|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 12, 2008, 11:14:11 ÖS » |
|
GeliÅŸmekte olan çocuk ve gencin, toplumda yer ve rol alaÂbilmek için kendine örnek olarak yakınlarından, çevresinden bir ya da birÂkaç kiÅŸiyi veya bir grubu seçip onların davranış kalıplarını benimsemesi, özÂdeÅŸleÅŸme sürecidir. Bu mekanizma çocukluk ve gençlik çağındaki toplumÂsallaÅŸma sürecinde önemli rol oynar. ÖrneÄŸin; erkek çocuk babasının konuÅŸÂma biçimini, sokakta sık sık karşılaÅŸtığı delikanlının yürüyüşünü, izlediÄŸi filmin kahramanının yürekliliÄŸini, öğretmeninin bilgisini, okuduÄŸu romanÂdaki erkeÄŸin gücünü, filmdeki oyuncuyu, beÄŸendiÄŸi müzik grubunun davraÂnışlarını, öğretmeninin insancıllığı gibi öğeleri benimser. Çocuklukta baÅŸlayan özdeÅŸleÅŸme süreci gençlik çağının sonunda tamamÂlanır. Bu çağın sonunda insan kendine özgü kiÅŸiliÄŸini kazanmış ve tamamlaÂmıştır. Buraya kadar anlatılanlardan, saÄŸlıklı bir özdeÅŸleÅŸme yapılmasında ve kiÅŸiliÄŸin geliÅŸmesinde, çocuÄŸun ve gencin yaÅŸadığı toplumsal, kültürel çevreÂnin çok önemli bir etken olduÄŸu sonucu ortaya çıkmaktadır. Çocuk ve genç, güdülerine doyum saÄŸlayan nesneler ve kiÅŸilerle özdeÅŸleÅŸmek zorundadır. Bu nedenle sunulan neyse onu ve onun parçalarını alacaktır. "Ne ekersen onu biçersin." deyimine uygun bir geliÅŸme ve biçimlenme söz konusudur. Gençlik çağından sonra özdeÅŸleÅŸme yapılan kiÅŸilerin sık sık deÄŸiÅŸmesi olumsuz geliÅŸmelere yol açabilir. KiÅŸilik özellikleri belirlenemez. Karşısına her çıkanı taklit eden, hemen benimseyen sonra terk eden, silik bir kiÅŸilik oluÅŸur.
|