|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 02, 2008, 02:18:29 ÖS » |
|
Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı, "hastalık ve sakatlığın bulunmaması; bire¬yin bedensel, ruhsal, toplumsal açıdan iyilik durumunda olması" diye tanım¬lar. Oldukça soyut ve genel olan bu tanımlamanın içine ruh sağlığı da girer. Daha özel ve somut biçimde, ruh sağlığı, "bireyin kendisiyle çevresini oluştu¬ran kişilerle ve toplumla barış içinde olması; sürekli denge, düzen ve uyum sağlayabilmek için gerekli çabayı sürdürebilmesi" olarak tanımlanabilir. Bireyin bir yandan kendi kendisiyle başka bir deyişle benliği, iç dünyasıy¬la öte yandan çevresini oluşturan diğer kişiler ve toplumla barış içinde olma¬sı; sürekli denge ve uyum sağlayabilmesi için devamlı değişen ve yenilenen ruhsal işlevlere gerek vardır. Kısaca, ruh sağlığı devamlı değişen ve yenile¬nen bir sürecin ürünüdür. Çağdaş psikolojiye göre, kişilik ve karakter çocuklukta gelişmeye başlayan ruhsal yapı üzerinde oluşur. Çocuğun ruhsal olarak normal gelişmesini yani uyum zorlukları, davranış bozuklukları göstermeyen bir kişiliğin oluşmasını engelleyen birçok neden sayılabilir. Bunların başında çocuğun biyolojik yapı¬sını olumsuz etkileyerek ruhsal bozukluklara yol açan nedenler gelir: gebelik döneminde annenin geçirdiği ateşli hastalıklar (kızamıkçık, tüberküloz), ge¬belik zehirlenmesi, kalp, damar, böbrek hastalıkları, şeker (diyabet), kansızlık, kan uyuşmazlığı, beslenme bozuklukları, vitamin yetersizlikleri vb. Gebelik sırasında özellikle ilk aylarda, bilmeden, zararlı ilaçlar alma, alkol kullanma, doğacak çocuğun ya bedensel gelişmesini ya da sinir sistemi ve beyin gelişmesini olumsuz etkiler. Doğuştan sakatlıklara yol açar. Gebelikte kullanılması zararlı ilaçların başında uyuşturucu, uyarıcı ve ağrı kesici ilaçlar gelir. Özellikle, doktor tavsiyesi olmadan, yaygın olarak kullanılan trankilizan denilen yatıştırıcı ilaçlarla uyku ilaçları ve ağrı kesiciler kesin olarak kullanıl¬mamalıdır. Bunun dışında gebelikte kullanılan sülfamitler ve diğer antibiyo¬tikler, hormonlar, kalp, damar, kanser, şeker hastalığı ve romatizma ilaçları, canlı viral (virüsten yapılan) aşıların bazıları çocuğun gelişmesini olumsuz et¬kiler. Ara sıra röntgen ışınları alan, devamlı sigara içen annelerin çocukların¬da da çeşitli sakatlık ve özürler görülür. Doğumdan sonraki gelişme döneminde, sinir sisteminin gelişmesini olumsuz etkileyen nedenler bedensel ve ruhsal gelişmeyi durdurur ya da bo¬zar. Özellikle ilk üç yaş çok önemlidir. Bunların başında bebeklik ve ilk ço-cuIJuk çağında geçirilen ateşli hastalıklar, ateşli beyin hastalıkları, kafa üzeri¬ne düşme, ilaç ve besin zehirlenmeleri, beslenme bozuklukları ve eksiklikle¬ri gelmektedir. Sonuç olarak gebelik öncesi, gebelik, doğum, bebeklik ve ilk çocukluk ça¬ğındaki olumsuz biyolojik nedenler, ileride çocuğun, gencin bedensel ve ruhsal hastalıklarına yol açar. Ayrıca ruh sağlığının sürdürülmesi için, insanın kendisiyle ve başkalarıyla barış içinde olması, sağlıklı iletişim kurması gereklidir. Bu amaçla şunlar öne¬rilebilir: İnsanlar arası ilişkiler özveriye, saygı ve sevgiye dayanmalıdır. İlişkiler, art niyet ve ön yargıdan arınmış olarak sürdürülmelidir. İnsanlar sürekli olarak içinde yaşadığı yakın ve uzak çevreyle bağlantı ve ilişki kurmalı; ailede, okulda, iş yerinde, oyunda, eğlencede uyumlu olmalı¬dırlar. Çevreyle uyum sağlanırken gerçekçi olmalıdır. Bu, insanın yeteneklerini ve olanaklarını gerçekçi olarak değerlendirmesine, kendisini başkalarının gözüyle görmesine bağlıdır. Kendini iyi değerlendiren insan, yeteneklerini bilir, kendine güvenir. Gerçeğe uygun öz saygısı olur. Gereksiz bir güven ya da güvensizlik duygusu içinde olmaz. İnsan; toplumda yeri. işi. görevi, sorumluluğu, özgürlüğü, saygınlığı oldu¬ğuna inanmalıdır. Sorumluluğunun ve özgürlüğünün sınırlarını iyi belirleme¬li; ne aşırı bir sorumluluğun ağır baskısı altında ezilmeli ne de sınırsız özgür¬lüğün doğuracağı sorunları göz ardı etmelidir. Sorumluluk, görev ve özgür¬lük dengesi içinde bağımsız girişimler yapabilmeli, kararlarının sorumlulu¬ğunu taşıyabilmeli, sonuçlarına katlanabilmelidir. İnsanın inançları, inandığı değerler, amaçları, beklentileri, geleceğe dö-nük tasarıları olmalı, bunlar için çaba harcamasını bilmelidir. Günlük uğraşısı dışında, kişiliğini geliştirecek, çevreye ve topluma katkısı olacak ilgileri, yan uğraşıları olmalıdır.
|