Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Aralık 02, 2008, 05:07:32 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ETKİLİ ÇALIÅžMA VE MOTİVASYON  (Okunma Sayısı 60 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Ekim 30, 2007, 07:28:24 ÖS »



 

           "Ders çalışmak" kavramı belirsiz ve çok genel bir kavramdır. Bu kavram çalışılan bir dersin amaçlarını saptamadan ve öğrencinin ders çalışma süreci içerisinde neler yaptığını görmeden tam anlamıyla açıklığa kavuÅŸamaz.

 

          Öğrencinin çalıştığı süredeki davranışı çalışırken ne kadar zaman harcadığından daha önemlidir. AraÅŸtırmalar göstermiÅŸtir ki çalışırken harcanılan zaman ile baÅŸarı arasında doÄŸrusal orantılı hiçbir iliÅŸki yoktur.

 

          Öğrenci ders çalışma aÅŸamasında  neler yaptığını ayrıntılı olarak incelediÄŸinde çalışmayı kontrol eden olumlu ya da olumsuz bir çok etkeni belirleyecektir. Böyle bir analiz sonucunda ders çalışma davranışı ile onu etkileyen içsel ve dışsal etkenlerde gözlenebilecektir.

 

          ÖrneÄŸin dikkati dağıtan iki olayı düşünelim;

          Matematikten sayılar testini çözer iken başım aÄŸrıdı, durdum ve bir aÄŸrı kesici aldım, 10 DK. Annemle sohbet ettim. Sonra çalışmadığım için suçluluk duydum.

Ders çalışırken yan odadan TV sesi geliyordu dikkatim dağıldı, gidip yan odadaki kardeşime TV' nin sesini kısmasını söyledim. Onunla 15 DK kadar tartıştık.

 

          Her iki örnekte 'de bir iç ve dış olay zaman kaybına ve ders çalışmamaya yol açıyor. İşte bu iliÅŸkiyi ( çalışma davranışını ve onu etkileyen faktörü ) fark eden ve etkisini anlayan öğrenci ortamını ve dolayısıyla çalışma davranışını deÄŸiÅŸtirme yolunda da ilk adımı atmış olur.

 

 

ETKİN ÇALIŞMADA ŞİMDİKİ ZAMAN

 

          BaÅŸarıya götüren etkin ders çalışmanın temelinde yatan en önemli etken "zaman denetimidir". Bizler zamanımızı planlayarak geleceÄŸimizi bugüne taşırız. Dolayısıyla bugünün  ve "ÅŸimdi" 'nin  önemi büyüktür. Gelecek senet gibidir. Bugün ise nakit paradır. Kullanmak için günü yakalamak gerekir.

 

 

ŞİMDİKİ ZAMANDAN YARARLANMANIN YOLLARI

 

Değişime açık esnek bir çalışma programı yapın.

 

          Yapılacak çok ÅŸey olduÄŸunda bunun altında ezilmemek için yapılması gerekenleri ya da belirlediÄŸiniz hedefleri önem sırasına göre listelemeliyiz. Böylece hem neyi gerçekleÅŸtireceÄŸimizi görür,  hem de baÅŸarma duygusunu yaÅŸarız. Çalışma programı zamanımızı kontrol altına almamız konusunda bize yardım ederken aynı zamanda "hangi dersin hangi konusundan çalışmaya baÅŸlayacağımızı belirlememizi saÄŸlar.  Çünkü "ders çalışacağım" düşüncesi çok genel bir kavramdır.

 

          Oysa çalışacağımız dersin ismini, konusunu, bu konuya ayıracağımız yaklaşık süreyi belirlersek günlük hayat akışı içinde zamanımızı daha iyi kullanmış hedeflerimize bir adım daha yaklaÅŸmış oluruz.

 

         Eve "ben ders çalışacağım" düşüncesi ile  giden bir öğrenci bu dersin hangi konusundan çalışmaya baÅŸlayacağını düşünerek zaman kaybedecektir. Oysa ben bugün matematikten orantı konusunu çalışacağım derse saÄŸlıklı bir yol izlemiÅŸ olur. 

 

 

PROGRAM NEDİR?

 

          Ders çalışmaya baÅŸlayabilme davranışı " karar vermeyi" gerektirir. Çalışmaya baÅŸlamak için karar verebilmemiz ise ders çalışmaya yönelik olarak bildiklerimiz ile inandıklarımız arasındaki uyuma baÄŸlıdır.

 

          Programlı bir çalışmanın temelinde yatan en önemli unsur "zaman denetimi" dir.  Bizler zamanımızı planlayarak geleceÄŸimizi bugüne taşırız. Aslında her öğrenci için zaman aynıdır. Her öğrenci için bir gün 24 saat bir hafta 7 gündür. Önemli olan bu zamanı saptadığımız hedefler ve öncelikler doÄŸrultusunda kullanmamızdır.

 

 

Hedeflerimizi belirleyebilmemiz için şöyle bir liste yapabiliriz.

 

YaÅŸam Amaçları           1 Yıllık Amaçlar                 1 Aylık Amaçlar

( Uzun Vadeli )              ( Orta Vadeli )                     ( Kısa Vadeli )

10 yıl sonra neleri          1 yıl sonra neleri                 1 ay sonra neleri

baÅŸarmış olmayı             baÅŸarmış olmayı                  baÅŸarmış olmayı

isterdiniz.                       isterdiniz.                             isterdiniz.

 

Bilgisayar Müh.             Ãœniversiteyi kazan                Sınavlarda baÅŸarılı               

olmak.                           ma.                                      olmak.   

 

Görüldüğü gibi bu hedeflerin hepsi birbirini tamamlayan ve biri olmazsa diğerinin de olmayacağı türdeki hedeflerdir.

Belirlediğimiz amaçlara ulaşabilmemiz için günlük yaşantımızı " öncelik sırasına" koymamız gerekir.

 

 

Bir gün içinde yapılabilecek etkinlikleri alt alta sıralayalım.

 

TV seyretmek

ArkadaÅŸlarla buluÅŸmak

Ders çalışmak

Müzik dinlemek

Yemek

Oyun

Uyku

 

 

Şimdide her etkinliğin önem derecesini belirleyelim.

 

En yüksek öncelik (önem) derecesine sahip

Orta derece öneme sahip

Düşük önem ( öncelik ) derecesine sahip

 

Bunları da kendi içlerinde 1,2,3 vb. ÅŸeklinde sıralayabiliriz. 

 

TV seyretmek              B2

ArkadaÅŸlarla buluÅŸmak C1

Müzik dinlemek                       C2

Yemek                        A2

Uyku                                       A1

 

          Planlama yapabilmemiz için kuralımız, A grubu etkinlikleri bitmeden B ; B grubu etkinlikleri bitmeden , C grubu etkinliklere geçmemeliyiz.

          Bizler programlı çalışarak daha önce belirlediÄŸimiz önceliklere göre hareket etmiÅŸ oluruz. Böylece ilk önce sosyal etkinliklere evet, derse hayır demek yerine; ders çalışmaya evet demeyi, sosyal etkinlikleri ödül olarak almayı baÅŸarabiliriz.

 

          Çalışma programı zamanımızı kontrol altına almamız konusunda bize yardım ederken, aynı zamanda " hangi dersin hangi konusundan " çalışmaya baÅŸlayacağımızı da belirler.

          Planlarımızı yapıp, hedeflerimizi belirledikten sonra, bizi hedefimize ulaÅŸtıracak olan çalışma programını hazırlayabiliriz.

 

 

DUYULARIN ROLÜ VE ÖNEMİ

 

          BilindiÄŸi gibi çevreden bize uyaranlar sürekli gelir. Bu kimi zaman öğretmendir, kimi zaman televizyondur, kimi zaman çalışma sorularıdır veya çalıştığımız malzemenin kendisidir. Bu uyaranların sayısını çoÄŸaltmak mümkündür. Bu bilgiler önce duyularımıza ( duyu organlarımıza) gelir. Bilgi, kaynağından organlarımıza gelinceye deÄŸin bir süreçten geçer. Bu süreç deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde etkilenebilir.

Başka uyaranların varlığı ve şiddeti ( gürültü, ısı, ışık, müzik vb..)

 

          Bilginin tam ve eksiksiz olarak duyu organlarımıza eriÅŸebilmesi için ortamdaki baÅŸka uyaranları, olabildiÄŸince denetlememiz gerekir. Çünkü bilgiler duyularımıza gelirken ortamın süzgecinden geçer. Yani gürültü veya sessizlik, bireyin, bireyin ilgi veya ilgisizliÄŸi, düş kurma, beynin baÅŸka  ÅŸeylerle ilgili olması televizyon, müzik vb.. birçok etken bilgilerin duyularımıza ulaÅŸma miktarını ve derecesini belirler. Bu nedenle ders dinlerken ya da çalışırken bulunduÄŸunuz ortam ile göstereceÄŸimiz davranış büyük önem taşır. Kısacası;

 

Öğrenmek için, öncelikle bilgileri tam olarak algılamamız gerekiyor.

 

Öğrenilecek bilgilerle ilgili, önceki tanışıklığımız ya da birikimlerimiz:

 

          Bilgilerin kolayca anlaşılabilmesi öğrenilecek konu ile ilgili önceden edindiÄŸimiz bilgiler de büyük önem taşır. Bu nedenle öğreneceÄŸimiz konu ile ilgili yapacağımız ön hazırlık, bilgileri kolayca anlayabilmemizi, dersi kolayca dinleyebilmemizi ve bilgileri edinme süresi boyunca uyanık kalmamızı saÄŸlar.

 

İlk önce hoşlanmadığınız dersi çalışın

 

          EÄŸer örneÄŸin A dersini  çalışmayı pek sevmiyorsanız ve A dersi sizin uykunuzu getiriyorsa henüz yorgun deÄŸilken ve isteÄŸiniz ve enerjiniz varken önce onu çalışmaya gayret edin. ÇoÄŸumuz sevdiÄŸimiz ÅŸeylere öncelik vererek en sevdiÄŸimiz dersten baÅŸlamak isteriz. Oysa bize en zor veya sıkıcı gelenler genelde en çok enerjimizi alanlardır. En çok hoÅŸlandığınız dersi en sona bırakmaya çalışın. Belli bir konuyu programladığınız gece çalışmaktan kaçındığınızı fark ederseniz ertesi sabah kahvaltıdan bir saat önce uyanın o zaman kaçındığınız dersi çalışmak size daha uygun gelebilir. Bu ÅŸekilde istemediÄŸiniz -hoÅŸ olmayan- bir etkinliÄŸi çözmüş olarak güne baÅŸlamış olursunuz.

 

Maraton Şeklinde Ders Çalışma Düzeninden kaçının

 

          Size uygunsa ders çalışma oturumlarını kısa tutun. Pek çok durumda  üç ayrı birer saatlik oturum üç saatlik tek oturumdan daha üretken ve yararlıdır. Toplam üç saatlik ders çalışma maratonunda dikkatinizin konu üzerinde odaklaÅŸma süresi tahmin ettiÄŸinizden daha kısadır. Önümüzdeki bize uzun gelen çalışma süresini düşündüğünüzde belki de kendi kendinize "bu uzun bir gün olacak acele etmenin bir anlamı yok. İyisi mi önce güzel bir yemek yiyeyim uykumu açması için güzel bir kahve içeyim,masamı bir düzenleyeyim vb." Diye düşünebilirsiniz. Böylece 3 saatin sadece iki saatini ders çalışmaya ayırmış olursunuz. Oysa daha kısa süren üç ayrı oturumda daha uzun ve verimli bir çalışma süresi elde etmiÅŸ olursunuz.

 

          Ayrıca ders çalışırken farklı ders konularını arka arkaya gelecek ÅŸekilde bir sıraya koyun.  ÖrneÄŸin; Tarih, Türkçe-Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik çalışmayı planladıysanız MatematiÄŸi bu iki dersin arasına yerleÅŸtirin.

 

Günün sizin için verimli olabilecek zamanını (saatini) belirleyin

 

          Pek çok kiÅŸi için en iyi öğrenmenin gerçekleÅŸtiÄŸi zaman dilimi gündüz saatleridir. Bu konuda kendinizi en iyi tanıyacak ÅŸekilde gözlemleyin. EÄŸer gündüz sizin için en önemli zaman ise özellikle zor olan derslerinizi gündüz saatlerinde çalışın özellikle sabahın erken saatlerini unutmayın.

 

Ders çalışmak için sürekli aynı yeri kullanın

 

          Derslerinizi sürekli olarak aynı yerde çalışırsanız hem fiziksel hem de ruhsal olarak buna alışırsınız. O yere geldiÄŸinizde çalışmanın gerektiÄŸini otomatik olarak hissedersiniz. Aynı zamanda bu durum dikkatinizi toparlamanızı kolaylaÅŸtırır. Ancak ders çalışmak için ayırdığınız alanı sadece ve sadece ders çalışmak için kullanmalısınız.

 

          Sınavlarına çalışan bir öğrenci odasında özellikle masa başında ders çalışmaya oturduÄŸunda devamlı uykusu geliyor ve çalışamıyordu. Davranışı incelendiÄŸinde masa başında dersle ilgisi olmayan fakat gazete okumak, mektup yazmak, yiyecek yemek ve düş kurmak gibi bir çok iÅŸi aynı anda yapmaya çalıştığı ortaya çıktı. Bu öğrenciye önce masasına daha fazla ışık yayan bir lamba koyması ve yalnızca ders çalışmak amacı ile masayı kullanması önerildi.

 

          Gazete okumak, müzik dinlemek veya arkadaÅŸları ile sohbet etmek isterse masadan kalkacaktı. Birinci hafta sonunda öğrenci masa başında bir oturuÅŸta ancak 10 DK  ders çalışabildiÄŸini söylüyordu. Dönemin ortalarına doÄŸru zaman ilerledikçe haftada 5 gün olmak üzere masa başında 3 saat ders çalışabiliyordu.

 

Dikkatinizi fark edin

 

          Dikkat dağılmasının nedeni çoÄŸu zaman içsel kesintiler yani düşüncelerinizdir. YaÅŸamla ilgili düşünceleriniz kolayca dikkatinizi dağıtabilir. Böyle bir ÅŸey olduÄŸu zaman bu düşüncelerinizi " görmezden gelmeyin" onları fark edin kafanıza takılan düşünceleri daha sonra çözümlemek ya da gerçekleÅŸtirmek üzere bir kağıda not ederek o an için kafanızdan atabilirsiniz.

 

Amacınıza ulaÅŸmada  yararlı olabilecek küçük bir görev listesi hazırlayın.

 

          Büyük kapsamlı ya da zaman alacak derslerde kullanılan iyi bir yaklaşımdır. Bir iÅŸi yapmakta zorlanıyor ya da ertelediÄŸinizi fark ediyorsanız iÅŸin tercihen önce 10-15 DK tamamlanacak küçük bir bölümünü seçin ve bunu gerçekleÅŸtirin ( sevmediÄŸiniz bir dersin çalışma soruları sizi bekliyorsa önce 15-20 soruyu kavrayarak çözme yoluna gidin) bunu baÅŸarıyla tamamlamış olmanın doyumu sizi yeni bir ÅŸeyi daha baÅŸarmaya yönlendirecektir. Böylece yapılacak büyük kapsamlı iÅŸ küçülmeye baÅŸlar.

 

Bir ÅŸey daha yapabilir miyim ?

 

          Uzun bir günün sonunda bunu kendinize sorun Hemen her zaman küçük bir ÅŸey daha yapmaya, bir iÅŸi tamamlamaya yetecek kadar enerjiniz olabilir. Gün içinde yapacaklarınız bitinceye kadar çalışma alışkanlığındaysanız, buna bir ÅŸey daha ekleyerek genel üretkenliÄŸinizi geliÅŸtirebilirsiniz.

 

Derse Hazırlık

 

          Öğrencilerin merak edip sordukları sorular arasında "Nasıl ders çalışmalıyım?, Kaç saat ders çalışmalıyım?  vb. gelir. Bu soruların cevapları her öğrenciye göre deÄŸiÅŸir. Ancak verimli çalışmanın en önemli unsurlarından biri "derse hazırlıktır". Sınıfta bir dersi izlerken ya da evde çalışırken en yüksek verimi elde etmek istediÄŸimiz zaman dikkat ve motivasyon kavramları devreye girer.

 

          BirçoÄŸumuz derse hazırlık deyince anlatılacak olan konunun tamamını önceden çalışmayı ya da öğretmenden bir kaç konu önde gitmeyi algılar. Ancak derse hazırlık öğretmenin anlattığı konudan sonra geçeceÄŸi konu üzerinde genel hatlarıyla yapılacak bir ön çalışma demektir. Bu ön hazırlık öğrenciler tarafından genellikle yapılmayan ve zor bulunan bir çalışmadır. Derse hazırlık yaparak geldiÄŸimizde ise öğretmenin ne anlatacağını ana hatlarıyla kavramış oluruz. Anlatılan konunun bize tanıdık gelmesi sonucunda dikkatimizi toplamayı saÄŸlayarak uyanık kalmayı ve motivasyonumuzu yükseltmeyi baÅŸarırız.

 

          Derse hazırlığın olduÄŸu kadar derslerden sonra yapılacak tekrarların da önemi büyüktür. AraÅŸtırmalar dinlenilen ya da okunulan bir dersin gözden geçirilmesi halinde unutma ( bilgi kaybı ) oranının şöyle olduÄŸu belirlenmiÅŸtir:

 

İlk 20 dakikada %42 kayıp

Birinci günde %62 kayıp

On beş gün içinde %75 kayıp

Bir ayda %76  kayıp söz konusudur.

 

          Dolayısıyla ders çalışmanın en ideal yolu öğrenilenleri aralıklı olarak tekrarlamaktır.

Bu yöntem çalışan belleğe aktarılan bilgilerin uzun süreli belleğe yerleştirilmesi için de çok önemlidir.

Ders çalışmayı "AMAÇ" olarak değil de hedefimize ulaştıracak "ARAÇ" olarak görmek gereklidir.

 

 



 

DERS ÇALIŞMA İSTEĞİ

 

          Ders çalışma davranışını olumlu etkileyen en önemli faktör istekliliktir. Genellikle öğrenci ders çalışmayı zorunlu bir yük olarak görür. Yük olan bir görevde ise istek yoktur.

Hepimiz tanık olmuşuzdur "çalışmak istiyorum ama bir türlü çalışamıyorum, ben de çalışma isteği yok, içimden çalışmak gelmiyor, motivasyonum düşük vb." türdeki yakınmalara.

 

İsterseniz ders çalışma denen olgunun ne olduğuna bir göz atalım:

 

Önce ders çalışma               Ders çalışmaya baÅŸlamak                                           

isteÄŸinin olması         =         ve sürdürmek                      =     BaÅŸarılı olmak     

veya gelmesi.   

 

          Bu yanılgıya düşen öğrenciler öğretim yılının başından sonuna kadar kendilerine adeta bir "ilham" gibi geleceÄŸini umdukları  "ders çalışma isteÄŸinin"  gelmesini inatla ve sabırla beklerler. DoÄŸal olarak bu tür bir isteÄŸin kendiliÄŸinden ortaya çıkması mümkün olmadığından bu istek bir türlü gelmez.

Oysa ders çalışma isteğinin ortaya çıkması için yukarıda verilen sıranın şu şekilde olması işleri kolaylaştıracaktır:

 

Ders çalışmaya baÅŸlamak                                              Ders çalışma

ve sürdürmek.                  =      BaÅŸarılı olmak    =     isteÄŸinin ortaya

                                                                                          çıkması.

 

 

          Özetle ders çalışma isteÄŸinin ortaya çıkabilmesi ve artabilmesi için öncelikle isteÄŸin gelmesini beklemeden çalışmaya baÅŸlayıp, çalışmayı sürdürmek gerekir.

Bu yolla hedeflenen amaca da ulaşılacaktır.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!