|
hemsireler
|
 |
« : Åžubat 07, 2008, 03:59:06 ÖS » |
|
Kişiliğin oluşumunda başlıca şu etkenler rol oynar: • Biyolojik ihtiyaçlar ve dürtüler, • Eğitim, deneyim ve öğrenmeler, • Toplumsal inançlar, değerler ve roller. Bu etkenlerin karşılıklı etkileşimi kişiliği oluşturur. Kişilik yapısının en alt basamağında biyolojik ihtiyaçlar, fizyolojik yapı, kimyasal salgılar ve dürtüler; en üst basamağında da sosyal etkileşimler vardır. Doğuştan gelen içgüdülerden ve varlığı korumaya yarayan dürtülerden kaynaklanan davranışlar çevrenin, toplumun etkisi altında biçimlenir; kişiliği oluşturan öğelere dönüşürler. Örneğin; acıkınca ağlayan, bağıran çocuk aile¬nin verdiği eğitimle acıktığını söyleyen, yemek zamanını bekleyen bir kişilik özelliği kazanır. İnsan doğal ve toplumsal çevre içinde doğar, gelişir, yaşar. Toplumsal çev¬reyi oluşturan gelenek, görenek, din gibi temel toplumsal yapıların, bunları da içeren tüm kültür yapılarının etkisi altında kalır. İnsanın toplumla birleşip bütünleşmek için yaşadığı kültürün öğelerini anlamak, bilmek, tanımak, benimsemek, kullanmak ihtiyacı vardır. Bu ihtiya¬cını eğitim ve deneyimle karşılar. Böylece içinde yaşadığı toplumun kültürü¬nü öğrenir. Bu kültürün öğelerini kişilik yapısı içine alıp benimser. Böylece kendisinden önceki kuşakların oluşturduğu kültür değerlerinin bir kısmını benimseyerek, bir kısmına duyarsız kalarak, bir kısmına tepki göstererek ki¬şiliğini geliştirir. İnsanın kendine özgü amaçları, beklentileri, değerleri yanında içinde ya¬şadığı grubun, toplumun ortak amaçları, beklentileri ve değerleri de vardır. Çocuğun ve gencin gelişme süreci içinde eğitim ve öğrenmeyle bunların bir bölümü insan kişiliğinin bir parçası hâline gelir. Özveriyle çalışmak, ülkeyi kalkındırmak, bayrağı ve vatanı sevmek gibi toplumun ortak amaçları, bek¬lentileri, değerleri aynı zamanda insanların kişilik yapılarında bir nitelik oluş¬turabilir. Özetle kişilik yapısı, biyolojik ihtiyaçlar ve dürtülerle eğitim, deneyim ve öğrenme yoluyla toplumsal inançlar ve değerlere göre şekillenir. Ancak ki¬şiliğin gelişimi ve bütünleşmesi sosyal ortamda tamamlanır. Bu nedenle sosyal ilişkilerle kişilik gelişimi arasında sıkı bir bağlantı vardır. Kişi bulun¬duğu gruplar içinde aldığı sosyal rollerle kişiliğini geliştirir. Çünkü insan toplumsal bir varlıktır. Kişilik yapısı, başa çıkma yöntemlerinin de belirleyicisidir. Örneğin; ken¬dine güvenen biri sorunlarıyla yüzleşerek çözüm bulabilir. Güveni zayıf bir insan problemlerden kaçmayı yeğleyebilir.
|