|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 12, 2008, 10:56:00 ÖS » |
|
Zararlı etkenlerin yol açtığı strese karşı, organizmanın tepkisine genel uyum belirtileri denir. Genel uyum belirtileri, zararlı etkenlerin organizmaÂyı zorladığı, organizmanın bedensel ve ruhsal tehlike karşısında bulunduÄŸu zaman ortaya çıkar. Bu durumda organizma çeÅŸitli bedensel ve zihinsel tepÂkiler gösterir. Bedenin gösterdiÄŸi tepkiler daha çok fizyolojik denge ile ilÂgili, çoÄŸu otomatik tepkilerdir. Zihnin gösterdiÄŸi tepkiler ise durumu kavÂrama, anlam verme etkinliÄŸine yöneliktir. Organizma zararlı etkeni deÄŸerlendirirken yani savaÅŸma ya da kaçma kararı alırken eskiden kazandığı, öğrendiÄŸi davranış kalıplarını kullanır. Bunlar ya alışılagelmiÅŸ, mekanik olarak kullanılan davranış kalıplarıdır ya da yeni davranış biçimleridir. Böylece bir dizi bedensel ve ruhsal iÅŸlev harekeÂte geçer. Bireyin strese karşı gösterdiÄŸi bu tip tepkilere anlık tepki denir. Organizma zorlanma sonucunda savaÅŸmaya karar verirse önce bilinç duÂrumundaki haberdarlık ve uyanıklık artar. Kaygı düzeyi yükselir. Sempatik siÂnir sisteminin çalışması etkinlik kazanır. Bu deÄŸiÅŸmeler doÄŸrudan ve dolaylı olarak kandaki adrenalin düzeyini yükseltir. Sonuçta ortaya çıkan belirtiler de organizmayı savaÅŸa hazırlar. Bedenin gösterdiÄŸi tepkiler tehlike, direnç, çöküntü adını alan ve birbirini izleyen üç ayrı evreyi içerir. Tehlike evresinde, kaygı düzeyinin yükselmesine baÄŸlı olarak endiÅŸe, kaÂramsarlık, öfke, korku, sinirlilik, tedirginlik artar. Bunlara baÄŸlı olarak da biÂliÅŸsel iÅŸlevler olumsuz yönde etkilenir. Dikkati toplama, hatırlama, karar verÂme zorlaşır. Tehlike evresinde verilen savaÅŸ organizmayı zararlı etkenlerden kurtarırÂsa zorlanma ve buna baÄŸlı belirtiler, yakınmalar zamanla kaybolur. SavaÅŸmak zararlı etkeni ortadan kaldıramazsa direnç evresine baÄŸlı genel uyum belirtileri ve yakınmaları ortaya çıkar. Direnç evresinde bedensel ve ruhsal olarak zararlı etkene karşı direnilir. Bu amaçla organizmada yeni bir dengelenme düzeyi oluÅŸur. Parasempatik ve sempatik sistemin gerilimi deÄŸiÅŸir. Organizma zorlanmaya karşı bölgesel tepÂkiler oluÅŸturarak direnç kazanmaya çalışır. Tehlike evresindeki belirtilere ek olarak ya da onlardan ayrı olarak bedensel belirtiler ve yakınmalar görülür. Direnç evresinde kaygı düzeyinin yükselmesi, endiÅŸe, karamsarlık, öfke, korku, sinirlilik, tedirginlik gibi belirtilerin devam etmesine neden olur. Bu belirtilerin uzun sürmesi durgunluk, ilgisizlik, isteksizlik gibi ruhsal durumlar yaratabilir. BiliÅŸsel alanda dikkat, bellek, düşünce bozuklukları ÅŸiddetlenir. Çöküntü evresinde de bir önceki evrede ortaya çıkan rahatsızlıklara baÄŸÂlı, geri dönüşü olmayan organik bozukluklar baÅŸlar. Bunlara baÄŸlı belirti ve yakınmalar türlü hastalık tabloları oluÅŸturur. Bu tabloların sonunda ağır dereÂcede hastalanma ÅŸok ve ölüm olabilir. Zararlı etkenle savaÅŸmak yerine, zararlı etkenden kaçmak yolunu seçen organizmada da tehlike evresindeki deÄŸiÅŸiklikler olur. Bu deÄŸiÅŸikliklerin soÂnucu, organizma zararlı etkenle baÅŸ edemeyeceÄŸine karar verir. Böylece streÂse baÄŸlı uyum bozuklukları ve bedensel-ruhsal (psikosomatik) bozukluklar, hastalıklar ortaya çıkabilir. Uzun süren veya art arda tekrarlanan olaylara gösterilen tepkiler sürekli (kronik) tepkilerdir. Anlık tepkilere göre, tepkiler daha zayıf, bedensel olaÂrak etkilenme derecesi de daha azdır. Ancak, sürekli olması, düşük düzeyde de olsalar organizmayı uzun süre gerilim hâlinde tuttuÄŸu için olumsuz etkiÂleri daha yoÄŸundur. Ayrıca bedensel hastalıklara neden olduÄŸu için yeni bir stres nedeni de eklenmiÅŸ olmaktadır. Sürekli (kronik) tepkilerde birey uyum saÄŸlamak yerine savunmaya yöneÂlik tepkiler geliÅŸtirir.
|