menapoz osteoporoz gelişme riskini arttırır.Menapozdan önce anorexia veya blumia, çok aşırı fiziksel egzersizler kemik dokuda kayıplara ve osteoporoza neden olabilir.



YaÅŸam Tarzı: Sigara içme, alkol kullanımı, fazla kahve tüketimi, Kalsiyumdan fakir beslenme, yetersiz D vitamini  alımı, düzenli egzersiz yapma alışkanlığının olmayışı, uzun süreli yatak istirahati osteoporoz riskini arttırır.



Kronik Hastalıklar, Tıbbi Tedaviler: Romatoid artrit, endokrin hastalıklar, gastrointestinal hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar kemik yoğounluğunun azalmasına ve osteoporoza neden olabilirler:



Aşırı Tiroid hormonu alımı,Antikonvülzanlar



Aluminyum içeren antasitler



Endometriozis tedavisinde kullanılan gonadotropin releasing hormones (GnRH)



Kanser tedavisinde kullanılan Methotrexate



İmmunosupressiv ilaçlardan cyclosporin A



Heparin



Kolesterol kontrolu için kullanılan cholestyramine



Bu ilaçları kullananlarda muntazam aralıklarla KMY (kemik mineral yoğunluğu) ölçümü yapılmalıdır.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!