Sağlık, Hastalıklar, Doktor, Hemşire, Cilt Bakımı
Kasım 23, 2008, 01:13:39 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SMF - Just Installed!
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Huy, Karakter, KiÅŸilik  (Okunma Sayısı 100 defa)
hemsireler
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 5273


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Åžubat 07, 2008, 03:58:07 ÖS »


Mizaç ya da huy, günlük yaşam içinde kişiye özgü, oldukça sınırlı, belirli duygusal tepkiler ile bunların yoğunluğunu içeren durumdur. Çabuk kızmak, sıkılmak, öfkelenmek, neşelenmek, hareketli ya da hareketsiz olmak vb. bi¬reylere göre değişen mizaç özellikleri ya da huydur.
"Huy canın altındadır.", "Huylu huyundan vazgeçmez.", "Can çıkar, huy çıkmaz." gibi atasözlerimiz huyun doğuştan geldiğini ve zaman içinde pek fazla değişmediğini vurgular.
Kısaca, insanın duygu ve heyecanlarının bütünü olarak tanımlayabileceği¬miz huy ya da mizaç, kişiliğin ancak bir yanını oluşturur.
Genel olarak kişilikle eş anlamda en çok kullanılan sözcük, karakterdir. Karakter, kişiye özgü duygu ve düşüncelerin, tutum ve davranışların bütü-nüdür. Bireyin karakteri, kişisel özelliklerle içinde yaşanılan çevrenin değer yargıları ve ahlak kurallarından oluşur. Başka bir deyişle karakterde, kişilikle içinde yaşanılan çevrenin değer yargıları birlikte yorumlanır.
Toplumsal değerler ve ahlak kuralları, çocukluktan beri benimsenirse ya da uyum sağlamak amacıyla insanın kendini zorlamasıyla yerine getirilirse kişi dışarıdan "karakterli" olarak değerlendirilir. Örneğin; bir toplumda bü-yüklerin karşısında sigara içmemek ya da ayak ayak üstüne atmamak geçerli bir terbiye kuralıysa kişi ya ilk yaşlardan başlayarak bunları benimser ve kişi¬liğinin bir niteliği durumuna getirir ya da çevreyle çatışmaktan çekinerek be¬nimsemediği bu kurallara uymak için sürekli olarak kendine baskı yapar. Böylece içinde yaşadığı çevrede geçerli değer yargılarına göre "terbiyeli in¬san" görünümünü verir.
Genel olarak toplumda karakterden; iyi, güzel, doğru, olumlu davranış bi¬çimi anlaşılır. Bu anlamda karakter ve karakterli olmak; iyiyi, güzeli, doğruyu yapmak; başkalarını sevmek, özveride bulunmak demektir. "İyi huylu", "gü¬zel ahlaklı", "doğru sözlü" insan karakterlidir. "Kötü huylu", "yalancı", "bencil" insan da karaktersiz olarak nitelenir.
Oysa iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-hatalı, olumlu-olumsuz kavramları de¬ğişmeyen, nesnel kavramlar değildir. Bu anlamda karakterli ya da karaktersiz olmak da zaman içinde, gruptan gruba, toplumdan topluma, ülkeden ülkeye değişebilir.
Psikoloji açısından karakterin iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-hatalı, olumlu-olumsuz yanlarının bulunduğu kabul edilir. Bu açıdan bakıldığında, Allport'a göre, karakter insanın içinde yaşadığı çevrede geçerli olan değer yargılarını ve ahlak kurallarını kullanış biçimidir.
Ünlü Fransız yazarı Bruyere, "Karaktere Dair" adlı yapıtında karakteri, "in¬sanın içinde yaşadığı çevrede geçerli olan ahlak kuralları karşısında ortaya çı¬kan ruhsal portresi" olarak tanımlamıştır.
Karakter; aile, okul gibi toplumsal çevre içinde çocukluk çağından itiba¬ren gelişmeye, biçimlenmeye başlar. Karakterin gelişmesi ve biçimlenmesi¬ne ilişkin değişik ruh bilimi ve toplum bilimi yaklaşımları bulunmasına karşın, bunların hepsi karakterin oluşmasıyla vicdanın oluşması arasında sıkı bir bağ¬lantı olduğunu vurgulamışlardır.
Bir insanın duygu, düşünce, yetenek, ilgi, tutum, davranış ve eylemleri, ki¬şiliğini oluşturan başlıca öğeler arasındadır. Bu öğeler insanın görünüşü, ha¬reketleri, mimikleri, jestleriyle ve çevreye uyumuyla dışarı yansır. Kişiliğin bütünlüğü içinde her insanın öteki insanlardan farklı olmasını sağlayan, ken¬dine özgü özellikleri vardır. Bu özellikler kişiliğin belli ögeleriyle bağlantılı¬dır ve bunların dışarıya yansımasıdır. Örneğin; iyi ya da kötü hatırlama, ça¬buk duygulanma, öfkelenme, alınganlık, kolay ve çabuk düşünüp karar ver¬me, iyi konuşma, insanların birbirlerinden farklı özellikleridir. Bunların yanı sıra insanın giyinişi, yürüyüşü, el ve kol hareketleri, ses tonu, beğenisi de ki¬şiliğinin birer parçasıdır.
Sonuç olarak bireyin yapıp ettikleri, ortaya koydukları, başka insanlarla ilişkileri, ilgileri, eğilimleri ve yaratmaları onun kişiliğini belirler. Kişiliğin sü¬rekli ve tutarlı görünümü "karakter" sözcüğüyle ifade edilir.
Kişilik; hem kalıtımla gelen özelliklerin ve mizacın genelde değişmeden kaldığı hem de çevresel ilişkilerle ömür boyu değişip gelişebilen bir yapıdır. Bu, tıpkı aşağıdaki resimlerde görülen çeşitli yaşlardaki dış görünüş değişik¬liğine benzemektedir. Kişinin yüzünün görünüşü değişmiş, ama kemik yapı-sı ve hatları özelliğini korumuştur.
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Saglik Personeli hamilelik sanat hastaliklar Cilt Bakimi Bilim ve Teknoloji Saglik gebelik Saðlýk ve Týp
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!