|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 19, 2008, 03:49:44 ÖS » |
|
İnsanların grup içinde bulunmaları, insanın toplumsal bir varlık olmasının kaçınılmaz sonucudur. İnsan kiÅŸiliÄŸini baÅŸkalarına göre geliÅŸtirir, davranışlaÂrını onlara göre düzenler. Bu nedenle insanın kiÅŸiliÄŸi ve davranışı, ancak içinÂde yaÅŸadığı grubun, toplumun amacına, beklentisine, duygusuna, düşüncesiÂne, isteÄŸine, ilkelerine, kurallarına ve zorlamalarına göre anlaşılıp deÄŸerlendiÂrilir. İnsanın bir grubun içinde olması demek, o gruptaki ortak tutum ve davÂranışları benimsemesi, onlarla bütünleÅŸip özdeÅŸleÅŸmesi demektir. Bir grubun içinde olmak kiÅŸiliÄŸin ruhsal ve toplumsal niteliklerini yaratır. İnsan kendini ve grubunu, baÅŸkalarından ve baÅŸka grupta bulunanlardan, kısaca grubun dıÂşında bulunanlardan ayıran öğeleri, özellikleri belirler. Böylece bir grubun içinde olanlarla dışında kalanlar arasında somut davranışlardan ve soyut kavÂramlardan oluÅŸan bir sınır ortaya çıkar. Kimi gruplarda bu sınır kolay aşılıp geçilir, kimi gruplarda ise geçiÅŸe kapalıdır. Çalışma ve iÅŸ yerinde, okulda oluÂÅŸan arkadaÅŸ gruplarında bu sınırın kolay aşılmasına karşılık din, ırk, inanç, milliyet ayrımına dayalı olarak kurulan gruplarda sınırın aşılması, içerdekileÂrin dışarıya, dışardakilerin içeriye girmesi çok zor, hatta olanaksızdır. BeÅŸ on kiÅŸiden oluÅŸan küçük gruplar, toplumun küçük bir örneÄŸi olarak kabul edilir. Sosyologlar ve sosyal psikologlar tarafından toplumsal araÅŸtırÂmaların temel konusu olarak ele alınır. Küçük gruplar üzerindeki araÅŸtırma ve çalışmalarla topluma iliÅŸkin bilgiler elde edilir.
|