Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 02, 2008, 05:42:47 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Romatoloji Hastasına Yaklaşım  (Okunma Sayısı 110 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 08, 2007, 11:10:49 ÖS »

Romatoloji Türkiye’de son yıllarda hızla gelişmekte olan bir bilim dalıdır. Birkaç hastalık dışında henüz geniş çaplı epidemiyolojik çalışmalar yapılmamış olmasına karşın yurtdışı istatistikler göz önüne alınırsa ülkemizde de çok sayıda romatoloji hastası olduğu tahmin edilmektedir. ABD'de birinci basamakta görülen her yedi hastadan biri, kas-iskelet sistemi yakınmasıyla hekime başvurmaktadır. Avrupa'da romatoloji ünitelerine sevk edilen hastaların ön tanılarında %50'ye varan yanlışlıklar saptanmaktadır. Pek çok romatolojik hastalığın kronik olması, bazısının yaşamı tehdit etmesi ve bir çoğunun iş gücü yitimine neden olduğunu anımsarsak, bu hastalara kısa zamanda doğru tanı ve tedavi olanaklarının sunulmasının ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

 Romatolojide hasta hangi belirtilerle gelir?
 Eklem aÄŸrısı, hastaların çoÄŸunun önde gelen yakınmasıdır. Eklem aÄŸrısı dışında, yaygın vücut aÄŸrısı, halsizlik, kas güçsüzlüğü, ekstremite ÅŸiÅŸliÄŸi, yineleyen trombozlar, yineleyen düşükler, deri döküntüsü, üveit, ağız/göz kuruluÄŸu, ağız içinde ve genital bölgede yaralar, yineleyen karın aÄŸrıları, nedeni bilinmeyen ateÅŸ ve kilo kayıpları da sıklıkla romatolojik hastalıkların temel belirtilerinden olup hastaların baÅŸvuru ya da sevk edilme nedenleridir. Yine hastalıkların büyük çoÄŸunluÄŸu sistemik tutulum eÄŸilimindedir.   Eklem tutulumu, buz dağının yalnızca görünen kısmı olabilir. 

 Tablo 1: Yaygın Vucut AÄŸrısının Nedenleri
Romatoid artrit 
Fibromyalji 
Osteomalazi   Dermatomiyozit/Polimiyozit
Hipo ve hipertiroidizm 
Lyme Hastalığı 
Hiperparatiroidi
Polimyaljika Romatika
Spondyloartropatiler
SLE
Vaskülitler 

 Eklem aÄŸrısı olan hastalara sorulması gereken baÅŸlıca sorular:
 Hangi eklemler? 
 Vücuttaki eklemlerin bir kısmı bazı hastalıklarda daha sık tutulur. ÖrneÄŸin yalnızca ayak baÅŸ parmağını tutan aÄŸrılı ÅŸiÅŸme durumunda gut daha öncelikle akla gelirken, sakroiliak eklemi ya da alt ekstremiteyi fazlaca etkileyen hastalık öncelikle bir seronegatif spondiloartropatiyi (SNSPA) düşündürür. El ve ayakların küçük eklemlerini tutan ve süresi altı haftayı aÅŸan artrit ise romatoid artriti (RA) akla getirir. Eklemlerin  simetrik (aynı ekstremitede karşılıklı eklemleri tutulması), (örneÄŸin karşılıklı el bilekleri, dizler gibi) ya da asimetrik etkilenmesi yine RA ve SNSPA ayırımında önemlidir.

 Ne zamandan beri? 
 Akut baÅŸlamış eklem aÄŸrısı ile kronik aÄŸrı farklı hastalıkların habercisi olabilir. Akut baÅŸlamış monoartrit, gut, travma septik artriti daha büyük olasılıkla düşündürmelidir. Akut baÅŸlamış bel aÄŸrısı daha çok mekanik nedenlerden (disk patolojileri) kaynaklanırken kronik ve sinsi baÅŸlangıçlı bel aÄŸrılarında SNSPA'lar dışlanmalıdır. Yine çocukluk çağından beri olan bir artritte jüvenil romatoid artrit (JRA), ailevi Akdeniz ateÅŸi (AAA) gibi hastalıklar düşünülmelidir.

 Hangi bulgular eÅŸlik ya da öncelik etmektedir? 
 Ä°nflamatuvar artritlerde eklem aÄŸrısı tek başına olmayabilir. EÅŸlik ya da öncelik eden belirti ve bulgular tanı koydurucu olabilir. ÖrneÄŸin, öncesinde üriner enfeksiyon ya da gastroenteriti olan bir hastada geliÅŸen artrit öncelikle reaktif artritleri düşündürmelidir. Birlikte malar raÅŸ ya da baÅŸka döküntüleri olan bir kadın hastada SLE öncelikle dışlanmalıdır. Öncesinde ateÅŸli bir üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü olan bir çocukta geliÅŸen gezici karakterde artrit akut eklem romatizması ya da birlikte yineleyen karın aÄŸrıları ve ateÅŸ atakları olan bir çocuk ya da eriÅŸkinde AAA mutlaka düşünülmelidir. Kırsal kesimde yaÅŸayan, bel aÄŸrısı ve/ya da diÄŸer eklem tutulumları ile baÅŸvuran ve taze peynir, çiÄŸ süt ve et tüketen kiÅŸilerde brusella atlanmamalıdır. Yine hepatit geçirmekte olan hastada geliÅŸen artrit etyolojisinde B ve C hepatit virusları da araÅŸtırılmalıdır. Kilo kaybı, nedeni bilinmeyen ateÅŸ, nöropatik esktremite aÄŸrıları olan kiÅŸilerde PAN ve diÄŸer vaskülitler gözardı edilmemelidir. Paraneoplastik bulgular arasında kas iskelet sistemi belirtileri önemli bir yer tuttuÄŸundan, kuÅŸkulu durumlarda malignite araÅŸtırması yapılmalıdır. Orak hücre anemisi olan çocukta ani geliÅŸen parmak aÄŸrıları, aÄŸrılı krizler nedeni ile olabilir. Tablo 2-5’te romatolojik hastalıklara sıklıkla eÅŸlik eden durumlar görülmektedir.

 Tablo 2: Sıklıkla Deri-Mukoza Bulgularının EÅŸlik EttiÄŸi Romatolojik Hastalıklar:
 Behçet Hastalığı: Sistemik tutulum yapabileceÄŸi gibi yalnızca deri mukoza bulguları ile de karşımıza çıkabilir: Yineleyen oral aftlar, yineleyen, iz bırakarak iyileÅŸen genital ülserler, nodüler lezyonlar (Eritema nodozum gibi), follikülitler, yüzeyel ven trombozları
 SLE: Her türlü deri döküntüsü ile karşımıza çıkabilir. Lupusa özgü olanları: Malar eritem, fotosensitif dermatit, diskoid döküntü, subakut kutanöz lupus, oral/nasal ülserasyonlar.
 Reaktif Artrit: Balanitis sirsinata, keratoderma blenorajika, palmar-plantar püstüller, oral ülserler, eritema nodozum (Özellikle Yersinya'ya baÄŸlı reaktif artritte)
 Sistemik Skleroz: Sınırlı ya da diffüz olabilir. Raynaud fenomeni. Erken dönemde daha çok ellerde yumuÅŸak aÄŸrısız ödem, deride gerginlik, sklerodaktili. Deri altı dokusunda incelme ve atrofi. Telenjiektaziler, ekstremite uçlarında pitting ülserler, ekstremite uçlarında iskemik nekrozlar. 
 Dermatomiyozit: Heliotrop raÅŸ, periungal eritem/telenjiektazi, Gotron papülü, ektensör yüzeylerde eritem, kalsinozis kutis.
 Poikiloderma: Noktalar halinde hipo-hiperpigmente alanlar, telenjiektaziler ve atrofik alanlarla karakterizedir.

     Behçetli bir hastada genital ülserler görülmekte. Bu ülserler her zaman böyle belirgin olmayabilirler ve iz bırakarak iyileÅŸirler

Aşağıda romatoloji pratiğinde sıklıkla karşılaşılan hastalıklardan bazıları hakkında kısa bilgiler verilmiştir.
 Akut Mono/Oligo Artritler:
 Gut: 
 Ã‡oÄŸunlukla orta yaşın üstü erkeklerde, en çok alt ekstremitelerde (sıklıkla ayak baÅŸ parmağında) olur. Daha önce de benzer ataklar tanımlanır. Atak araya giren bir hastalık, ilaç (düşük doz aspirin, heparin, bira baÅŸta olmak üzere alkol) ya da cerrahi giriÅŸim ile tetiklenebilir. Eklemden sıvı alınabilirse 10.000-60.000/mm3 arası hücre ve polarize ışık altında ürik asit kristalleri saptanabilir. Akut faz yanıtı (sedimentasyon, CRP yükselmesi) olabilir ancak romatoid faktörün pozitif saptanması pek olaÄŸan deÄŸildir. KolÅŸisine ve/ya da NSAİİ'lere dramatik yanıt saÄŸlanır. Akut gut atağı sırasında ürik asit düzeyini düşürücü tedavilerin (allopurinol tedavisi: depolardan perifere ürik asit salınımını arttırır) ve buz uygulamasının (soÄŸuk ürik asit çökmesini arttırır) yapılmaması gerekir.
 Psödogut: Birden çok eklemi de tutabilir.  YaÅŸlı hastalarda en çok diz gibi büyük eklemlerlerde olur. Daha önce de benzer ataklar tanımlanır. Atak araya giren bir hastalık ya da cerrahi giriÅŸim ile tetiklenebilir. Eklemden  sıvı alınabilirse 5.000-60.000/mm3 arası hücre ve polarize ışık altında kalsiyum pirofosfat dihidrat kristalleri, eklem grafilerinde kondrokalsinoz saptanabilir.
 Septik Artrit: Bir ya da daha çok eklemi  tutabilir. Altta yatan birincil septik odağı olan, hastanede yatan, genel durumu bozuk, immundeprese ya da immunsupressif ilaç alan ya da alkolik, ilaç bağımlısı hastalarda geliÅŸir. Kırmızı, ÅŸiÅŸ eklemden yapılan ponksiyonda bulanık ya da pü halinde sıvı, 50.000-300.000/mm3 arası hücre sayılabilir. Enfeksiyöz etken eklem sıvısı yaymasında görülebilir, kültürde üretilebilir ya da antijenleri saptanabilir.
 Ailevi Akdeniz AteÅŸi: Birden çok eklemi tutabilir. Ülkemizde oldukça sık olan ancak çoÄŸu kez atlanılan, yanlışlıkla ARA tanısı konulan bir hastalıktır. Hastalar çoÄŸunlukla Orta Anadolu, Kastamonu, Ordu, Kars, Malatya, İstanbul kökenlidir. Artrite eÅŸlik eden karın ve/ya da plöritik göğüs aÄŸrısı, ateÅŸ, ayak sırtından bacak ön yüzüne doÄŸru uzanabilen erizipel benzeri döküntü, geçmiÅŸte de benzer atakların olması ve 2-5 günde geçmiÅŸ olması ve ara dönemde benzer yakınmalarının olmaması; atak sırasında akut faz reaktanlarının (ESH, CRP, lökosit, fibrinojen) yükselmesi ve ara dönemde normal olarak saptanması, ailesinde de benzer hastalığı olan kiÅŸi olması; kolÅŸisin tedavisi ile atak sıklığı, ÅŸiddetinde ve süresinde gerileme saptanması ile tanı konur. Gutta olduÄŸu gibi kolÅŸinin ile atağın durmasını beklenmez. Ancak bu hastaların oluÅŸabilecek amiloidozis riskine karşı kesinlikle kolÅŸisin tedavisi alması gereklidir.

 Tablo 3: Romatolojik Hastalıkların Seyrinde Sıklıkla Görülen DiÄŸer Deri Belirtileri:
Eritema Nodosum: Behçet hastalığı, sarkoidoz, 
Raynaud: Sistemik sklerodema, SLE başta olmak üzere birçok hastalığa eşlik edebilir.
Livedo retikülaris: En sık Antifosfolipid sedromu ve PAN
Erizipel benzeri döküntü: Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA)
Eritema Marginatum: Akut romatizmal ateÅŸ
Palpabl purpura: Henoch Schönlein, PAN başta olmak üzere bir çok vaskülitte olabilmektedir.

 Behçet Hastalığı: Ülkemizde oldukça sık görülmesi ve bir Türk bilimadamının ismi ile literatürde yer alan tek hastalık olması bakımından önemlidir. Çocuklarda ve 50 yaşın üstünde baÅŸlaması oldukça enderdir. Sıklıkla 20-30 yaÅŸlarında baÅŸlayan daha sık olarak alt ekstremiteleri simetrik ya da asimetrik tutabilen, deformite bırakmadan iyileÅŸen, bazen kronikleÅŸen bir artrit saptanır. Her iki cinste eÅŸit sıklıkta görülürse de erkeklerde daha ağır seyirlidir. Eritema nodozum kadınlarda daha sık görülen tek lezyondur. Eklem yakınmalarına yukarıda sayılan deri-mukoza bulguları, göz bulguları (gözde aÄŸrı, kızarma, sinek uçuÅŸması, puslu görme, görme azalması üveit), daha sık erkeklerde olmak üzere derin ven trombozu -baldırlarda aÄŸrılı ÅŸiÅŸme, vena kavaları tutarsa venöz kollateraller, vena kava superior sendromu-, emboli atma riski oldukça düşüktür), nörolojik belirtiler (ÅŸiddetli baÅŸ aÄŸrısı, çift görme, konvülsiyon) ve daha ender olarak hemoptizi (pulmoner arter anevrizması), kanlı ishal gibi diÄŸer belirtiler eÅŸlik edebilir. 
 Daha seyrek olarak poliartiküler seyreden bir çok hastalık ilk kez monoartrit ya da ön planda bir eklem yakınması ile karşımıza gelebilir. Zaman içinde diÄŸer eklemler tutulabilir. Yine eklem çevresi yumuÅŸak dokuların inflamasyonları (bursit, tendinit, eklem üstüne yerleÅŸen eritema nodozum gibi) yanlışlıkla artrit olarak deÄŸerlendirilebilir

 Poliartritler
 Akut Romatizmal AteÅŸ (ARA): Tipik olgu ilköğrenim döneminde (ancak 2-40 yaÅŸ arası her yaÅŸta görülebilir); son 2-4 hafta içinde beta hemolitik streptokoklara baÄŸlı bir üst solunum yolu enfeksiyon geçiren ve gezici tarzda eklem yakınması (artralji ya da artrit) olan bir hastadır. Yalnızca boÄŸaz enfeksiyonun olması yetmez. Bu enfeksiyonun beta hemolitik streptokoklara iliÅŸkin olduÄŸunun kanıtlanması gereklidir (kültürde üretme, bir hafta ara ile bakılan ASO titresinde ve antiDNAase B titresinde iki kat ve üstü yükselme). Ülkemizde boÄŸaz aÄŸrısı ve eklem aÄŸrısı olan, hele bir de ASO’da hafif yükselmesi olan herkese çok yanlış ve gereksiz bir biçimde ARA tanısı konmaktadır. Hemen her viral ya da bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu seyrinde az çok eklem-kas aÄŸrıları olabilir. Yine her ASO yükselmesinin ARA demek olmadığı unutulmamalıdır. Hastanın klinik belirtileri, artritin paterni, süresi, kardit-perikardit (taÅŸikardi, üfürümler, frotman, EKG’de PR uzaması, telekardiyografide perikardial sıvı) olması, deri altı nodül olması,  ve diÄŸer laboratuvar (ESH, CRP, lökosit) ölçümleri de gözönüne alınmalıdır. Yine ARA eriÅŸkin insanlarda enderdir ve kardiyak tutulum olasılığı eriÅŸkinlerde bir hayli düşüktür. Erken tanı ve tedavi, korkulan komplikasyon olan kardiyak tutulum olasılığını azaltır. Son zamanlarda tanımlanan ve eriÅŸkinlerde sıklıkla A ender olarak C ve G grubu streptokoklara baÄŸlı üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra geliÅŸen gezici olmayan ve kardiyak tutulumun bildirilmediÄŸi poststreptokoksik reaktif artrit, ASO'su oldukça yüksek bir akut poliartritli eriÅŸkinde unutulmamalıdır. 
 Romatoid Artritli bir hastanın el grafisi. Özellikle saÄŸ tarafta metakarpofalangeal eklemlerin dislokasyonu, proksimal interfalangeal eklem aralıklarının daraldığı görülmektedir. Karpal eklemlerde skleroz artışı ve eklemlerde artrodez geliÅŸmiÅŸtir. 

 Tablo 4: Sıklıkla AteÅŸin EÅŸlik EttiÄŸi Romatolojik Hastalıklar:
Enfeksiyöz artritler: Ailevi Akdeniz Ateşi atak dönemi. Akut romatizmal ateş.
SLE 
RA
Reaktif artritlerin bir dönemi (Brusella dahil). Erişkin Still Hastalığı ve Jüvenil Kronik Artrit
Vaskülitler: PAN, Wegener… 

 Romatoid Artrit (RA): Toplumda sık rastlanılan, deformite bırakabilen, bir kronik artrittir. Sıklıkla genç-orta yaÅŸta ve kadınlarda görülür. Ön planda elin ve/ya da ayağın küçük eklemlerini simetrik olarak tutan, üç bölgeden fazla eklemi tutan, el eklemlerinde daha belirgin, sabahları bir saati geçen katılık ve deri altı nodüllerin eÅŸlik ettiÄŸi, RF’nin yüksek titrede pozitif olduÄŸu, ESH, CRP yüksekliÄŸi ile giden, eklem sıvısında 5.000-30.000/mm3 hücre sayılan ve altı haftayı aÅŸan bir artrit ile baÅŸvuran her olguda RA mutlaka düşünülmelidir. Sıklıkla yapılan yanlışlardan biri el parmaklarında daha çok DIP daha az olarak PIP'leri tutan ve bu eklemler etrafında nodüller oluÅŸumu ile seyreden (Heberden ve Bouchard), bazen enflamasyona neden olan nodüler osteoartritin RA olarak deÄŸerlendirilmesidir. Bu olgularda düşük titrede RF pozitifliÄŸi ve yarım saati pek geçmeyen sabah sertliÄŸi, el grafilerinde litik lezyonlar da saptanabilir. RA, DIP'leri pek tutmaz. PIP, MCP, bilekler ve dizler ön planda tutulur. Sabah katılığı tedavi edilmeyen olgularda bir saatin üstündedir, inflamasyon belirti ve bulguları belirgindir. Yine ender olarak gut artriti poliartiküler ve kronik seyredebilir ve RA'yı taklit edebilir. RF pozitifliÄŸi tek başına RA tanısı için yetersizdir. RF saÄŸlıklı insanlarda yaÅŸla birlikte artan oranlarda pozitif saptanabilir. Yine pek çok viral (Epstein-Barr virus, hepatit virusları, parvo virus), bakteriyel (endokardit, tbc, brusella) enfeksiyonu seyrinde pozitif saptanabilir.

 Tablo 5: Sıklıkla Göz Bulgularının EÅŸlik EttiÄŸi Romatolojik Hastalıklar
Behçet Hastalığı: Anterior üveit, posterior üveit, retinal vaskülit
Ankilozan Spondilit: Sıklıkla tek taraflı anterior üveit
Reiter Hastalığı:Konjonktivit, üveit
Sjögren: Kuruluk, gözde kum varmış hissi
RA:Sjögren, keratit, skleromalazi, keratomalazi, perforasyon geliÅŸebilir 
Antifosfolipid Sendromu: Retinal arter / ven trombozu
Sarkoidoz: Üveit
Dermatomyozit: Heliotrop rash

 SLE: ÇoÄŸunlukla genç kadınlarda görülür. RA'ya benzer simetrik eklem tutulumuna eÅŸlik eden ateÅŸ, iÅŸtahsızlık, kilo kaybı, terleme gibi bedensel belirtiler, yukarıda sayılan deri bulgularından bir ya da birkaçının olması; nöropsikiyatrik belirtiler (konvülsiyon, organik beyin sendromu, gibi) basit olarak tam kan sayımı ile saptanabilecek anemi, lökopeni, trombositopeniden bir ya da birkaçının saptanması; idrar incelemesinde, proteinüri, silendirler; telekardiyografide plevral ve/ya da perikardiyal sıvı olması ÅŸiddetle SLE'yi düşündürür. Görüldüğü gibi yeterli bir öykü, fizik bakı ve basit birkaç laboratuvar testi ile SLE'den büyük oranda uzaklaşılabilir ya da yaklaşılabilir. Antinükleer antikor (ANA) testleri SLE için oldukça önemlidir. Ancak tek başına ANA ile tanı konulmamasına, ANA'nın özellikle yaÅŸlı kadınlarda herhangi bir patoloji olmadan da ve antiepileptikler, prokainamid, labetolol, alfa-metil dopa, sülfonamidler, hidralazin gibi ilaçları kullananlarda pozitif saptanabileceÄŸinin unutulmaması gereklidir. SLE tanısında kullanılan diÄŸer birçok testler ancak uzman tarafından istenip deÄŸerlendirilmelidir.
 SLE tanısında kelebek tarzında döküntünün gebelikte görülen ve malar bölgeye yerleÅŸen hiperpigmentasyon (gebelik maskesi) ile karıştırılmaması gereklidir. Yine aynı bölgeye yerleÅŸen akne rozaseadan (AR) ayırt edilmelidir. AR, daha sıklıkla 40-60 yaÅŸ arası insanlarda geliÅŸir. Alkol, sıcak ve baharatlı gıdalar açığa çıkmasında etkili olur. Üzerinde papül, püstül ve telenjiektaziler bulunur ve nasolabial sulkusu içine alan dermatit tablosu vardır. SLE malar raşında ise yaÅŸ daha küçüktür, gıda ile ilgisi yoktur, üstünde papül ve püstül saptanmaz, nasolabial sulkus tutulumu olmaksızın SLE'ye iliÅŸkin diÄŸer belirti ve bulgular saptanır.
 SLE dışındaki birçok otoimmün kollojen vasküler hastalıkta da eklem tutulumu olabilir. Sistemik sklerozda Raynaud fenomeni, derinin gergin olması, pitting ülserler, dispne, disfaji, gövde ve yüzde telenjiektaziler, deri altı kalsifikasyonları ve ANA pozitifliÄŸi önemlidir.  Dermatopolimozitte ön planda deri ve kas yakınmaları olur eklem yakınmaları daha geri planda kalabilir. PAN’lı hasta ateÅŸ, kilo kaybı, hipertansiyon, nöropati, renal tutulum, testiküler aÄŸrı, livedo retikülaris, renal yetersizlik ile baÅŸvurabilir.

 Tablo 6: Kırmızı ÅžiÅŸ Eklem:
Enfeksiyöz artrit (Bakteriyel, Gonokokal, Viral, Lyme)
Kristal artriti (Gut, Kalsiyum pirofosfat depo hastalığı: psödogut)
Travmatik
Palindromik Romatizma
Psöriatik artrit
Reaktif artrit
Bakteriyel endokardit

 Seronegatif Spondilo Artropatiler (SNSPA):   Bu hastalık grubu içinde primer ankilozan spondilit (PAS), reaktif artritler (Reiter dahil), psöriatik artrit, enteropatik artritler (ülseratif kolit, Crohn) ve sınıflandırılamayan SNSPA'lar sayılmaktadır. 
 Ortak özellikleri: ÇoÄŸunlukla genç hastadır (baÅŸlangıç yaşı 40 yaşının üstünde olması oldukça enderdir). Aile öyküsü sıklıkla vardır. RF patogenezde rol almaz ve negatif saptanır. HLA B27 ile yakın iliÅŸki vardır ve PAS baÅŸta olmak üzere büyük kısmında pozitiftir.
 Ä°nflamatuvar karakterde spinal aÄŸrı: Uzun süreli inaktivasyondan sonra (örneÄŸin sabah yataktan kalktığında) daha belirginleÅŸen, gün içinde aktivite ile gerileyen, baÅŸlangıç süresi tam kestirilemeyen (sinsi baÅŸlangıçlı, kronik), bel ve kalça üstünde daha belirgin aÄŸrı, sırtta ve boyunda aÄŸrılar inflamatuvar tipte aÄŸrı olarak nitelendirilir. 
     Ankilozan spondilitli bir hastada sakroiliak eklem grafisi. Sakroiliak eklem yüzeylerinde skleroz artışı, eklem aralığında daralma görülmektedir. 

Alt ekstremitelerde daha ağırlıklı tutulum: Sıklıkla asimetrik olarak dizler, ayak bilekleri ve ayaklarda, kalça eklemlerinde daha belirgin tutulum vardır. 
 Sakroileit/Spondilit: Sakroiliak eklemin çeÅŸitli derecelerde tutulması birçok olguda ana bulgulardan biridir. Basit bir ön-arka pelvis grafisi ile sakroiliak eklemin iliak ve sakral yüzlerinde düzensizlik ve/ya da skleroz olması ile olguların büyük kısmında tanı konur. DoÄŸum yapmış kadınlarda sık görülen ve bilateral olarak, yalnızca iliak kanatta perifere doÄŸru üçgen biçiminde sklerotik görüntü ile karakterize osteitis condensas ilii sakroileit olarak yorumlanmamalıdır. Sakroileit kuÅŸkusunda seçkin yöntem CT ile incelemedir. Spondilit için vertebra grafisinde ilk dönemlerde kareleÅŸme, vertebraların alt ve üst köşelerinde Romanus lezyonu olarak adlandırılan ve osteofit oluÅŸumuna öncelik eden parlaklık, osteofitlerin alt ve üstten birbirleri ile birleÅŸmesi sonucu syndesmofit oluÅŸumu ve birçok syndesmofitlerin bilateral yerleÅŸmesi ile oluÅŸan Bambu kamışı görüntüsü tipiktir.
 Entessopatiler: Ligamanların kemiklere yapışma noktalarındaki inflamasyona baÄŸlı geliÅŸen kalsifik yapılardır. Topuklardaki epin kalkanei (topuk dikeni) ve iskium tüberkülleri boyunca (Whiskerring: sakal belirtisi) sık karşılaşılır.
 Yukarıdaki ortak özellikler dışında her hastalığın kendine özgü bazı ayırt edici özellikleri vardır. ÖrneÄŸin Reiter’de artrit atağından yaklaşık bir ay önce geçirilen üretrit/servisit ya da gastrointestinal enfeksiyon öyküsü, yukarıda söz edilen deri bulguları, konjonktivit, keratit, üveit gibi göz bulgularının olması, parmakların daktilit biçiminde tutulması ve -eklem kapsülü, periartiküler yapılar ve periosteal kemiÄŸin inflamasyonu sonucu- sosis parmak görünümüne neden olması tanı için anlamlıdır. 
 AIDS'te de reaktif artrite benzer artritlerin sık olması akıldan çıkarılmamalıdır. Psöriatik artritte travmaya uÄŸrayan yüzeylerde ya da saçlı deride psöriatik lezyonlar, DIP eklemlerinin tutulması, tırnaklarda üç taneden fazla noktalanma (terzi yüzüğü belirtisi, pitting) ayırıcı tanıda önemlidir. Enteropatik artitte altta yatan bilinen bir inflamatuvar barsak hastalığının olması anlamlıdır.

 Sonuç olarak romatolojik yakınmalarla baÅŸvuran hastanın mutlaka ayrıntılı öyküsü alınmalı, yalnızca ekleme odaklanmamalı, eÅŸlik eden belirtiler mutlaka sorulmalı, fizik bakı özenli yapılmalıdır. Uygun ve pratik laboratuvar incelemelerinden yararlanılmalıdır. 
 Hastanın ilk müdahalesi fazla ayrıntılı olmayan tedavi ve önlemlerle yapıldıktan sonra hasta bir romatoloji kliniÄŸine yönlendirilmelidir. Özellikle kortikosteroidler tanısı konmamış hastaya verilmemelidir. Hastanın tanı koydurucu klinik ve laboratuvar testlerini baskılayıp tanıyı geciktirebilir.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!