Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Eylül 07, 2008, 12:51:07 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: STRES  (Okunma Sayısı 59 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Åžubat 02, 2008, 02:33:24 ÖS »

İnsan her an dış ve iç ortamdan uyaran alır. Normal değeri aşan her uyaran, homeostatik denge (dengelenme)yi değiştirir. İnsan değişen dengesini eski durumuna getirmek ve uyumu sürdürmek için çaba harcar. Har¬canan çaba yetersiz kalırsa uyum bozulur.
Uyumu bozan etkenler organizmayı zor durumda bırakır. Zorlanan orga¬nizma taşıyabileceğinden fazla yüklenmiş olur. Bu durumda kalan organizma, fazla yük konmuş tahta bir iskele gibi esner, gerilir, gıcırdar, her an çökecek gibi olur. Ya da aşırı yüklenmiş bir kamyon gibi hafif bir yokuşta durup kalır.
Uyumu bozan doğal, ruhsal ve toplumsal etkenler insanın dış ya da iç dünyasından kaynaklanabilir. Başka bir deyişle bu etkenler insanın dışında¬ki doğal ve toplumsal ya da içindeki bedensel ve ruhsal ortamdan gelir.
Hava sıcaklığının artması, nem oranının yükselmesi, gürültü, insanın dı¬şında bulunan doğal ortamdan kaynaklanan etkenlerdendir. Bunlar belirli bir ölçünün üzerine çıktığında insana zarar verir. İş yerinde, okulda aşırı ça¬lışma, ev ortamında huzursuzluk, iletişim bozukluğu, insanın dışında bulu¬nan toplumsal ortamdan kaynaklanan etkenlerdir. Bu etkenlerin şiddetinin artması, süresinin uzaması türlü bedensel ve ruhsal hastalıklara yol açabilir. Hormon dengesinin bozulması, insanın iç çevresinden kaynaklanan fizyo¬lojik etkenlerdendir. Kaygı, öfke, sıkıntı da yine iç çevreden kaynaklanan ruhsal etkenlerdir.
Hangi kaynaktan etkilenirse etkilensin, stres içinde olan organizma geri¬limden kurtulma ve dengelenme çabası içindedir. Dengelenme sağlandığın¬da yeniden uyum kurulmuş olacaktır.
Kişi doğal ortama uyum sağlayamazsa bedensel ve ruhsal belirtiler, yakın¬malar ortaya çıkar. Bunlar insanın toplumsal uyumunu da bozar. Örneğin; sı¬cak ve nemli havada ya da lodosta migreni tutan, halsiz, yorgun olan, kolay kızıp sinirlenen bir insanın başkalarıyla iletişimi bozulur. İş verimi düşer. Ev¬de ve iş yerinde sık sık kavga eder.
İnsan soğuk, sıcak, yağmur vb. doğa olayları hakkında bilgi sahibi değilse ya da bu alanda bir duyarlılık, bilinç taşımasa da içinde yaşadığı doğaya uyum sağlayabilir. Oysa toplumsal ortama uyum sağlamak için insanın, bilinçli ve bilgili olması gerekmektedir. Bu nedenle toplumsal uyum, insanın bilgisi art¬tığı ölçüde, toplumsal değişmelerden haberdar olduğu ölçüde gerçekleşir. Günlük yaşamda kişi sürekli olarak değişen ekonomik ve kültürel koşullara uyum sağlamaya çalışır. Bunu başarabilmek için çaba harcar. Çabalan sonuç vermezse zorlanma duyar ve giderek toplumsal uyumu bozulur.
Toplumsal uyumu bozulan insanın ruhsal tepkileri değişir. Kaygılı, kırgın ve kızgın olur. Bu durum birçok bedensel, ruhsal belirti ve yakınmaların or¬taya çıkmasına yol açar.
Görüldüğü gibi organizma dış ve iç ortamdan kaynaklanan etkenlerle sü¬rekli iletişim-etkileşim durumundadır. Belirli bir ölçü ve sınırdan sonra bu et¬kenler organizmanın uyumunu bozar. Uyumun bozulması, organizmanın değişik yapılarını ve işlevlerini etkiler. Onları denge, düzen, uyum arama ça¬basına zorlar. Bu duruma tıp dilinde stres adı verilir.
Başta Dr. Hans Selye (Hans Selye) olmak üzere bu alanda araştırma ve ça¬lışma yapan tüm araştırmacılar, stresi "dış ve iç ortamdan kaynaklanan etken-lerin organizmada yarattığı değişiklik" olarak tanımlamışlardır.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!