|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 16, 2008, 10:18:40 ÖÖ » |
|
Günümüzde ruh bilimi öğretilerinin uygulanmasından kaynaklanan çeÅŸitÂli ruhsal tedavi yolları, yöntemleri vardır. Hepsinin amacı insanın davranışını deÄŸiÅŸtirmektir. Ruhsal tedavi yapılış biçimine göre bireysel ve grup tedavisi olarak ikiye ayrılır. İçerik olarak da doktorun hastaya yaklaşımında kullandığı yöntemin dayandığı kurama göre deÄŸiÅŸir. Ruhsal tedavide kullanılan ruh bilimi kuramÂlarının içeriÄŸine göre "destekleyici" ve "çözümleyici" olarak birbirinden farkÂlı iki büyük yaklaşım biçimi sayılabilir. Bu yaklaşım biçimleri de ya bireysel olarak ya da grup içinde kullanılır. Uygulama alanında, bugün deÄŸiÅŸik ruh bilimi kuramlarından kaynaklaÂnan birçok ruhsal tedavi yönteminin bulunduÄŸu görülmektedir. Bunların baÂşında; destekleyici tedavi, çözümleyici ruhsal tedavi (psikanaliz), davranış tedavisi, geÅŸtalt tedavisi, varoluşçu tedavi vardır. Biçim bakımından deÄŸiÅŸik özellikleri olan grup tedavileri yanında, bu tür tedavilerden kaynaklanan aile tedavisi, oyun ve uÄŸraşı tedavisi, psikodra-ma gibi tedavi yöntemleri de sayılabilir. Görülüyor ki ruhsal tedavi yöntemleri içerik ve biçim bakımından geniÅŸ bir yelpaze üzerinde dağılmıştır. İnsanın davranışını deÄŸiÅŸtirmeyi amaçlayan bütün bu tedavi yöntemleri arasındaki fark, tedaviyi yapan kiÅŸinin yaklaşımı, tedavinin amacı, süresi ve sıklığı, yapıldığı yer ve yapılış biçimidir. Yöntem ve biçim ne olursa olsun, bütün tedavilerin baÅŸarıya ulaÅŸması için ortak koÂÅŸul, hastanın iyileÅŸmek istemesi ve tedaviyi uygulayanın bilgili ve deneyimli bir uzman olmasıdır. Çözümleyici ruhsal tedavilerin başında psikanaliz vardır. Bu yöntemin temeli, bastırılmış, bilinç dışına itilmiÅŸ dürtülerin, ruhsal güçlerin, kompleksÂlerin bilinçli duruma getirilerek "benlik" tarafından kabul edilmesine, benimÂsenmesine dayanır. Bunu saÄŸlamak için serbest çaÄŸrışım, rüyaların yorumÂlanması, dil sürçmeleri, unutulmuÅŸ ya da hatalı olarak kullanılmış sözcükler ve hareketlerden yararlanılarak hastaya geçmiÅŸ yaÅŸantılarmdaki duygulanım, heyecan ve kompleksleri hatırlatılır. Ruhsal tedavide en sık kullanılan yöntem, destekleyici tedavidir. Gerçekte telkin ve ikna sadece tedavi alanında deÄŸil, günlük iliÅŸkilerde bile insanların birbirlerini etkilemekte kullandıkları bir yaklaşımdır. Tatlı bir söz, gülümseme, güven verici bir hareketin insanın ruhsal yaÅŸamında yarattığı olumlu etkiye karşılık, kırıcı bir söz, asık bir surat, ters bir hareketin uyandırdığı olumsuz duyÂgular bütün bir gün insanı karamsar, kaygılı, sıkıntılı, tedirgin etmeye yeter. GeniÅŸ anlamda, doktorla hastanın karşılaÅŸtığı her yerde ve her hastalıkta destekleyici ruhsal tedavi söz konusudur. Doktora güvenen, onun etkisi alÂtında olan hasta, ondan gelen tatlı bir gülümseme, bir iki güven verici sözle kaygı ve sıkıntıdan kurtulup rahatlar. Kendisini daha iyi ve güçlü görür. HasÂtalıkla savaÅŸmak için yeni bir destek kazanır. Ancak, gerçek anlamda destekleyici ruhsal tedavi, sadece hastayı rahatlatÂmak, ona "moral vermek" deÄŸildir. Bu tür tedavide hastanın benlik güçlerine dayanarak bozulmuÅŸ olan ruhsal dengesinin düzeltilmesine çalışılır. Bu neÂdenle iyi çalışan benlik güçlerinin bulunması, hasta tarafından kullanılan biÂlinçsiz savunma düzenlerinin aşılarak kiÅŸiliÄŸin gerçek yüzünün ortaya çıkarılÂması için önce ruhsal çözümleme yöntemleriyle yaklaşım gereklidir. Böylece kendini daha iyi tanıyan, gerçekleri gören hastaya, dirlik ve düzeni kurmak, uyum saÄŸlamak için kullanacağı olumlu benlik güçleri gösterilir. BaÅŸvurması gereken savunma düzenlerine iliÅŸkin öneriler yapılır. Grup tedavilerinin önemi son yıllarda giderek artmaktadır. Bir uzman gözetiminde genellikle en az 4, en çok 10 kiÅŸiden oluÅŸan grup tedavilerinde amaç, kiÅŸiye kendini tanımasında yardımcı olmak, günlük yaÅŸama uyumunu kolaylaÅŸtıracak tutum ve davranışları kazanmasına yardım etmektir. Grup toplantıları haftada iki seans olmak üzere, üç dört ay sürer. Bu topÂlantılar sırasında çeÅŸitli konulardaki konuÅŸma ve tartışmalar sonucu grup üyelerinde kendilerini açıklama, anlatma isteÄŸi baÅŸlar ve sürer. GeçmiÅŸ yaÂÅŸantılardan söz edilmeye baÅŸlanır. Zamanla üyeler günlük ve geçmiÅŸ yaÅŸantıları içinde kendilerini daha gerÂçekçi biçimde görüp deÄŸerlendirmeye alışırlar. Kendilerine yöneltilen eleÅŸtiÂriler üzerinde tartışabilirler. Grup üyeleri, grubu güven duyulan bir ortam olarak deÄŸerlendirip kendilerinden daha kolay söz etmeye alışırlar. Hatta kendilerinden söz etmek için fırsat yaratırlar. Grupta bulunan diÄŸer üyelerin kiÅŸiliklerine, yakınmalarına, sorunlarına iliÅŸkin düşüncelerini içtenlikle ortaÂya koyarlar. Böylece grupta yardım eÄŸilimi geliÅŸir. Ortak deÄŸerler, amaçlar, beklentiler belirir. Bunlar üyelerin çoÄŸunluÄŸu tarafından benimsenir. Grup üyeleri baÅŸkaları tarafından nasıl deÄŸerlendirildiklerini görüp anladıkça ortak deÄŸerler ve amaçlar doÄŸrultusunda kendilerini yönetip denetleme çabasını güçlendirirler. Bu çaba grup etkileÅŸimi ve iletiÅŸimi içinde her üyenin kiÅŸiliÄŸinÂde yer alır. Gruptan ayrıldıktan sonra da etkisi sürer. Böylece grup tedavisi amacına ulaÅŸmış olur. Toplumsal tedavinin amacı, davranış bozuklukları gösteren ruh hastasıÂnın yeniden topluma kazandırılması, denge, düzen ve uyumunun saÄŸlanmaÂsıdır. Bu amaca ulaÅŸmak için hastanın bedensel ve ruhsal gücünü becerileriÂni, yetilerini, yeteneklerini kullanmasına ve bunları geliÅŸtirmesine yardımcı olan her yoldan yararlanılır. Hastanın yeniden çalışmaya, iÅŸe, topluma dönmesi, dengesi, düzeni ve uyuÂmu saÄŸlanır. Ancak, hastanın bu özellikleri yeniden kazanabilmesi için baÅŸÂlangıçta hasta olduÄŸunu kabul etmesi ve iyileÅŸmeyi istemesi gerekir. Aksi hâlÂde istenen sonuca ulaÅŸmak oldukça güçtür.
|