|
angel
|
 |
« : Ekim 30, 2007, 08:42:58 ÖS » |
|
İntihar bir insanın ölümü tercih etmesi, ani bir kriz sonucu ya da psikolojik bir hastalığın etkisiyle kendi canına kıyması eylemidir. Bir insanın kendi canına kıyması, bile bile ölmeyi tercih etmesi çoğu zaman çevresindekilere anlaşılmaz gelir. Çağlar boyunca intihar, ağır bir akıl hastalığı ve farklı dinlerde büyük bir günah olarak kabul edilmiştir.
İnsanoğlu, her zaman ölümü ve ölümden sonrasını merak etmiştir. Bu sebeple intihar edip ölümden sonrasına dair merakı gidermeyi düşünmek insanın zihinsel faaliyetlerinin bir sonucudur; eyleme dökülmedikçe anormal bir durum değildir. Bu tür düşünceleri kafalarından geçirenlerin büyük bir bölümü bunu uygulamaya geçirmeyerek, sadece düşünsel alanda bu eylemi gerçekleştirerek ölümlerinden sonra nelerin olabileceğini tahmin etmeye çalışırlar. Bu sebeple "ölümden sonrasını merak ediyorum, acaba kontrolümü kaybedip intihara kalkışır mıyım" kaygısı yersizdir.
Ancak bazı kiÅŸiler çevresindeki korkutmak, ilgi ve yardım saÄŸlamak, çevresindekilere yeterince ifade edemediÄŸi duygu ve düşünceleri konusunda mesaj vermek gibi amaçlarla intihar tehditleri savurmayı alışkanlık haline getirebilirler. Bu tür tehditler savuranlar diÄŸerlerinin ilgisini, yardımlarını saÄŸlama amacı güderler. Basının ve kamuoyunun bu giriÅŸime ilgisi olursa çoÄŸu zaman kiÅŸi istediÄŸini daha kolay elde eder, artık intihar giriÅŸiminde bulunmayı bir sorun çözme yolu olarak benimseyebilir. Gerçekte ölüm amacı taşımayan bu tür giriÅŸimler bazen tehlikeli hale gelip kiÅŸinin ölümüyle sonuçlanabilir. Çevredeki kiÅŸiler bu tehditleri ciddiye almazlarsa, gerçek intihar giriÅŸimleri ortaya çıkabilir. Bu tür intihar davranışları da ciddiye alınmalı, potansiyel ölüm isteÄŸi olarak deÂÄŸerlendirilmelidir.
Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün saptamalarına göre; intihar giriÂÅŸimleri, gerçekleÅŸtirilmiÅŸ intiharlardan yaklaşık on kat fazladır. Hemen hemen dünyadaki tüm toplumlarda intihar giriÅŸimi sayısı gençlerde ve kadınlarda daha fazlayken, ölümle sonuçlanan intiharlara erkeklerde ve yaÅŸlılarda daha fazla rastlanmaktadır. İşsizlik, boÅŸanmış ya da dul olmak, büyük ÅŸehirde yaÅŸamak, dini inançların olmaması, fiziksel hastalıklara sahip olmak, ailesinde intihar etmiÅŸ bireylerin bulunması, stresli iÅŸ dalında çalışmak intihar riskini artıran durumlar olarak bildirilmiÅŸtir. Evli ve çocuk sahibi olmak, dini baÄŸlılık, hobi sahibi olmak, düzenli bir yaÅŸantıya sahip olmak ise çeÅŸitli araÅŸtırmalarda intihardan koruyucu faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bunun yanı sıra depresyon, alkol ve uyuÅŸturucu bağımlılığı, ÅŸizofreni gibi ruhsal bozukluklar da intihar için riski artırmaktadır. Ölümle neticelenen intihar teÅŸebbüslerinin yaklaşık %65'ini depresyon teÅŸhisi konmuÅŸ olan hastalar oluÅŸturur. Åžizofrenilerde de amaçsız ve anlamsız görünen intiharlar izlenebilir. KiÅŸi duyduÄŸu emir veren hayali seslere uyarak ya da hayal ile gerçeÄŸi ayırt edemediÄŸi yanlış düşüncelerine kapılarak bu eyÂlemi gerçekleÅŸtirebilirler. Alkol ve madde bağımlıları madde etkisi altındayken ya da bağımlı oldukları maddeyi kullanmadıkları ve vücutları bu maddeyi aradığında intihar giriÅŸiminde bulunabilirler.
Kişinin yaşamında önemli olan ailesinin, işinin, sosyal desteğinin kaybı, haysiyetine yara aldığını hissetmesi, aşk hayatında başarısızlıklar, yoğun utanç ya da suçluluk duyguları yaratan olaylar karşısında da bu olaylarla baş edecek gücü kendisinde bulamaması durumunda kişi gerçekten ölmek isteyebilir. Bu durumlarda kişinin kaçıp kurtulma arzusu, karşısındakilere duyduğu öfke ile cezalandırma isteği intiharın ana sebebidir.
İntihar riski taşıdığı düşünülen kiÅŸinin durumu ciddiye alınmalı ve hızla profesyonel yardıma ikna edilmelidir. YaÅŸamının deÄŸerini kaybetmiÅŸ, hayatla baÄŸlarını koparmış bu kiÅŸilere yardım etmek mümkündür. Bunu gerçekleÅŸtirmek için hasta, ailesi, yakınları ve hekimin iÅŸbirliÄŸi ÅŸarttır. İntihar potansiÂyeli çok yüksek, ölüm için planlar yapmış hastaların klinikte yatırılarak tedavisi uygun olabilir. İntihar düşüncesinin altında yatan bir ruhsal hastalık varsa bu tedavi edilir. Ölme isteÄŸine yol açan durumun gerçeklik derecesi, baÅŸka ne tür çözümler bulunabileceÄŸi konuÅŸulur.
Sonuç olarak etrafınızdaki insanlardan biri hayatın anlamsızlığından bahsetmeye başlamışsa, bu kişinin söylediklerini sır olarak saklamak onu korumaya çalışmak son derece sakıncalıdır. İntihar girişimi sonrası hayatta kalanların büyük kısmı, intihara kalkışmakla ilgili pişmanlıklarını dile getirmekte, hayatta kaldıkları için mutlu olmaktadırlar.
|