Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Eylül 06, 2008, 08:26:11 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ülseratif Kolit  (Okunma Sayısı 108 defa)
angel
Global Moderator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5148


Üyelik Bilgileri
« : Kasım 04, 2007, 02:28:11 ÖS »


1-Ülseratif Kolit nedir?

Ülseratif Kolit,bir kalın barsak (kolon) hastalığıdır.Kalın barsak,ince barsaktan sonraki barsak bölümüdür.İnce barsak,alınan besinlerin sindirildiği ve emildiği barsak kısmıdır.İnce barsakta emilmeyen posalı gıda,kalın barsakta depolanır.İçindeki suyun büyük bir kısmı burada emilir.Böylece katılaşan feçes,kalın barsağın hareketleri ile barsağın son bölümü olan rektuma gelir ve anüsten (makat) dışarı atılır.

Ülseratif Kolit,kolonun iç yüzünü döşeyen tabakanın (mukoza) hastalığıdır.Mukoza iltihap ve kanayan yaralar (ülser) yapar.,

Hastaların hemen hepsinde barsağın son bölümü (rektum) hastadır.Bazı hastalarda kalın barsağın daha büyük kısmı hastadır.Bazı hastalarda bütün kolon hastadır.Yani hastalığın yaygınlığı hastadan hastaya değişir.

Hastaların bir kısmında baÅŸlangıç döneminde  kabızlık olabilirse de genellikle ishal vardır.Feçes kanlıdır.Kanla birlikte mukus denen parlak,kaygan barsak salgısı ve cerahat de feçes içinde görülür.

Ülseratif kolit;kronik,süregen bir hastalıktır.Yıllarca devam eder.Tedavi ile hastanın şikayetleri ve barsaktaki hastalık hali düzelir.Ancak zaman zaman tekrarlamalar gösterir.Hastanın ilaçlarını doktor kontrolünde sürekl, kullanması gerekir.

2-Ülseratif kolitin nedenleri nedir?

Ülseratif kolitin nedeni bilinmemektedir.Gıda içerisinde alınan çeşitli maddeler,bacteri,bacteri toksinleri,viruslar hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir.Ancak sorumlu hiç bir gıda maddesi veya mikrop bulunmuş değildir.Etken ne olursa olsun,bu zararlı faktöre karşı barsak mukozasında cevap olarak iltihap hücreleri artar,iltihap ve ülserler gelişir.

Bugün için tedavide kullanılan ilaçlar;hastalığın nedeni bilinmediği için,sebebe yönelik değil,iltihabın gerilemesini sağlayan anti-enflamatuar ilaçlardır.

3-Ülseratif kolit bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Hayır.Ülseratif kolit bir enfeksiyon hastalığı değildir.Hasta,hastalığını çevresindeki insanlara bulaştırmaz.

Kirli su yada çiğ sebze ve meyve ile oluşan bazı barsak infeksiyonlarında ülseratif kolitli hastalardaki şikayetlere benzer belirtiler olur.Bu infeksiyöz barsak hastalıkları dışkı incelemeleri ile ülseratif kolitten ayırdedilir.

4-Stres yada baÅŸka faktörler   Ã¼lseratif kolit oluÅŸmasına veya hastalığın alevlenmesine yol açar mı?

Hayır.Bazı hastalarda stresli dönemlerde hastalığın alevlendiği görülürse de,genellikle stres ile aktivasyon arasında belirgin bir ilişki yoktur.

Barsak enfeksiyonları ( örneğin;amip enfeksiyonu),soğuk,gribal enfeksiyon,antibiyotikler ve muhtemelen ağrı kesici ilaçlar hastalığın alevlenmesini tetikleyebilir.

5-Ülseratif kolit gebe kalmaya engel midir?Gebeliği etkiler mi? Gebelikte ilaç kullanılabilir mi?

Hastalığın aktif olduğu dönemde gebe kalınmaması önerilir.

Gebelik sırasında yarı yarıya hastalık   alevlenebilir,yada iyileÅŸebilir.Bazı hastalarda doÄŸumu takiben birkaç hafta içinde alevlenme olabilir.

Bağışıklık sistemini etkileyen Azothiopirin [Imuran] tedavisi almakta olan hastalar gebe kalmaktan kaçınmalıdır.Bunun için doğum kontrol hapları alınabilir.Bu ilaçların hastalık üzerine kötü etkisi yoktur.Sulfasalazine [Salazoprin],mesalazine [Salofalk] gibi ilaçlar gebelik sırasında ,emniyetle kullanılabilir.

Gebelik sırasında hastalığın alevlenmesi halinde lavman yolu ile veya ağızdan kortizon kullanmak gerekebilir.Kortizonun anne karnındaki bebeğe zararlı etkisi gösterilmemiştir.Bununla birlikte yüksek dozda kortizon hapları almakta olan hastaların bebeğini emzirmemesi önerilir.

Ülseratif kolit gebe kalmanızı yada sağlıklı bebek sahibi olmanızı engellemez.Hamilelik ve doğum sırasındaki rizkiniz,normal kişilerden farklı değildir.

6-Ülseratif kolit hastanın çocuğuna geçer mi?

Ülseratif kolit anne-babdan çocuklarına geçen bir hastalık değildir.Bununla birlikte,aynı aile içinde birden fazla hasta birey bulunabilir.Hastanın çocuğunda ülseratif kolit olması düşük olasılıktır.

7-Ülseratif kolit hastanın aile yaşamını etkiler mi?

Ülseratif kolit,erken çocukluk çağından 80 yaşına kadar herhangi bir yaşta başlayabilirse de,genellikle ilk kez 20-40 yaşları arasında ortaya çıkar.Bu yaşlar kişinin meslek edinme ,evlenme ,ev kurma,çocuklarını yetiştirme çabalarını yoğun olarak yaşadığı yaşlardır.Bu dönemde kişinin sağlığının iyi olması çok önemlidir.Kronik tekrarlayıcı özelliği olan bazı hastalarda olduğu gibi ,ba hastalıklarda olduğu gibi ,bu hastalıkta da hastanın eşi ,ailesinin sevgi ve anlayışı hastalığın yarattığı zorlukları göğüslemesinde yardımcı olacaktır.

8-Ülseratif kolit nasıl teşhis edilir?

Hastanın hikayesinde kalın barsaktan olan kanama,birlikte olan ishal (kabız da olabilir) ve karın aÄŸrısı ülseratif kolit olabileceÄŸi şüphesini doÄŸurur.Yapılan dışkı ve kan tetkikleri ile barsak enfeksiyonu olmadığı anlaşıldıktan sonra teÅŸhisi kesinleÅŸtirmek için   kolonoskopi (veya önce rektoskopi) yapılması gereklidir.Kolonoskopi,kolonoskop adı verilen yumuÅŸak,bükülebilir,ucundan ışık veren özel aletlerle,bu konuda özel eÄŸitim görmüş doktorlar tarafından yapılır.Kolonoskopla makattan girilerek bütün kalın barsağın iç yüzeyi gözle görülerek incelenir.Hastalığa özel bulgular saptanır.Hastalığın ÅŸiddet derecesi ve barsaktaki yaygınlığı belirlenir.Kolonoskopi sırasında barsak mukazasından alınan minik bir parçanın (biyopsi) mikroskop altında incelenmesi ile teÅŸhis kesinleÅŸtirilir.

Yine hastalığa ait bulguların saptanması amaciyla barsak filmi çekilir.Gerek barsak fşlmi gerekse kolonoskopi hastanın takibi sırasında doktorun gerekli gördüğü zamanlarda tekrarlanır.

9-Ülseratif kolit kanser midir? Ülseratif kolitli hastada barsak kanseri olur mu?

Ülseratif kolit  kanser deÄŸildir.Kanser ; vücudun   herhangi biryerinde   kontrol edilmeyen  aşırı   büyümedir.Ülseratif  kolitli hastaların  az bir kısmında ,ileriki yıllarda ,normal  insanlara göre artmış kanser  riski vardır.Özellikle tüm kolonun hasta olduÄŸu ve hastalığın  10 yıldan daha fazla süredir mevcut olduÄŸu hastalarda  risk söz konusudur .Bu nedenle hastaların  doktor kontrolü  altında bulunmaları gerekir.

10-Barsağın  yalnızca bir bölümünü tutan   hastalık barsağın tümüne yayılabilir mi?

Hastalığın alevlendiÄŸi   dönemlerde ,hasta olan   barsak kısmı genellikle hep aynıdır.Bazen   hastalığın yaygınlığında azalma olur.Bazen de,ÅŸiddetli ataklarla   birlikte yaygınlığı artabilir.

11-Ülseratif kolit  tedavi edilebilir mi?

Evet,tedavi edilebilir.Tedavide ağız yolu ile  verilen haplar veya makatdan barsak içine  uygulanan lavman ve fitil ÅŸeklinde ilaçlar   kullanılır.Ancak hastalığı tamamiyle yok eden bir tedavi ÅŸekli yoktur .Özellikle   tedavinin  kısa sürede kesilmesiyle hastalık yeniden  alevlenir .Bu nedenle  tedavinin uzun süre (hayat boyu) olması gerekir.Bu ÅŸekılde hastalığın yeniden  aktivasyonu önlenmiÅŸ olur.Yine de tedavi altında  dahi,hastaların az bir kısmında hastalığın alevlenmesi olasıdır.Hastalığın tamamen  ortadan kalkması,ancak hasta  barsağın ameliyatla  çıkarılması  ile mümkünolur.

12-Ülseratif kolit tamamen   iyileÅŸebilir mi?

Hastalığın  belirti ve bulguları yıllarca ,hatta tedavi verilmeksizin  hayat  boyu ortadan kaybolabilir.Hastaların büyük bir kısmında ise,ne yazık ki dönem dönem alevlenmeler göstererek seyreder.

13-Ülseratif kolitin tedavisinde diyetin yeri var mıdır?

Ülseratif  kolit  tedavisinde özel diyetlerin çok az rolü vardır .Hastalığa neden olan ya da ÅŸiddetlendiren belirlenmiÅŸ  herhangi bir diyet yoktur.

Tedaviye iyi cevap vermeyen  bazı hastalarda ,su ve sütlü   gıdanın  diyetten  çıkarılması ile önemli ölçüde iyileÅŸme olmaktadır.

14-Ülseratif kolite ameliyat tedavisi gerekir mi?Hangi hallerde gerekir?

Kalın barsağın  tümünü ya da   büyük kısmını ameliyatla çıkartmak  gerekebilir.Ameliyatı gerektiren   durumlar ÅŸunlardır:

a)YoÄŸun ilaç tedavisine raÄŸmen iyileÅŸmeyen ,barsak felci  veya delinme riski taşıyan  çok ÅŸiddetli aktivasyon olması.

b)Yıllarca    sık tekrarlayan  ataklar  nedeniyle hastanın  iyileÅŸmemesi.

c)Özellikle   kalın barsağın büyük kısmı ,ya da tümü hasta olanların  tedaviye hızlı düzelmemeli.

d)Vücudun diÄŸer organlarda da (göz,deri,eklem )iltihabi hastalığın sık sık  tekrarlaması.

e)Kalın barsakta kanser  geliÅŸme riskinin belirmesi.

15-Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir?

Koritikosteroidler:(deltakortril,Ultralan,vb)Akut ülseratif kolit  ataklarının   tedavisinde  kullanılan  bu ilaçlar   yüzde yuvarlaklaÅŸma ,iÅŸtah artışı,ruhsal  durumda deÄŸiÅŸikliklere yol açabilir.Yüksek    dozda  kortizon  kullanımı  kemiklerden kalsiyum kaybı,cilt ve kaslarda erime,hipertansiyon,geçici ÅŸeker hastalığı gibi olumsuz  etkiler oluÅŸturacağından   doktorunuz  uzun süreli yüksek doz kortikosteroid   kullanımından kaçınacaktır.

Kortikosteroid lavman ve köpükler:Bu  preperatlar genellikle önemli yan  etkiye  yol açmamaktadır.

Sulphasalazine:(salazopyrin)Genellikle önemli bir yan etki olmaz.Bazı hastalarda döküntü,baÅŸ aÄŸrıları,bulantı,mide aÄŸrıları ve aknsızlığa yol açabilir.Bu ilaç yaklaşık  40 yıldır  kullanımda bulunmaktadır ve aylar,yıllar süren kullanımları güvenli bulmuÅŸtur.Erkeklerde bazen sperm sayısını   azalttığı için çocuk sahibi olmayı engeller.Ancak bu geçici bir durumdur.İlacın  kesilmesini takip eden 3 ay içinde  normala   döner.Sulphasalazine   kullanımı  sırasında  idrar   hafif turuncu renk alabilir,herhangi bir önem  tanışmamaktadır.

Mesalazine ve diÄŸer 5-ASA ilaçları:(Salofalk, Dipentun, vb)Bu ilaçlar etki açısından  sulphonamide   kısmının  olmayışı nedeniyle yan etkileri  daha az  karşılaşılmasını saÄŸlamaktadır.İshal ,baÅŸ aÄŸrısı   ve deri döküntüleri görülebilir.

Azothioprine:(Imuran)Bağışıklık   sistemini etkileyen  bu ilaç   idame tedavisi sırasında bulantı,grip benzeri yakınmalar veya karın aÄŸrısına yol açabilir.Kan hürelerinde de düşüklük   yapabileceÄŸinden   ilacın  kullanımı  sırasında  kan sayımlarının düzenli olarak takip dilmesi önerilmektedir.

Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!